MUTSUZ  EVLİLİKLERİN KAYGILI ÇOCUKLARININ  İLİŞKİ YAPILARI-1
 

 
Gerek erkek gerekse kadının evlilikle ilgili beklentileri ve istekleri olduğu kadar kaygıları da vardır. Bu kaygılar, kişinin evlilik kararı almasının önünde büyük bir engel olarak aşılmayı bekler.  Kaygılı kişi, hem kendine güvenemediği için, hem en iyisi arayışından (mükemmeliyetçilikten),  hem de yaşadıklarından çıkardığı anlam ve yorumlar nedeniyle eş bulmak konusunda çok büyük zorluklar yaşar. Dışarıdan bu kişiler çok seçici, çok detaycı, kolay kolay beğenmeyen, kibirli, kariyer meraklısı vs. gibi yorumlanır veya görünürler. Oysa çok seçici oldukları için değil, çok kaygılı oldukları için karar vermekte zorluk yaşarlar. Bu kaygıları, yanlış seçim yapma, sorunlarla başa çıkamama, mutsuz olup bu durumu çözememe vb. gibi düşünceleri içerir.
 
Mutsuz bir ailede büyüyenler, mutsuz evliliklere tanık olan ve evliliğin insanı mutsuz edeceğine dair görüntü ve telkinlerle büyüyenler, evlilikten kaçmak ile evliliğe olan ihtiyaçları arasında sıkışıp kalırlar. Onların belleklerinde “mutsuz bir evlilik  oyunu”, yıllarca gözlerinin önünde sahnelenmiştir. Onlar bu sahneleri izlerken de ileride evlilikler ile ilgili çeşitli görüşler oluşturup kararlar almışlardır. 
 
Mesela ;  “ asla annem/babam gibi  biriyle evlenmeyeceğim, asla annem/babam gibi pasif  olmayacağım, asla evlenmeyeceğim, mutlu evlilik yoktur” vs gibi bakış açları oluşmuş ve zamanla da kemikleşmiştir.
 
Sadece mutsuz bir ebeveyn evliliği değil, çevresinde mutsuz evlilikleri gören, mutsuz erkek veya kadınların yorumlarıyla büyüyen, onların acı tecrübelerine maruz kalan kişilerin söyledikleri de  evlilik ile ilgili olumsuz algıların temelini oluşturur.
 
Evlilikle ilgili oluşan bu olumsuz bakış algılar, zamanla genelleşmeye,  kendisini mutsuz edeceğine inandığı tüm karşı cinsiyeti de aynı görmeye neden olur.
 
  Kaygılı kişinin sevgilisi her şeyi yerine getirse bile, kaygılı kişi, yine de en küçük bir aksaklığa sığınabilir, bunun aşmak yerine çözülmesini bekleyebilir.  Kendisinden bekleyeni yerine getirmeyebilir. Karar almak için birilerinin desteğine ve onayına ihtiyaç duyabilir, mesela anne veya bananın mutlak desteğine ihtiyaç duymak gibi.
 
 Kaygılı kişiler, anne-babasının evliliğinde  çok fazla sorun gördükleri ve yaşadıkları için, ilişkideki küçük tartışmalara ve sorunlara karşı da aşırı tepki verirler ve bunları çok büyütürler. Bu nedenle ilişkilerinde karşı tarafın hep sorun çıkardıklarını da iddia edebilirler, aynı zamanda da partnerinin mutsuzluğuna ve stresine aşırı hassasiyet gösterip, devamlı mutlu etmesi gibi bağımlı bir duruş yansıtabilirler.
 
Kaygılı veya mutsuz bir aileden gelen kişilerin evliliklerinde, en küçük bir streste rest çekme ve ayrılma  davranışları olduğu gibi, her türlü sıkıntı ve soruna rağmen  boşanma ma ve katlanma da görülebilir.  Şayet anne- baba boşanmışsa kendi yaşadığı sıkıntının çocuklarına yaşatmamak için boşanmamak gibi tavizkar bir tutum da sergileyebilir.
 
