Ayrılık sürecinde düşünce yoluyla üzüntüyü azaltma yolları

117

 

Ayrılık sürecinde düşünce yoluyla üzüntüyü azaltma yolları


Bitirilen ilişkiyi mağlubiyet olarak algılamak
:

Bu nedenle tıpkı bir maçın son saniyesine kadar direnmek ve taarruz etmek misali ısrarcı oluyoruz. Aslında ilişkinin bitmesinin doğruluğunu ve gerekliliğini kabul etsek bile “Bitecekse de ben bitirmeliyim. egosuyla önce direnir sonra ise acılar içinde bitmemesi için her türlü tavizi vermek isteriz. Kötü giden bir ilişkiyi tamir etmek, o şekilde devam etmek veya bitirmek seçenekleri önümüzdedir. Genelde seçimler birinci veya üçüncüdür. Ya iyileştirme çabalarına başvurur ya da bitirmeyi seçeriz. Ayrılmayı mağlubiyet algılamamız nedeniyle egomuz zedelenir.
Kendimizi yenilmiş gol yemiş takım gibi hissederiz. Oysa ayrılmak, bir mağlubiyet değil, bir mutsuzluğun sonucudur. Eğer bitirişleri mantıklı bir karar olarak değil de bir mağlubiyet veya karşıdaki tarafından reddedilme olarak algılarsak ayrılık girişimine karşı koyarız. Israr, tehditkar, ajitasyon,şiddet gibi davranışlara başvuruluabilir.lişkileri başlatmak ve bitirmek  konusunda tüm ezberler değişti. Ritüeller, artık eski Türk filmlerinde kaldı. Başlarken, vitrine yansıtılan yüzler, sürdürme ve bitirme aşamasında gerçek yüzlerini göstemektedirler. Tıpkı pazarda,en iyi domatesin en öne, kötülerin ise arkada olması gibi, insanlar da dışa yansıyan yüzlerinde en iyi yönlerini gösterir, zaman geçtikçe ise fabrika ayarlarına dönüp kendilerini oynamaya başlarlar. Peki kişi adam gibi başlayan bir ilişki neden şok şekilde biter ve adam gibi bitirilemez?
  1. Hazır olmamak: Bir ilişkinin bitişi için hiç bir zaman duygusal-zihinsel olarak iki taraf da aynı derecede hazır olmaz. O nedenle ilişki bitişlerinde hazır olduğumuz zamanda ayrılmak istemek veya ayrılmak için uygun zamanı beklemek doğru değildir. Mesela biteceği kararını size söyleyen biriyle o ilişkiyi nasıl yürütebilirsiniz? Ya da nasıl bir yandan ilişki yürütürken, bir yandan da kendinizi ayrılığa hazırlarsınız? Ayrılığa hazır olmak için ya önceden net ifade edilmeden ilişkide sorun yaratmak, ilgisiz davranmak, kötü muamele yapmak lazım ya da ayrılık kararı ile hazırlık sürecini başlatmak lazımdır. Taraflardan biri ayrılık kararı almışken, diğer tarafın “Bekle ben hazır olduğumda beni terk et-benden ayrıl.” demesi gibidir. Eğer karşıdaki size bu zamanı verirse siz zaten hazırlanmak yerine bu zamanı ilişkiyi iyileştirmek veya bitirmemek için kullanırsınız.

3.Kandırılma: Biz hazır olmadığımızı düşündüğümüz için partnerimizin bencilce ve acımasızca davrandığını düşünür; öfke nöbetleri ve depresif ruh halleri arasında geziniriz. Çünkü bize göre; biz bu ilişkide bir şeyler için çabalarken, o bizi kandırmış, ayrılık kararı almış ve kendini hazırlamıştır. Kendimizi kandırılmış ve değersiz hissederiz. Kandırılmışlık duygusu ile hem üzülür hem de ona öfkemizi kusmak isteriz. Bu iki duygu (nefret ile ona zarar verme ve tekrar sevgili olma isteği) daha fazla hata yaptırır ve ayrılık aşamasında da kendimizi daha suçlu hissetmemize ve onun da ayrılırken vicdani sorumluluğunun azalmasına neden olur. Oysa böyle bir durumda mağlubiyetin öfkesi yerine ilişkinin bitmesinin üzüntüsünün yaşanması en gerçekçi duygudur. Her zaman ki gibi esas olan nedenlere odaklanmaktır.

