Eleştri ve İftira ile nasıl baş edebilirim?

1114

Eleştiri ve İftira ile Baş Edebilmek

Ayşe anaokulunda çalışan, meslekte onuncu yılını bitiren azimli bir öğretmendir. İşini çok iyi yapar. Zaten bu bölümü, üniversite sınavlarında ilk sıraya yazmıştır ve kazanmıştır.

Bugün canım çok sıkkın. Arkadaşım; senin hakkında“ o işini yeterince iyi yapmıyor, günü kurtarmaya çalışıyor diye konuşu- yorlardı” dedi. O kadar çok şaşırdım ki, anlam veremedim. Sen gel yıllarca işini en iyi şekilde yap. En küçük detay için bile özel yaşamından zaman çal.

Karşılığı bu mu? Ben insanlardan ödül ve memnuniyet beklerken, birileri gelsin senin hakkında böyle desin. Acımazsızca eleştirilmek çok acı. Büyük hayal kırıklığı içindeyim. O kadar öfkeli ve o kadar da kırgınım ki arkadaşlarıma. Kaç gündür, kendimi içe çekilmiş, enerjisi bitmiş, artık işini sevmeyen biri gibi hissediyorum. Sanki o kendi çocuğum gibi gördüğüm öğrencilerim, bana çok uzak…

Ve sanki ben gerçekten onlara haksızlık yapmışım gibi hissediyorum. Sanırım depresyona giriyorum.

Aslında bir şeyler yapmalıyım. Aklımdan çok farklı şeyler geçti.

Mesela, onların karşısına çıkıp, “hayır, siz yanlış anladınız, aslında ben çok çalışkanım. Bakın göreceksiniz kendimi kanıtla- yacağım” diyebilirim.

Ya da; karşılarına geçip, “siz ne düşünürseniz düşünün, ben kendimden de performansımda da eminim” diyebilirim.

Ya da; Onlarla muhatap olmayıp, onları yok sayabilirim.
Ya da; Eleştirilerini duymuş ama etkilenmemiş gibi davranabilirim.

Ayşe öğretmen gücünü, enerjisini, değerli olup olmadığının farkında olmadan insanların ondan memnun olup olmamasına bağlamıştır. Aldığı her onayı ve övgüyü, OLMASI GEREKEN olarak ele alırken, her hangi bir eleştiriyi ise SIRADIŞI VE YIKICI olarak ele almıştır. Böyle olunca da yukarıdaki hikâyedeki gibi aniden demoralize olmuş ve kopuşlar yaşamıştır.

Hepimizin hayatında, Ayşe’nin başına gelenler geliyordur ve gelecektir. Hiçbir zaman yüzde yüz hak ettiğimizi almayacağız. Bazen insanlar değerimizi bazen de emeğimizi fark edemeyeceklerdir. Bazen de bilerek bizi küçük düşürmeye çalışacaklardır. Bizim bunların önüne geçmemiz yüzde yüz mümkün değildir. İnsanların konuşmasını engelleyemeyebiliriz, ama bunlardan etkilenmeyi değiştirebiliriz. Yorumlama ve gerçeklik algımız ile bu tip gerçekçi olmayan yorum, iftira vb. gibi iddialarla başa çıkabiliriz. Öyle ki toplumuzda insanlar hakkında konuşmanın keyif verdiği ve sohbet malzemesi olduğu göz önüne alınırsa, insanları susturmak mümkün değildir.

Bu konuda kendi iç sesimizi doğru yönetmeliyiz.

  • Yapılan eleştiri kişiliğini mi hedefliyor yoksa davranışlarını mı? Kişiliğini hedefliyorsa anlamsız, kötü niyetli bir eleştiridir. Sadece var olan bir hatayı düzeltmek niyetiyle yapılmışsa dikkate almak gerekir. “Sen huysuzsun” dendiğinde genelleme yapılmış olur ve kişiliğe dönüktür. “Bu yaptığın ve söylediğin huysuzluk” derse davranışı eleştirmiş olur ki bu durumda biz de bir durup düşünmeliyiz. Belki de o kişi bize hatamızı düzeltme gibi bir hediye sunmuş olacaktır.
  • Başkalarının senin hakkında ne düşündüğünü düşüneceğine, senin kendin hakkında ne düşündüğü- nü düşün.
  • Eğer kendin hakkında iyi bir şeyler düşünüyorsan, başkasının ne düşündüğünü düşünmezsin.
  • Başkalarının senin hakkında ne düşündüğünü düşünmek istemiyorsan, kendinden emin olmak için kendine yatırım yap.Sen kendinden emin isen, başkaları seni, kendinle ilgili tereddütte düşüremez.
  • O halde unutma ki, seni rahatsız eden yorumlar, ya senin kendinle ilgili düşündüklerin ya da senin kendinden emin olmayan düşüncelerinden kaynaklanır.
  • Farklı insanlardan ortak bir yorum olarak alıyorsan, bu yorumların doğruluğu hakkında düşünebilirsin. Çünkü birbirini tanımayan veya çok farklı yerlerden gelen insanların senin için aynı yorumu (olumlu veya olumsuz) yapmaları tesadüf olamaz.
  • Eğer geçmişinde insanları memnun etmek üzerine bir yetişme tarzı ile büyümüşsen, insanların senin hakkındaki olumsuz yorumlarından çok fazla etkilenirsin.
  • Başka inşaların, seninle ilgili fikirleri (veya arkandan konuşmaları) seni çok üzüyorsa, bu konuşulan konu ile ilgili değil, senin olayı algılama şeklin ile alakalıdır.

