Ayrılma Tarzları Ve Ayrılışı Algılayış Şekilleri
 

 
Toplum olarak ilişkileri başlatmak konusunda bir araştırma yapılsa en hızlı, en etkili en mükemmel toplum olarak bizim ilk beşte olması şaşırtıcı olmaz. Bunun yanında bitişler ve bitirişler açısından da kanımca son beşlerde olabiliriz. peki neden başlatmak için bu kadar yüksek motivasyon ve istek ile mükemmeli oynama isteği varken bitirirken bir o kadar tam tersi acımasız ve özentisiz bitiriyoruz?
1. Bitirilen ilişkiyi mağlubiyet olarak algılamak. Bu nedenle tıpkı bir maçın son saniyesine kadar direnmek ve taarruz etmek misali ısrarcı oluyoruz. Aslında ilişkinin bitmesinin doğruluğunu ve gerekliliğini kabul etsek bile "biteceksek de ben bitirmeliyim" egosuyla önce direnir sonra ise acılar içinde bitmemesi için her türlü tavizi vermek isteriz. Kötü giden bir ilişki için tamir etmek, o şekilde devam etmek veya bitirmek seçenekleri önümüzdedir. Genelde seçimler 1 veya 3 arasıdır. ya iyileştirme çabalarına başvurur ya da biteyi seçeriz. Mağlubiyet duygusu nedeniyle egomuz zedelenir. burada esas sorun mutsuz bir ilişkinin mutlaka bir tarafı daha fazla üzeceği ve ayrılık için bir tarafın adım atacağı gerçeğidir. İki tarafın da aynı anda adım atması mümkün olmuyor genelde. bir tarafa başlatıcı olur. eğer bitirişleri mantıklı bir karar olarak değil de bir mağlubiyet veya karşıdaki tarafından reddedilme olarak algılarsak ayrılık girişimine karşı koyarız.
 
2. Hazır olmamak. Bir ilişkinin bitişi için hiç bir zaman duygusal-zihinsel olarak iki taraf da aynı derecede hazır olmaz. o nedenle ilişki bitişlerinde hazır zamanda ayrılmak istemek veya ayrılmak için uygun zamanı beklemek, olabilir bir şey değildir. Mesela biteceği kararını size söyleyen biriyle o ilişkiyi nasıl yürütebilirsiniz? ya da nasıl bir yandan ilişki yürütürken bir yandan da kendinizi ayrılığa hazırlarsınız? İlişkiye hazır olmak için ya önceden net ifade edilmeden ilişkide sorun yaratmak, ilgisiz davranmak, kötü muamele yapmak lazım ya da ayrılık kararı ile hazırlık sürecini başlatmak lazımdır. Taraflardan biri ayrılık kararı almışken, diğer taraf " bekle ben hazır olduğumda beni terk et- benden ayrıl " demek gibidir. Eğer karşıdaki size bu zamanı verirse siz zaten hazırlanmak yerine bu zamanı ilişkiyi iyileştirmek veya bitirmemek için kullanırsınız.
 
3.Kandırılmak: Biz hazır olmadığımızı düşündüğümüz için de partnerimizin bencilce ve acımasızca davrandığını düşünür ve öfke nöbetleri ve depresif ruh halleri arasında geziniriz. Çünkü bize göre biz bu ilişki için bir şeyler çabalarken o bizi kandırmış ayrılık kararı almış ve kendini hazırlamıştır. Kendimizi kandırılmış ve değersiz hissederiz. Kandırılmışlık duygusu ile hem üzülür hem de ona öfkemizi kusmak isteriz. Bu iki duygu ( nefret ile ona zarar verme ve tekrar sevgili olma isteği) bize çırpınmalar nedeniyle daha da fazla hata yaptırır ve ayrılık aşamasında da kendimizi daha suçlu hissetmemize ve onun da ayrılırken vicdani sorumluluğunun azalmasına neden oluruz. oysa böyle bir durumda mağlubiyetin öfkesi yerine ilişkinin bitmesinin üzüntüsünün yaşanması en gerçekçi duygudur.
 
4. kendini terk edilmiş hisseden kişi, kendi stadında ezeli rakibine farklı yenilmiş takımın taraftarı gibidir. hem üzüntülü hem öfkelidir. hem takımını sevmektedir hem ondan başarısızlıktan dolayı nefret etmektedir.
 
5. Biten ilişki değil, egolardır. biten ilişkinin kişide bu kadar ağır etkilerinden biri de ilişkiyi hayatındaki gücün, başarının göstergesi olarak görmesidir. kişilerde yüksek ego/hırs ilişkide de var ise karşıdakinin bu ilişkiyi bitirmesi , bir yandan büyük bir yıkım bir yandan ise ağır öfke yaşatır. partnerinin ilişkiyi bitirmesini ona yakıştıramaz " o kim olur da bitirir, ancak ben istersem biter, ben terk edilmem" gibi söylemler ben merkezci yapıların bakış açılarını yansıtır.
 
