İLİŞKİDE KİM DEĞİŞMELİ
 
Yıllar boyu tartışılan ve her ilişkide cevabı en çok aranan sorudur : kim değişmeli ?
 
Partnerlerden hangisinin değişimi derken aslında ilk ele alınması gereken ilişkide hangi sorunların yaşadığıdır. Eğer bir ilişkide değişim tartışması var ise o ilişkide çeşitli sorunların olduğu anlamına gelir.
 
Partnerlerin en çok istedikleri partnerinin değişimi olmasına rağmen en dirençli konu da aynı şekilde değişmektir. Eğer bu değişim bir de başkası istediği için  ise direnç iki katına çıkar. Peki ilişkide ya da evlilikte yaşanan her sorun için mutlaka bir tarafın değişmesi mi gerekir? Aslında bu değişimden ne beklediğimizle alakalıdır. Değişim demek nedir ne kazandırır?
 
1.Yaşanan sorun için değişim beklemek yanlıştır.
 
2.Değişim ifadesi yerine uzlaşma ifadesi konulmalıdır.
 
3.Uzlaşmak taviz vermek değil, sorun çözmektir.
 
4.Beklentiler sadece yaşanan soruna ait olmalı ve kişilik yapısına dayandırılmamalıdır.
 
İlişki seanslarına gelen çiftlerin 'sorununuz nedir?' sorusuna ilk cevapları: “partner(eş)im değişirse sorun biter”dir. Erkekler , eşin abartıyor derken, bayanlar ise eşlerinin  ilgisiz ve sorumsuzluğundan dolayı tüm sorunların çıktığını belirtmektedirler.
 
Evlilik ve ilişkilerde değişim ile ilgili gözden kaçan esas noktası değişimin karşılıklı olması halinde mümkün olacağıdır. Yani  siz hiç bir şey yapmadıkça eşinizin değişmesini beklemek haksızlık olur. Unutulan nokta ise, rahatsız olduğunuz  davranışta sizin katkınızın etkisi olup olmadığıdır.
 
İlişkide rahatsızlık  yaratan  davranış bir her türlü eleştiriye  rahatsızlığın ifade edilmesine rağmen değişmiyorsa bu davranışın ilişkinin termometresi  olduğu unutulmamalıdır. Bu davranış; bir tepki mi, intikam mı, beklentinin karşılanmaması nedeniyle  ödeşmek mi, mesaj amaçlı mı, ilişkide kendini korumak amaçlı mı,davranışı toplumun veya yaşadığı sosyal yaşamın yücelttiği bir davranış mı,ilgi çekme amaçlı mı olup olmadığını bulmadan davranışın ortadan kalkmasını istemek yeterli çözüm değildir.
 
Şimdi  eşiniz veya sevgilinizin sizi en çok  rahatsız davranışını düşünün.
 
1.bu davranış ne kadar zamandır devam ediyor?
 
2.bu davranışın değişimi için siz neler yaptınız?
 
3.şu ana kadar çözüm yöntemleriniz işe yaradı mı?
 
4. bu davranışın ortaya çıkışında ne gibi katkılarınız olmuş olabilir?
 
5. davranışın devam etmesinde sizin ne gibi farkında olmadan sürdürücü tepkileriniz olmuştur?
 
Kısacası partnerinizin değişimi için ortak çalışmalar yapılmalıdır. Yani sizin de katkınızın olması lazımdır. En çok görülen katkı, davranışın değişimi için bugüne kadar kullandığınız yöntemi değiştirmektir. Mesela 10 yıldır eşinizin bir davranışının değişmesi için X yöntemini  kullanıyorsunuz ve hala işe yaramıyorsa artık bu yöntemi terk etmek kaçınılmazdır. Aynı yöntemler ile farkı sonuç alamazsınız.
 
Genelde partner değişimi şartlı olarak kabul eder. Bu durumda şartlar eşit olmalı ve kabul edilmelidir. Mesela ben daha ilgili olacağım ama o da bana güzel yemek yapacak gibi. Değişim için bize şart sunulursa çözüme ortak olmalıyız.
 
Değişimlerde, en sıkıntılı noktalardan biri hemen değişim beklemek ve ajan gibi gözlemektir. Mesela eşiniz ilgili olmak konusunda değişim sözü verdi. Biz hemen bunu beklemek ve ani değişimi istemek hakkına sahip değiliz. Bunun için zaman ayırmak ve her olumlu adımı pekiştirmek lazım. Eğer yapılana değil de yapılmayana odaklanırsak, değişim sürecine giren partnerin motivasyonu kırılır ve vazgeçebilir. Unutmayın ki partneriniz değişimi sadece sizin için yaptığını iddia eder ve büyük fedakarlık olarak görebilir. Bunun olumlu olarak pekiştirilmesi gerekir.
 
Eşinizin veya sevgilinizin değişmesinden vazgeçmeli miyiz?
 
Bazı temel dinamikler vardır. Kalıplaşmış yaşamsal bakış,İnanç şekli,toplumsal roller(evin reisi), iş bölümü gibi  konularda değişim daha azdır. Bu nedenle evlenirken bunları kabul ederek başlamak lazımdır. Çünkü en çok sorun yaşayan çiftler, birbirini en çok eleştirenlerdir. Birbirini en çok eleştirenler ise birbirini olduğu gibi kabullenmeyenlerdir.
 
Kabul edilecekler: inancı, etnik kimliği, mezhebi, mesleği, gelir durumu, kök ailevi yapısı, şekli
 
Kabul edilemeyecekler: öfkeli olması, şiddet uygulaması, yalan, aldatma, kurgusal kıskançlık, aşırı eleştirel tutum, sorumsuzluk, ilgisizlik..
 
Kabul edilemeyeceklerde en iyi yöntem, alttan almak değil tam tersine dik durmaktır. Sabır ile tavizi karıştırmamak lazım. Sabır, durumsal davranışları hoş görmek iken taviz devamlı aynı davranışlara eyvallah demektir. Alttan almak, sizin rahatsız olmadığınız anlamına gelip davranışın devamını doğurur. Kabul edilemeyecek davranışlarda, eşiniz veya partneriniz sizinle değil, başkasıyla da evli olsaydı yine aynı sorunu yaşardı. O halde herkesin böyle davranışlara ortak tepki vermesi gerekir.
 
Kabul edilemeyecek davranışların değişimi ve kabul edilebilir olması için uzlaşma ve beraber çözüm adımları atılmalıdır. Kazan-kazan anlaşması yapılabilir. Kabul edilemeyen öfke, saldırganlık ve şiddet için bireysel ve çift olarak  terapi ve uzman desteği alınmalıdır.
 
Öfkelerin çoğu  algısaldır. Öfkelenilen konunun, hakaret, aşağılanma değer görmeme olarak algılanması da olabilir. Bu nedenle davranış mı  sorun yoksa biz mi davranışı sorun olarak görüyoruz incelenmelidir.
 
Kısaca eşinizin veya sevgilinizin değişmesi  gerçekçi bir beklenti değildir. Esas olan uyum sağlamaktır. Uzlaşmaktır.
 

SOSYAL
 
TELEFON
 
SİTE İÇİ
 
ZİYARETÇİLERDEN
 

cep1   0505 540 09 77
 

cep2   0532 164 25 84
 

tel.     0216 371 33 83
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2014     |     serhatyabanci.com     |     info@serhatyabanci.com