Sana gelen, her uygunsuz yorum ve söz, sende bir parça karşılığı bulmadığı için aynı hızla geri gider.

  • Mükemmeliyetçi isen, en küçük olumsuz eleştiriye bile tahammül edemezsin. Bir an önce o insana kendini kanıtlama ve eleştirisini çürütmeye çalışırsın.
  • Bir insanı ne kadar çok önemsersen, onun yanlış yorumu seni o kadar çok etkiler. Değersizleştirmek yerine, olması gerektiği kadar önemsemeli, gerekir- se onunla bunu konuşmalısın.
  • İnsanlar, baskı ve etki bırakmak istedikleri kişinin onları ciddiye alıp almadıklarını yoklarlar. Eğer ciddiye alınırlarsa, sürekli kendilerini memnun etsin diye ondan memnun olmadıklarını ifade ederler. Eğer insanların dediklerini sürekli takip eder ve merak edersen, onları senin hayatının sahibi haline getirirsin.

İnsanları susturamazsın, eleştirelerini engelleyemezsin.
Ama onlardan etkilenmemek senin elinde. Eğer eleştiride kendinden bir parça taşıdığına inanırsan, ciddiye alır etkilenirsin.
Eğer kendinden eminsen, ciddiye almaz, güler geçersin.
Bu onun kendi fikri, beni bağlamaz dersin. Herkes kendine yakışanı yapar, dersin. Ben kendimin ne olduğunu bilirim, dersin. Ben, beni, beni sevmeyenlerden öğrenmem dersin.

Dedikodu ve haksız yorumlar ile baş edebilme önerileri

• Kendinle ilgili belirsiz algılarını değiştir. Ben kendimden artık eminim dediğin an, başkalarının yorumunu merak etmezsin, duysan da seni etkilemez.

Mesela:

Senin başarısız olduklarını düşünüp düşünmedikleri- ni sürekli öğrenmek istiyorsun.

1. Neden başarından emin değilsin?
2. Onların seni başarılı görmesi sana ne kazandıracak?

  1. Kendinden emin olmak için neye ihtiyacın var?
  2. Başarılı olduğuna inanman için kaç kişiden onay almalısın?
    • Herkesin senden memnun olmasını bekleme. Elbet birileriyle anlaşamayacak, elbet birileri seni sevmeyecektir. Sağlıklı bir insanın herkes ile anlaşması ve herkes tarafından sevilmesi mümkün değildir.
    • Yorumunun sağlıksız ve iyi niyetsiz olduğunu düşündüğün kişilerin dediklerinin peşine düşmemelisin. Onların dediklerinin seni etkilemediğini gördükçe, onların senin hakkında konuşma ihtimallerini azaltırsın.
    • Eleştiri hakkı tanıdığın insanlara, eleştirileri dav- ranışla sınırlı tutmalısın. Eleştirilerini kişiliğine yapmalarına izin vermemelisin.
    • Seninle ilgili yapılan haksız yorumları kendine yontmadan “onlar söyleyenin kişisel fikri, sadece onu bağlar” diyerek, onun üzerine yüklemelisin.

Sahte arkadaşlar dedikodulara, gerçek arkadaşlar sana inanır.

[TheKidWith A Bike]

• “Mükemmel olmalıyım”, “herkes benden memnun olmalı” düşüncesinin mümkün olmayacağını kabul etmelisin. Bu düşünceyle baş etmek zordur. Çünkü çok erken yaşlardan itibaren başlar. Oysa onunla savaşmanın bir yolu da bizi sevmeyen, bizden memnun olmayan inşaların da olabileceği gerçeğidir. Hakkımızdaki negatif düşüncelerle de yaşamak, bizim güçlenmemizi, mükemmeliyetimizin de çözülmesini sağlar.

  • Kendi istek ve kararlarımızı, kendi ihtiyacımıza göre verip, başkalarının beklentilerine göre değiştirmemeli, insanlara karşı doğruluğundan emin olduğumuz konularda, net duruşlar göstermeliyiz.
  • Davranışsal olarak; iletişimi kesmek veya yok saymak yerine, kendimizi ifade edebilir ya da ilişkiyi belli düzeyde devam ettirebilir, ama haksız yorumlardan da etkilenmediğimizi yansıtabiliriz.
  • Özetle, her zaman istemediğimiz şeyler duyacağız. Bunlar bazen negatif ama yapıcı bazen ise tamamen zarar vermek amaçlı olacaktır. Hiçbir şey duymamak, hiç eleştiri almamak mümkün değildir. Bu nedenle insanlardan kaçmak yerine, bu tip durumlarla karşılaştığımızda kendimize yontmamayı öğrenmeliyiz.Kendimizi algılamamız ne kadar önemliyse, emin olun anında cevap vermek ve kendimizi ifade etmek de bir o kadar önemlidir.
  • Her zaman eleştiriye sakin bir ses tonuyla, öfkelenmeden, düşünce ve duyguları ifade ederek cevap verilmelidir. Saldırmak, onun gibi iftira atmak veya haksız eleştiri ile aynı kanaldan cevap vermek, hataya hata ile cevap vermemizden dolayı bizi hatalı duruma düşürür. Biz, eleştirdiğimiz şeyi yapmamalıyız. Hem iftira atmanın hatalı olduğunu söyleyip hem de aynı yöntem ile kendimizi savunmak tutarsızlık olur.
  •  Düşündüğün Gibi Değil Kitabımdan

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here