6.Eski kayıpları hatırlatmak. her ayrılık, benzer deneyimleri de aktivite eder. her ayrılık eski deneyimlerden kalan depo duygu ve düşünceleri de size yaşatır. bu nedenle "kaderci " bir yaklaşım sergilendiğinde de kişinin acısı ve kabullenmesi bir o kadar zor olur.
 
7. ilişkinin içselleştirilmesi: ilişkimizi benliğimiz, karakter veya duruşumuzun bir göstergesi gibi görürsek bitmesi halinde de yok olmak, hiç olmak olarak düşünürüz. bazı şiiler ve şarkılarda geçen" sensiz hiçim, bırakırsan yok olurum " ifadeleri bağımlılık yapısı gösterdiği kadar aşırı içselleştirmenin de göstergesidir.
 
Peki, insanlar neden ayrılır?
 
1. ilişki beklentilerini karşılamıyordur.
 
2.zamanla kişinin gerçek yönlerini fark etmiştir. ve bu özellikleri ile yürütmeyeceğini düşünmüştür.
 
3.ilişkinin aktini bozan davranışlar (şiddet, aldatma, kıskançlık, güvensiz davranışlar, alkol ,değiştirmeye çalışma, vs. gibi)
 
4.ilişkinin statik yapısı ile heyecanın veya duyguların bitmesi özgürlük isteği, cinsel sorunlar, ilgisizlik.
 
5. ilişkinin geleceğini görmemesi
 
6.Beklentilerinin karşılanması ( belli bir hedef - menfaat için)
 
Bu nedenleri özele indirip arttırmak mümkün ama konumuz ayrılma süreci olduğu için bu süreci incelemeye devam edelim.
 
Size göre karşıdakinin gerekçesi ne olursa olsun, ayrılmak istemiyorsanız bunları yeterli görmezsiniz. Her zaman da bir çözümümün olduğunu düşünürsünüz. Buna bağlı olarak da çözüm yöntemleri önerirsiniz, değişeceğinize dair sözler verirsiniz. fakat ayrılmak isteyen kişi, daha önce şans vermiş ise veya ayrılmak konusunda kararlı ise önerileriniz işe yaramayacaktır.
 
Partner, emin olarak ayrılmaya karar vermişse, çabalar işe yaramayacak ve sizin çabanız zamanla karşılık bulamadığı için öfkeye dönüşecektir. Her emek, bir beklenti oluşturacak her beklenti karşılanamadığı taktirde bir hayal kırıklığı. Hayal kırıklığı ise de bir öfkeye dönüşecektir.
 
Tüm reddedişler kabullenmeme sürecinin göstergesidir. Zaten ayrılma sürecinin ayrılan için de ayrılmak istemeyen için de en zoru kabullenme aşamasıdır. Ayrılmak istemeyen kabullenemez. Ayrılmak isteyene bana yardım et kabullenmem için der. Bunu ise "neden " ve "niçin" ler ile devamlı ister. size sorulan her soru kabullenmeyi sağlayan bir yardım çığlığıdır. Ayrılma kararınızdan sonra partnerinizden gelen soruları cevapsız bırakmayın. somut, net ve tutarlı cevaplar vererek kabullenmesini sağlayın.
 
ACININ ŞEKLİ & EKEN-EKİLEN
 
fisher, ayrılmak isteyene eken, ayrılmak istemeyene isre ekilen demiştir. Ayrılmak isteyen her zaman daha az acı çeker.
 
Neden?
 
Çünkü egosu ve benliği zedelenmemiştir. Hesaplar ve zamanlamayı kendisi yapmıştır. Ayrılan her zaman güç simgesi olarak bilinmiştir. Kendisini güç olarak görür.
 
Bu durum bize gösteriyor ki, bir ilişkinin bitişin etkisinde bizim konumumuzun % 50 lik bir etkisi vardır. Eğer ekilen isek, acımızı 2 kat fazla yaşarız. eğer bitiren isek, daha az yaşarız.
 
SAĞLIKSIZ AYRILMA ŞEKİLLERİ
 
1. Suçlu hissettirerek ayrılanlar
 
2. Nedensiz gidenler
 
3. Kendini terk ettirenler
 
4. Aldatarak gidenler
 
5. işi bittiğinde(elde ettiğinde) gidenler
 
6. İlk zorlukta soruna sığınıp gitmek için bahane arayanlar
 
7. Suç ve sorumluluğu başkalarına atanlar( çevrenize veya ailenize)
 
8. Ayrılıp sizin hatalarına sığınmak (size hata yaptırıp ya da tahammül sınırınızı zorlayıp ortaya çıkan davranışlarını neden gösterip ayrılanlar)
 
9. İntikam ve mesaj amaçlı gidenler
 
Sağlıksız olarak ayrılma şekilleri, hem sevgiyi hem ilişkiyi hem de ayrılmak isteyenin kişiliğini sorgulatır. Çünkü karşıdakine verdiğiniz değer ile ayrılma kararınız birbirini etkiler.
 
