EVLİ ERKEK  SEVGİLİSİ İÇİN KARISINDAN BOŞANIR MI?
 

 
Eskiden kuma vardı. Kuma, evli erkeğin sevgilisiydi varsa imam nikâhlı eşiydi. Genelde resmi  nikahlı eş ile imam nikahlı eş aynı evde yaşardı. Bazen ilk eşin yaşlanması bazen çocuğunun olmaması, bazen erkek çocuğun olmaması bazen de sadece erkeğin libidosuydu 2. Kadın.
 
Zaman geçtikçe bu kutsal adet eleştirilmeye kınanmaya başlandı. Aynı zamanda da kadınların söz hakkı arttı, güçleri arttı ve kuma sistemi o haliyle büyük ölçüde bitti
 
Peki ne oldu?
 
Artık aynı evde yaşayan iki kadın yok. Bence kumalık devam ediyor. Tek farkla, ayrı evlerde. Parası olan, 2.ev açabilen , eski deyimle dost hayatı yaşayacak imkanı olan yine hayatına 2. Kadını alıyor. Ona ayrı ev açıyor. Onunla evlilikten eksik kalan kısımları gideriyor. Modern adıyla, evli adamın sevgilisi, demode adıyla da kumalık sistemi devam ediyor.
 
Peki bu ilişki nasıl oluşuyor ?
 
 Yeni dönemde evli erkeklerle ilişkisi olan kadınların kişilik yapısına baktığımızda , sadece çocukluğunda baba eksikliği olan kişiler teşhisi yetersiz olur.
 
  • Başka kadının kocasını elde ederek özgüven sağlamak
  • Mutsuz evli erkeği, kurtaracağını ve mutlu ederek kendini kanıtlama ve diğer kadınla yarış
  • Başka kadının kocasını elde ederek, çocukluğunda aldatılmış annenin bilinç altında intikamını almak
  • Evli erkeğin daha olgun, tecrübeli ve evli olması nedeniyle müdahaleci olmayacağı düşüncesi
  • Evli erkekle beraberken aynı zamanda başka ilişkilerde yaşayabilme hakkının olması
  • Erkeğin zengin olması
  • Kadının kendi yaş aralığını  çocuk gibi görüp olgun kişilere yönelmesi
  • Çocukluğundan gelen baba figürünün eksikliği ve şefkat-korunma yoksunluğu
  • Kendi evliliğinde değersizlik
  • Kadının yalnızlığı
  • Kadının ekonomik  muhtaçlığı
  • Evli erkeğin verdiği seçilmişlik  ve baba rolü
  • Evli erkeğin patronu veya üstü  olması Vb. gibi etmenler, bir kadını evli bir erkeğe yöneltmektedir.
 
Bir veya birden çok neden ile bir kadın, evli bir erkeğe yönelebilir. Ama genelde gördüğümüz tabloda erkek daha çok adım atar. Kadının da zayıf noktası, erkeğin tuzağına düşürür onu.  Erkek ilk başlarda  ya evli olduğunu gizler ya evliliğinin çok kötü olduğunu söyler ya da boşanma aşamasında olduğunu söyler. Oysa bunlar genelde çoğu evli erkeğin, adeta söz birliği etmişçesine ortak açıklamalarıdır.  Bu tip erkekler, kadını etkilemek için bazen kendini acındırır, bazen boşta oldukları hissini verir bazen de bir baba veya dost gibi yaklaşır. İlgi gösterir, sıkmaz, zorlamaz, çok fazla saygılıdır. Bu durum kadın için acayip cazip olabilir.  Çünkü bir erkek var, hem ilgi gösteriyor hem de pek bir talebi yok.
 
 
 
 Zamanla ilişki başlar. kadın ilk zamanlar ilişkinin verdiği özgürlük ve destekle  halinden çok memnundur. Ama erkeği de anlayışıyla yüksek cinsel performansıyla elinde tutar. Erkek, hem çok değer görür hem de yüksek tatmin yaşar.  Evli erkekler, sevgililerine  melek rolü atfeder. Kadın da bunu  o kadar çok benimse ki, kendisini mükemmel hisseder ve rolüne uygun da davranır. İki tarafında bu tatmini, ilişkinin  hiç bitmemesi istediğini yaratır. Erkek kadının hep hayatında olmasını , kadında bir an önce ilişkiyi evlilikle garantiye almak ister. Çünkü uyum, anlayış, cinsellik vs. çok iyidir. Tek sorun bunun sürekli olmasını  sağlamaktır.
 
 Eğer adam evli olduğunu söylememişse  bazı küçük detaylar vardır. Mesela erkek, geceleri teli açmaz. Hafta sonu kayıptır. Yakın akrabalarıyla tanıştırmaz.  Kadın kurcalar ve en son erkek itiraf eder. “Evet boşanmadım. Açıklama  şu: “ seni kaybetmemek için söyleyemedim”, “ aslında boşanmak üzereyiz”, “ zaten ayrıyız”, “ sadece çocuklar için yürütüyorum”, “  çocuğun X sorununun çözülmesini ( sınav-hastalık vs.) bitmesini bekliyorum” vs. açıklamalar yapar. Bu ilk  deprem erkeğin yüksek garantörlüğü ile atlatılır ta ki 2.krize kadar. Bir süre böyle gider.  Bu tip ilişkilerde kilit söz  “ BİZİM SONUMUZ NE OLACAK” sorusuyla başlar. Bu sorudan sonra kadın için ızdırap erkek için ise yalan ve senaryo süreci başlar.
 