  1. Kendini terk edilmiş hisseden kişi: Kendi stadında ezeli rakibine farkla yenilmiş takımın taraftarı gibidir. Hem üzüntülü hem öfkelidir. Hem takımını sevmektedir hem ondan başarısızlıktan dolayı nefret etmektedir.
  1. Biten ilişki değil, egolardır: Biten ilişkinin kişide yarattığı bu kadar ağır etkilerinden biri de ilişkiyi hayatındaki gücün, başarının göstergesi olarak görmesidir. Kişilerdeki yüksek ego/hırs ilişkide de var ise karşıdakinin bu ilişkiyi bitirmesi, bir yandan büyük bir yıkım,bir yandan ise ağır öfke yaşatır. Partnerinin ilişkiyi bitirmesini hazmedemez. “O kim olur da bitirir, ancak ben istersem biter, ben terk edilmem, ederim” gibi söylemler zihinde uçuşur.
6.Eski kayıpları hatırlatmak: Her ayrılık, benzer deneyimleri de aktivite eder. Her ayrılık eski deneyimlerden kalan depo duygu ve düşünceleri de size yaşatır. Bu nedenle “kaderci” bir yaklaşım sergilendiğinde de kişinin acısı ve kabullenmesi bir o kadar zor olur. “Yine aynısı oldu, ben hep aynı şeyleri yaşıyorum”.

7.İlişkinin içselleştirilmesi: İlişkimizi benliğimiz, karakter veya duruşumuzun bir göstergesi gibi görürsek bitmesi halinde de yok olmak, hiç olmak olarak düşünürüz. Bazı şiirler ve şarkılarda geçen “sensiz hiçim, beni bırakırsan yok olurum” ifadeleri bağımlılık yapısı gösterdiği kadar aşırı içselleştirmenin de göstergesidir.

 

Peki, insanlar neden ayrılır?

 

  1. İlişki, beklentilerini karşılamıyordur.
  2. Zamanla kişinin gerçek niteliklerini fark etmiştir ve bu özellikleri ile yürütmeyeceğini düşünmüştür.
  3. İlişkinin akdini bozan davranışlar (şiddet, aldatma, kıskançlık, güvensiz davranışlar, alkol, değiştirmeye çalışma, vs. gibi)
  4. İlişkinin statikleşmesi ile heyecan veya duyguların bitmesi, özgürlük isteği, cinsel sorunlar, ilgisizlik.
  5. İlişkinin geleceğini belirsizliği ve güvensizliği
  6. Amacına ulaşma ( çocuk yapma ,para kazanma vs.)

Bu nedenleri özele indirip arttırmak mümkün ama konumuz ayrılma süreci olduğu için bu süreci incelemeye devam edelim.

Size göre karşı tarafın gerekçesi ne olursa olsun, ayrılmak istemiyorsanız bunları yeterli görmezsiniz. Her zaman da bir çözümünün olduğunu düşünürsünüz. Buna bağlı olarak da çözüm yöntemleri önerirsiniz, değişeceğinize dair sözler verirsiniz. Fakat ayrılmak isteyen kişi, daha önce şans vermiş ise veya ayrılmak konusunda kararlı ise önerileriniz geri tepecektir.

Partneriniz, emin olup, ayrılmaya karar vermişse, çabalar işe yaramayacak ve sizin çabanız zamanla karşılık bulmayacaktır. Her emek, bir beklenti oluşturacak, her beklenti karşılanamadığı takdirde bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Hayal kırıklığı ise öfkeye dönüşecektir.

Ayrılığı tüm reddedişler, kabullenmeme sürecinde olduğunuzun göstergesidir. Zaten ayrılmak isteyen için de ayrılmak istemeyen için de en zoru kabullenme aşamasıdır. Ayrılmak istemeyen kabullenemez. Ayrılmak isteyene “Bana yardım et, kabullenmem için.” der. Bunu ise “neden “ ve “niçin” ler ile devamlı ister. Size sorulan her soru kabullenmeyi sağlayan bir yardım çığlığıdır. Ayrılma kararınızdan sonra partnerinizden gelen soruları cevapsız bırakmayın. Somut, net ve tutarlı cevaplar vererek kabullenmesini sağlayın. ama net açıklamalardan sonra iletişimi aşamalı olarak azaltın, bitirin.

Devamı ( unutmak mı affetmek mi kitabında)

İlişkiyi yaşarken ayrılık olmaz.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here