Evlilikte Güç Savaşı
 
Neden insanlar evlenmek veya sevgili olmak için bu kadar çok çabalarken, kavga etmek için de bir o kadar çabalarlar?
 
Ülkemizde evlilikler genelde, bir “senfoni orkestrası” şeklindedir; iki tarafın ailelerinin de dâhil olduğu, geniş katılımlı bir orkestra. Fakat bu kadar anlam yüklenen bir durum, neden zorlu ve çetrefilli bir sürece dönüşür? Teorik kısımları bir kenara bırakıp bu yazıda nedenleri ve çözümlerine odaklanalım.
 
 
 
Evliliğin Başındaki Rolümüzü Neler Belirliyor?
 
Çiftlerin kendi geliştirdiği evlilik yürütme tarzları ve bekârlıktan getirdikleri bakış açıları, evliliğin ilk zamanlarındaki duruşlarının temel nedenidir. Bu duruşlar, taviz vermemek, otoriter olmak, kendisi ve ailesi odaklı evlilik sürdürmek, her konuda fikir beyan etmek, kontrol etmek, kendi mutluluğu odaklı düşünmek gibi sıralanabilir. Genelde kendi bakış açısıyla hareket eden taraf, beklentisi gerçekleşmediğinde ani tepkiler gösterir ve mutsuzluklar yaşar. Burada unutulmaması gereken şey, sizin ne kadar mutlu olma ve ön planda olma hakkınız ve talebiniz var ise eşinizin de bu hakka sahip olduğudur. Eşler,
 
rolleri belirlerken, eşinin aile ve sosyal çevresini dikkate almalıdır. Onun statüsünü ve duruşunu bozmadan davranmalıdır.
 
Güçlü Kadın, diline, güçlü erkek ise bileğine güvenmez. Her ikisi de sadece aklına ve kalbine güvenir.
 
 
 
Güç Dengesi Nasıl “Güç Savaşına Dönüşüyor? Güç Dengesi; Rakip miyiz Ekip mi?
 
 
 
Aslında gücü elinde bulundurmaya çalışmak isteyenin güç aldığı nokta, sorumluluklardır. Aldığı sorumluluklardan güç alarak, her şeye müdahale etme hakkını bulur. Aslında diğer eş sorumlulukları eşine yıkmak istemese de almak isteyen daha iyi yapacağı iddiasıyla ele alır, diğer eş ise bundan çok rahatsız olmaz, bunu yardımlaşma olarak algılar. Fakat bu sorumlulukların cefasını çeken zamanla bunlardan aldığı haklılık ile çoğu konuda karar verme mekanizmasına dönüşür.
 
Önerim ise; sorumlulukları ya almayınız ya da aldığınız da, eşinizin rollerini kısıtlamayanız. Mesela, erkeğe yapışan bir fatura efsanesi vardır. Faturayı sanki erkek öder. (Oysa faturayı artık otomatik ödemeler ile banka öder). Faturanın kadın tarafından ödenmesi, harcamaları da kontrol etmesi anlamına gelmemelidir. Sorumlulukları ve fedakârlıkları almak, gizli bir kontrol isteğidir. Kontrolümüzü meşrulaştırmaktan vaz geçmeliyiz. O halde, fedakârlık ve sorumlulukları üstlenmek, beklenti hakkını bize vermemelidir.
 
Güç savaşı, son 5 yılda ülkemizdeki evlilik sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Özellikle kadının ekonomik yönden ve eğitim yönünden güçlenmesi, evlilikte güçlü olma isteğini de arttırmıştır. Buraya kadar her şey normal. Fakat sorun şu: güçlü olmaya çalışırken, kimin hangi bölümde ön planda olması, hangi kısımda paralel veya geride durması gerektiği net değildir. Kontrolsüz güçlerle yürütülen evliliklerde, kişi her konuda baskın olmak ister. Bu ise bir ya da her iki tarafın sınırlarını zorlar ve çatışma çıkar. Güce ve baskın olma misyonuna sahip erkek ya da kadın, partneri güçlü olduğunda onunla savaşır, partneri pasif olduğunda ise onu hor görür ve gözünden  düşer. Her iki durumda da evlilikte sorun yaşanır.
 
 
 
Güç Savaşının Önüne Geçmek ve Güç Savaşından Çıkmak
 
İçin Çözüm Önerileri:
 
 
 
1. İlişki-evliliğin başında çatışma konuları ve netleşmeyen karar konularında eşler birbiriyle görev-sorumluluk paylaşımı yapmalıdır.
 
2. Eşler, karar ve yetkileri devrettikleri konularda “müfettiş” rolünde değil, destek rolünde olmalı ve yıkıcı eleştiride bulunmamalıdır.
 