                Aile veya sosyal çevrelerinde evliliğe karşı olumsuz yaşantılarla  büyüyenler, hayata ve ilişkiye 1-0 geride başlarlar. Yani en baştan ön yargıyla başlarlar.  Siz böyle biriyle bir ilişki yürütmek ve evliliğe yürümek isterseniz, extra dan  mükemmel  olmak, az sorun yansıtmak  ve daha fazla hoş görülü olmak zorundasınız. Bu durum ise sizi kısa sürede yorabilir, öfkeli biri haline dönüştürebilir, değersizlik duygularına kapılabilirsiniz.
 
İlişki konusunda Kaygılı kişilerin olası bakış açıları ve  özellikleri
 
En küçük sorunu risk olarak görmek
Aşırı garanticilik
Sıkıntıya gelememek
 Evlendikten sonra tetikte ve gereksiz hassas olmak
 Çözümü zaman alan sorunlarda, aklından boşanmayı geçirmek
Çözüm yollarını bilmediği veya görmediği için sık sık öfke yaşamak veya rest çekmek
Ailesinden destek almak ile onlardan kaçmak arasında gidip gelmek
Duygularını yaşamak ile kendini korumak-güçlü olmak arasında sıkışmak
 
 
Sevgiliniz kaygılı ise;
 
Güven duygusuna sık sık vurgu yapın.
Küçük- büyük demeden yalan söylememek, şeffaflığa özen göstermek
İlişkiye daha fazla aidiyet göstermek
Kaybetme kaygısı yaratmamak için bağlılığını en basit olayda bile vurgulamak
Sevgilisini kaygılandıracak davranışlardan kaçınmak,
Sevgilisini kıskandırmamak,
Tüm sorumluluğu üzerine almamak
Haklı da olsa üslubunu bozmamak
Sevgilisinin “ korku ve kaygılarını” söyletmek, beraber çözümler geliştirmek
Kendi ailesinin  de  desteğini almak
Kaygı ve korkuları için psikolojik destek almasını sağlamak
Sevgilisinin ertelemeci  ve  bahaneci tutumları karşısında çözüm üretmek yerine bunu çözmesi için ona zaman ve destek vermek
 
 
Kişi eğer, karar almak  konusunda kaygılı ise, kaygısını aşamadığı sürece hem karar alamayacak hem de sizden ayrılamayacaktır… tabi siz terk etmeyene kadar.
 
 
 
Öneriler- Çözümler
 
Geçmiş yaşantılarının geleceğini yönlendirmemesi için olaylar ile verdiği tepki arasındaki dengeyi fark etmek
Genelleme yapmamak.. ( bütün kadınlar/erkekler aynı)
Kırılma ve üzülme kaygısıyla hareket etmek yerine, sorunların normal olduğunu kabul etmek
Mutlu evliliğin Sorunsuz  evlilik  olduğu düşüncesi yerine, sorun çözen bir evlilik  olduğunu kabul etmek
Her davranışın altında bir şey aramamak. Bir davranışı bağımsız yorumlamak, kurgular ile bir şeylerle bağlantı kurmamak.
Hislerden veya geçmişten değil, bugünkü kanıtlardan yola çıkmak
“karar almak için nasıl bir ortamın oluşmasını” istediğini belirlemek
Daha fazla olumlu yaşantılara odaklanıp daha az ilişkinin geleceğini  düşünmek
Kendini olduğu gibi ortaya koymak, kaygılarını açıkça ifade etmek
Yüzleşmek
Kaygılar ve yol haritası için terapi desteği almak
Sevgi ve ilginin artışı ile kaygının azalacağını bilmek
 
 
Serhat  YABANCI
 
 
 
Aile-Evlilik Terapisti
 
www.serhatyabanci.com
 
0216 371 33 83
 

SOSYAL
 
TELEFON
 
SİTE İÇİ
 
ZİYARETÇİLERDEN
 

cep1   0505 540 09 77
 

cep2   0532 164 25 84
 

tel.     0216 371 33 83
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2014     |     serhatyabanci.com     |     info@serhatyabanci.com