Bunun yanında bazı partnerler ise, ayrılmayı konuşacak kadar mantıklı bir neden olmadığını düşünüp bahaneler üzerine ayrılık kararı alabilir.
 
Bazen de ayrılma şekli, kişinin kendisiyle alakalı bir durumu sergiler. Özgüven eksikliği. Ayrılmayı konuşamayan, ısrara direnemeyeceğini, karşıdakini ikna edemeyeceğini, suçlamalara maruz kalacağını düşünen kişi, nedensizce veya birden hayatınızdan çekilerek ayrılabilir.
 
Bazı kişiler ise, size olan öfke ve kırgınlık/kızgınlığını, en çok acıtacak şekilde sizden ayrılarak dışa vurur.
 
Aslında nedenleri arttırmak mümkün gibi görünse de genel olarak baktığımızda başladığı gibi ortak karar alınmadan veya konuşulmadan ayrılmaları sağlıksız ayrılma biçimi olarak düşünebiliriz. ağırlıklı olarak bu tip ayrılma şekilleri kendine güvenmeyen, üzüntüye karşı hassas, hem bitirmek isteyen hem de vicdani sorumluluğu taşıyanlardır.
 
Bilinmesi gereken: tüm ayrılıklar acıdır. Acısız ayrılık yoktur. Eğer karşıdakini sizden sonra da düşünmek, hem yaşananlara saygı hem de insani olarak görevinizi yapmak istiyorsanız, partnerinizle her şeyi açık açık konuşarak başlayın. Sonuçta başta söyleyemediğiniz nedenleri ve açıklamaları zamanla veya ısrarla açıklamak zorunda kalırsınız.
 
Açıklamalar ne kadar net ve somut olursa karşıdaki kişi de ikna olup yeni sürece kendini hazırlamaya çalışır. Ayrılık ve nedenlerini konuşmak acımasızlık veya vicdansızlık değil, ona ve yaşadıklarınıza verdiğiniz değer göstergesidir.
 
İlişkide önemli olan bitecekse, başlanıldığı gibi bitirmektir.
 
ayrılmayı isteyen kişi, karşıdakini suçlayarak ayrılırsa hem daha çok zarar verir hem de zamanla kendi iç sorgulaması ile haksızlıkları ile baş başa kaldığında döngüler yaşar. Çünkü her insan, terk ettiği gibi terk edilir. bir kişinin ilişki yaşama şekli, bitirme şeklinin göstergelerini taşır. Bu ne nedenle bir karakteriniz bir önceki ilişkiden nasıl ayrıldıysanız, benzer bir şekilde de başkası sizden öyle ayrılacaktır.
 
İLİŞKİYİ BİTİREN NELER YAPILMALI ?
 
1.İlişkiyi bitirme isteğinizi yüz yüze ve başka kişilerin olmadığı bir ortamda ifade edin. Mesajla, maille, aracıyla ilişki bitirilmez.
 
2. kabullenme sürecinde mümkün olduğunca sorularına net cevap verin. Her soru kabullenmeye çalıştığı süreçteki tıkanmalarla alakalıdır.
 
3. kabullenme sürecinde onu suçlamayın. Kabullenmesi için güce ve özgüvene ihtiyacı vardır.
 
4.kabullenme sürecinde başka ilişkiye adım atmayın. Hem kendinize, hem eski ilişkinize saygınızdan hem de partnerinize yardım etmek açısından buna gerek yoktur.
 
5. İlişkinin acısız bitmesini hayal etmeyin. her bitiş acı içerir. Önemli olan acısız olması değil, kişiliği ve özgüveni yıkmamasıdır.
 
6. Ondan ayrılma şekliniz ona verdiğiniz değer olarak algılanabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca "benim başıma gelmiş olsaydı karşıdakinin nasıl davranmasını isterdim?" sorusunu kendinize sorarak hareket edin.
 
7. Onun neyi hakkettiğine değil, sizin nasıl ayrılmayı kendinize yakıştırdığınıza odaklanın.
 
8.Ayrılmak istiyorsanız, önce sorunları onunla açık açık konuşun. Rahatsız olduğunuz noktaları çözüm için ortak çözümler geliştirin. Sadece bekleyen olmayın. Teknenin bir küreğini siz çekin.
 