3. Hiç kimse gücü elinde tutmak İstediği noktayı, eşini/sevgilisini eleştirerek hedefine ulaşamamıştır. Bu nedenle eleştirerek değil, sakin ve uzlaşarak karar verilmelidir.
 
4. Evlilikte iki taraf birbirine jestler yapmalıdır. Eşinize, bazen sadece onun istediğinin olacağı kararlar konusunda fırsat verebilirsiniz.
 
5. Her konuda fikir beyan edip, sonra da bunun ciddiye alınmasını istemekten vazgeçmek ve bazen evliliği doğal akışına bırakmak gerekir.
 
6. Güç savaşı yaşayanların genelde cinsel hayatında daha sık sorun yaşanır. Bu nedenle cinsel sorunların altında yaşanan güç savaşını bulup buna odaklanmak gerekir. Mesela kadın güç savaşına girdiyse eşine cinsel temasta bulunmaz ve izin vermez. Eş ise bunu gurur meselesi yapıp ona, “sana muhtaç değilim” (güçlüyüm) yaklaşımıyla talepkâr olmaz. Erkekte güç savaşı var ise kadın da cinsellikte aşırı pasif olur.
 
7. Eğer güç savaşı içinde iseniz, eşinizi (tarz, sosyal ilişki, iş gibi konularda) değiştirme girişimleriniz fazladır. Bu nedenle mümkün olduğunca uyum sağlaması ile değişmesi arasındaki çizgiyi kaybetmeden değişimi isteyin. Geriye kalan kısımda ise onu kabullenin, o haliyle sevin ve yaşayın. Çok değişen, sonrasında bedelini ister.
 
8. Eğer birinin kazanması gerekiyorsa savaşa girmeyin ve tartışmayı o kazansın. Gergin olmayan (savaşsız) bir zamanda konuyu tekrar konuşun.
 
9. Sağlıklı evliliklerde eşler yan yana yürür. Güç savaşı evliliklerinde ise eşlerden biri hep önde yürür veya öne geçmeye çalışır.
 
10. Yürütmek istediğiniz evliliği, kafanızda tasarladığını şekilde değil, eşinizin yapısı ve toplumun yapısını da göz önüne alarak yürütün. Ülkemizde erkeğin konumu gereği bir adım önde olması, kadını güçsüz kılmaz aksine hayatını daha da pratikleştirir.
 
11. Elinizdeki ekonomik gücü veya diğer güçlerinizi evliliğe yansıtmayın. Unvanınız, kazanç oranınız veya yeteneklerinizi, eşinize karşı kullanmayın. Eşler, ilişki içinde kadın-erkek rolleriyle durmalıdır.
 
12. Unutmayın; “güçlü olmalıyım” düşüncesi güçsüzlüğün, bencilliğin ve hayata karşı güvensizliğin yansımasıdır. O nedenle kendi bakış açılarınızı evlilik sorunu olarak görmeyin. Bu sizin sorununuzdur. Bireysel destek alın.
 
13. Evlilikte kendinizi güçsüz hissediyorsanız, bunun kişisel algı sorunu mu evlilikteki konumunuzdan kaynaklanan bir sorun mu olduğunu bulmaya çalışın.
 
14. Güç savaşına giren kişi, isteklerine ulaşamadığında konuyu tekrar açmak ister. Bu, “sataş dikkat çek” tekniğidir. Bunun yerine en sakin ve en uygun zamanda, kazanmak amaçlı değil çözmek amaçlı adım atın.
 
15. Eğer uzun süredir “patinaj evliliği” yaşıyorsanız bilin ki güç savaşı hastalığına yakalanmışsınız. Bu yöntemler ile yıllardır sonuç alamıyorsanız “aynı yöntemlerle farklı sonuç alamayacağınız” gerçeğini hatırlatmak isterim.
 
16. Eşinizin doğrularını onaylayın. “Ama” lar olmasın. Her zaman muhalefet olmayın. Hak vermeyi deneyin.
 
17. Haklı olmayı değil, mutlu olmayı seçin
 
 
 
SERHAT YABANCI
EVLİLİK-İLİŞKİ TERAPİSTİ
İletişim-bilgi-randevu 
 
0505 540 09 77 0216 371 33 83
 
serhatyabanci@hotmail.com
 

SOSYAL
 
TELEFON
 
SİTE İÇİ
 
ZİYARETÇİLERDEN
 

cep1   0505 540 09 77
 

cep2   0532 164 25 84
 

tel.     0216 371 33 83
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2014     |     serhatyabanci.com     |     info@serhatyabanci.com