Biten İlişkinin Ardından Nasıl Daha İyi Toparlanırım ??

94

Biten İlişkinin Ardından Nasıl Daha İyi Toparlanırım?

Çivi Çiviyi Söker mi?

İlişkiler bitmeden önce görüşmeler azalır, ilişki bağlarında zayıflama başlar. Bu bağlar sosyal, duygusal, fiziksel ve zihinsel bağlardır. Bağlar ile ilgili olarak önce fiziksel bağ azalır, sonra ortamdan uzaklaşma ile sosyal bağ zayıflar sonra duygusal ve zihinsel bağlar zayıflar. Fiziksel bağ, dokunma ağırlıklıdır. Zaten ilk kopuş göstergeleri bunların azalması ile simgelenir. Sonrasında ortak paylaşım alanlarında azalma olur. Hem mekân hem de paylaşımda daralma görülür. Duygular üçüncü aşamayı oluştururken, en son kalpten değil, zihinden çıkar. Duygularınızın halen devam etmesi aslında halen aklınızda bitiremediğiniz veya cevaplayamadığınız (yanlış cevap dâhil) sorularla alakalıdır.

 

Ölmüş ilişkide mutlaka otopsi yapmalısınız.

Fisher

Ayrılık veya boşanmalar sonrası görülen temel duygu ve düşüncelerin başında “inkâr” gelir.

İnkâr: “Olamaz böyle bir şey, bu gerçek değil, bana bunu yapamaz, kısa süre sonra geri dönecek,” gibi düşüncelerdir. İnkâr devresi, en hassas ve en zor devredir. Bu adım aşıldıktan sonrası daha kolaydır. Biz danışmanlar için ilk aşama, zor aşamadır. Kabullenmek, inkârı aşmak ile başlar. Bunun yanında sadece reddetmek değil, hiç bir şey olmamış gibi davranmak, çok iyi hissetmek de inkârın yansımasıdır. Bu duyguların olması kişinin kendini tanımamasının sonucudur. Duygusunu tanımayan atlattığını sanır. Her kayıptan sonra acı yaşanmıyorsa, bu bir inkârdır. Babasını kaybedenin gülmesi veya bir şey olmamış gibi davranması gibi.

Bazen kişi inkârı boşluk korkusundan dolayı yapar. Çünkü kabul ederse kaybı hissedecektir. Yani; “Onunla ayrıldığımı kabul edersem o zaman hissiz kalacağım.” Kısacası boşluk yaşamamak veya duygusuz (acı veya mutluluk fark etmez) kalmamak için ya acıyı uzatır ya da hiç bir şey olmamış gibi davranır. Bunun yanında inkârın altında, bu acıyı veya üzüntüyü kaldıramamak, kendine güvenmediği için de adım atamamak vardır. Özetlersek inkârın pan zehiri, KABULLENMEK, birinci aşamanın başarısıdır.

İnkâr aşamasından sonra kaygılar, yalnızlık, çaresizlik, suçluluk ve öfke süreçleri vardır. Kaygılar daha çok “Ne olacak şimdi?” ile ilgili belirsizlik kaygılarıdır. Bu dönemde yalnızlık da kaygıyı arttırır.


Aklımdan Sildim Kalbimden Silemiyorum

İlişki bittikten sonra duygularınızı tanımalısınız. Duygularınız her zaman özlem, sevgi, aşk olmayabilir. Duygu sadece pozitif olmak zorunda değildir; nefret, öfke, intikam gibi duygular da devam ediyorsa ve yoğun ise halen eski eşinize/sevgilinize duygularınız devam etmektedir. Bir insanın, ayrıldığı birine “Ona karşı bir şey hissetmiyorum.” demesi gerçekçi değildir. Sadece olumlu duygular hissetmiyordur. Ama olumsuz duyguların varlığı ise halen bir şeyler hissettiğinin göstergesidir. Mantıken bitmesinin doğru olduğunu düşündükçe zamanla duygularınız da bu yönde değişecektir.

 

Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiştir. (M. Mungan)

Güvensizlik, özgürlük isteği, ciddi ilişki istememek ya da hemen birini bulmaya çalışmak ikinci aşamada görülen temel yaklaşımlardır.

 

Özlemek, sevmek midir?

İlişki sürecinde yaşanan her şeyin ayrılık veya boşanma sonrası bıçak gibi kesilmesine alışmak ağırdır. Bazen sanki partneriniz varmış gibi alışkanlıklara devam edebilirsiniz. Çünkü hayatınızda biri çıkmış ve büyük bir boşluk oluşmuştur. Elbette ne yapacağınızı bilememek normaldir. Ama ilişki sürecinde yaptıklarınızı devam ettirmek yerine yeni şeyler koymak ve onu çağrıştıracak unsurlardan uzaklaşmak gereklidir.

 

Biten ilişkinizi arada hatırlamak, sevgiliyi değil, o anları özlemektir.

Sevgi de alışkanlıktır. Birine sevgi yöneltmek ve almak büyük bir yaşamsal beslenmedir. Özlemek de sadece onu özlemek değil, onunla yaşanılan anları ve duyguları özlemektir. Fakat özlemek, aşk veya sevgi değildir. Yani onu hatırlamak özlemek olsaydı 17 Ağustos depremini hatırladığımızda depremi özlediğimiz anlamına gelirdi. İlişkiyi özlemek ile kişiyi özlemek farklıdır.

 

Kendimi Terk Ettirmem Lazım

Yeni trend “kendini terk ettir” ya da “ilgilenmeyi bırak, ilişkiyi çıkmaza sürükle ve bitsin” taktiğidir. Bu sadece ayrılmak isteyenin vicdan azabını azaltır ama bitiş daha kötü ve uzundur.

İlişkilerde bitiş de aynı başlangıç gibi karşılıklı konuşarak olmalıdır. Çünkü her biten ilişkide biri daha kararlıdır, biri daha az ister. Biri daha az duyguludur. Hiçbir ilişki eşit bitmez. Hiçbir ilişki anlaşarak bitmez. Anlaşmak bazen hukuksal bazen de mecburiyettendir.

 

Yenisi de Eskisine Benziyor

Hala herkesi ona benzetiyor iseniz, halen gözünüz onu arıyor ise, hayatınıza yeni giren kişiyi onunla kıyaslıyor  ve onu arıyorsanız, onu sık sık hatırlıyor ve fantezi kuruyorsanız eski eş/ eski sevgili sendromu devam ediyor demektir.

Onun diz çöküp özür dilediğini, hatasını kabul edip geri döndüğünü, başına kötü şeyler geldiğini, size muhtaç olması gibi beklenti ve hayallere “bitiş sonrası fantezi” diyoruz. İlişkiyi kayıp, yenilgi, mağlubiyet veya başarısızlık olarak görenlerde bu fanteziler üst düzeydedir.

Fakat unutmayın ki; bu fantezilerin gerçekleşme olasılığı çok ama çok düşüktür. Bu fantezileriniz sizin inkârınızın yansımasıdır.

Bir ilişkiyi sağlıklı olarak bitirmek için:

  • Kendinize zaman tanımalısınız.
  • Bunun için kalbinizi ve zihninizi nadasa bırakmalısınız. (ilişkisizlik)(1-3 yıl)
  • Biten ilişkinin analizini yapmalısınız. (Doğru analiz için terapist desteği önerilir.)
  • Şu ana kadar okuduklarınızı devamlı olarak uygulamalısınız.
  • Hayatınızı doldurmak için yeni aktiviteler koymalısınız. (İlişki hariç; o aktivite değildir.)
  • (unutmak mı affetmek mi kitabımdan)

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here