9.Ayrılma konuşmasını yaparken, sadece olumsuzluklardan bahsetmeyin. İlişkinin olumlu yönlerini, onu zamanında çok sevdiğinizi, onun olumlu yönlerini de dile getirin. Aksi takdirde kendini bir kişiyi hiç mutlu edemeyen başarısız biri olarak görecek ve acısı artacaktır. Bunun yanında kendini kanıtlamak için yakın zamanda bir ilişki yaşamak isteyecektir.
 
10. Ayrılma sürecinde ayrılma nedenlerini duruma göre değiştirmeyin. Ayrılma nedeniniz, bir bahane değil, bir realite içermelidir. Tutarsızlıklar olması halinde ilişkinin bitişi gereğinden fazla zarar verecektir.
 
11.İlişkiyi bitirdikten sonra takip eden 2-3 gün içerisinde facebook veya diğer sosyal sitelerde ilişki durumunuzu değiştirin. Ortak resimlerinizi kaldırın.
 
EKİLEN ( TERK EDİLEN / KALAN) NE YAPMALI?
 
1. İlişkiyi, mağlup veya kayıp olarak algıladığınız sürece unutamazsınız. İlişki karşılıklı bir uyum ve süreçtir. Eğer karşı taraf kesin olarak bitirmişse, size süreci planlamak düşer.
 
2. En zor süreç kabullenme sürecidir. Bu süreçte mümkün olduğunca sonucun ilişkisel bir uyumsuzluk olduğunu unutmayın.
 
3. Kabullenmek için devamlı sorular üretmeyin. Yeni şeyler bilmek, her şeyi öğrenmek acınızı azaltmaz. Her soru yeni sorular yaratır.
 
4. Size lazım olan sadece geçerli nedenlerdir. Başka şeyleri sorgulamak gereksiz üzüntülere ve şüphelere yol açar.
 
5.İlişkinizi bitişiyle algılamayın. Güzel ve kendinizi değerli hissettiğiniz zamanlarında olduğunu hatırlayın.
 
6. Partneriniz sizin çözümlerinizi reddediyorsa ve kesin kararlı olduğunu söylüyorsa bir süre bekleyin. Tekrar denemeniz halinde bunun bir uyarma veya mesaj değil de gerçek bir ayrılık kararı olduğunu anladığınızda kendinizi taziye sürecine hazırlayın.
 
7. ilişkide iki tarafın da mutlu olması gerektiğini unutmayın. Sizin açınızdan sorun olmaması bir ilişkinin devam etmesi için yeterli değildir.
 
8. her ayrılıkta bir taraf önce adım atmıştır. Onun önce ayrılmak istemesi, onun artı yönlerinin değil, onun daha mutsuz olduğunun göstergesidir.
 
9.Ayrılmak isteyen, güçlü, ayrılmak istemeyen ise güçsüz gibi bir durum doğru değildir. Bitirmek veya sürdürmek, bir seçenektir.
 
10.ayrılan kişinin o olması, onun haklı olduğu anlamına gelmez. bu geleneksel bir yöntemdir. Önce kim şikayet ederse o haklıdır gibi düşünmemek lazım.
 
11.Onun ayrılması, onun bu ilişki için yapabileceği bir şeyin kalmadığı ve gücünün yetmediği anlamına gelir. Kendini yetersiz hissettiği unutulmamalıdır.
 
12.Her ayrılan kendini düşünerek ayrılmaz. Bir ilişkide mutsuzluk var ise, cesaret edip bitirenin takdir edilmesi gerekir.
 
13.İlişkideki mutsuzluklar, değersizlikler, haksızlıklara siz de onay veriyorsanız o halde bu kararı desteklemek zorundasınız.
 
14.ilişkide sadece kendinizi emek veren olarak görmeyin. ne kadar emek vermişseniz, o kadar da motive olmuşsunuz ve tatmin olmuşsunuzdur. Hiç kimse hiç alamadığı halde devamlı veremez.
 
15. partnerinizin sizden ayrılmak istemesini bir terk ediliş değil, bir ilişki sorunu olarak görmelisiniz.
 
16 . İlişki iki kişiliktir. Onunla ayrılmanız, onunla yapamadığınız anlamını çıkarır. Herkesle yapamayacağınız anlamını çıkarmaz.
 
17. taraflar, ayakkabı gibidir. Size olmaz. ama bir başkasının tam ayağına göredir. Siz de başkasının tam ölçüsüsünüzdür. Olmayan ( büyük veya küçük) numara eninde sonunda sizin canınızı acıtacaktır.
 
son olarak: Önemli olan kimin bitirdiği değil, niçin bittiğidir...
 
Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle, ne soru kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye… Mevlana
 

SOSYAL
 
TELEFON
 
SİTE İÇİ
 
ZİYARETÇİLERDEN
 

cep1   0505 540 09 77
 

cep2   0532 164 25 84
 

tel.     0216 371 33 83
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2014     |     serhatyabanci.com     |     info@serhatyabanci.com