Kadının aklına artık bir  kez virüs bulaşmıştır.  Güveni zedelemiştir.
 
Erkeğin evli olduğunu başta bilen ile sonradan öğrenen arasında pek fark yoktur. her ikisi de öğrendiği andan itibaren devam ediyorsa,  kabullenme aşaması veya reddetme aşaması başlar.  erkek evli halini  kabullendirmeye ,kadın ise reddetmeye çalışır.
 
Kadın, belli aralıklarla hem geleceğinin belirsizliği, hem evli bir adamla beraber olmanın ahlaki rahatsızlığı, hem de yuvaya yıkan kadın konumunun rahatsızlığından dolayı belli aralıklarla adeta adet görür gibi arıza çıkarır. “” ne zaman boşanacaksın, daha eşinle bile konuşmadın, dava bile açmadın vs….”  erkek ise her seferinde  bir öncekinden daha büyük bir vaad ve adım atar.   Çünkü ikna için bir önceki cevap yetersiz kalmıştır. Kadın daha fazlasını ister.  
 
Erkek, “dava açacağım, eşim inat etti boşanmıyor, çocuk hasta-sınavı var.” Gibi nedenlerden dolayı devamlı yeni bir süre ister. Yani zaman kazanmaya ilişkiyi elinden geldiğince uzatmak ister. Bu arada her arızada daha pahalı hediyeler, ekonomik takviyeler, tatiller vs. artar. Yine bir kriz atlatılmıştır bu şekilde uzun süre erkek, atlatarak gider. Tahminimce kadın maximum 2 veya 3 yıl dayanıyor. Sonrasın bırakmak zorunda kalıyor.
 
 
 
Yalan süreci

VAAT EDİLEN
KAZANÇ 
Eşimle   konuşacağım  
3 ay 
Konuştum boşanmak istediğimi söyledim 
6 ay 
''Bak sana ne aldım?...... ''Tatile gidelim beraber 
3 ay
Dava açacağım 
3 ay 
Dava açtım 
6 ay 
Eşim direniyor, tazminat istiyor, diretiyorum 
3 ay
Sana bir araba mı alsak? 
6 ay 
Duruşmaya gittim. Son duruşma 6 ay sonra. Avukatım   dedi Kesin karar çıkacakmış  
6 ay 
 
 
2. Kadın ne  yaşar ?
 
  • Değersizlik
  • Dışlanmışlık
  • Metres etiketi
  • Yuva yıkan kadın duygusu
  • 2. Kadın
  • Kopamamanın verdiği yetersizlik
  • Ayakları üzerinde duramama
 
Analiz:
 
  • Evli erkeklerin % 90 ı, sevgililerini değil, eşlerini seçiyorlar.
  • Evli erkeklerin büyük oranı sevgililerini ekonomik güçleriyle veya ünüyle ilişkide tutarlar.
  • Evli erkekler, eğer gerçek ortaya çıktıktan sonra 12 ay içinde boşanmıyorlarsa o erkek boşanmaz, sadece zaman kazanma peşindedir
  • Evli erkek, sevgilisiyle ideal ilişki yaşar ama evde eşiyle asla o karakter değildir.
  • Bu ilişkideki Evli erkeklerin çok büyük oranının evliliği, sevgilisine anlattığı gibi değildir. Aksine, belli düzeyde devam eder.
  • Bu tip üçgen ilişki yaşayan evli erkeklerin çoğu, ya abartılı ego sahibidir ya da gizli bağımlı karakter özelliklerine sahiptir.
  • Bu tip bir ilişkide kaybeden her zaman kadındır.
  • Çok küçük bir oran olsa bile eşinden boşanan erkeklerin çoğu ya sevgilisiyle evlenmiyor ya da evlenen  pişman oluyor.
  • Erkek, ne zaman boşanırsa, ilişki tam o zaman gerçekten başlar.
  • Erkeğin ,evli olmanın getirdiği zafiyeti, boşandığında farklı bir yüz olarak çıkabiliyor.
  • Erkek sıkıştığında, baştan biliyordun ya da öğrendiğinde ayrılsaydın diyerek sevgilisini suçlar.
  • Kadının bu bir ilişkide kopabilmesi için, ekonomik düzey kaybını göze alması gerekir.
  • Kadın bu yanlış ilişkide kopmak istiyorsa, nedene değil sonuca bakmalıdır.
  • Eğer erkek, bir kadının desteği olmadan boşanmamış, sonra hayatına giren kadına  ve onun desteğine rağmen bile boşanamıyorsa bu erkek boşanmaz.
  • Kadın, gerçek  bir ilişkinin sorumluluğunu almalı gerekirse psikolojik destek almalıdır.
  • Bağımlı erkek, ne eşinden ne sevgilisinden kopabilir.
 
Özetle, siz siz olun üçgen bir ilişkide bulunmayın. Eğer üçgenin sonradan oluşan köşesiyseniz, hep siz kaybedersiniz.
 
 
Serhat  YABANCI

Aile-Evlilik-İlişki Terapisti

www.facebook.com/serhatyabanci

www.twitter.com/serhatyabanci

www.instagram.com/serhatyabanci

0216 371 33 83
 

SOSYAL
 
TELEFON
 
SİTE İÇİ
 
ZİYARETÇİLERDEN
 

cep1   0505 540 09 77
 

cep2   0532 164 25 84
 

tel.     0216 371 33 83
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2014     |     serhatyabanci.com     |     info@serhatyabanci.com