Fedakârlık – Beklenti – Öfke İlişkisi

188

Fedakârlık – Beklenti – Öfke İlişkisi

Fedakârlıkta öfke zamanla, sadece anlamayana değil, anlamayan için fedakârlık yapan kişinin kendisinedir. Neden bu kadar emek verdiğini sorgular. Anlamayan biri için bu kadar çabalamanın verdiği suçluluk ve pişmanlığın yarattığı öfkeyi kendine yöneltir. Bu haklılık düşüncesi, farkındalık oluşmadığı sürece kişide öfkeyi devam ettirir. Ama farkındalık oluştuktan sona ise, öfke yerini pişmanlığa bırakır.

EVLİLİK fedakarlık ile ilgili görsel sonucu

Fedakârlığımız arttıkça, duygusal ihtiyacımız da farkında olmadan artar. Tıpkı çalıştıkça daha çok kazanmak gerektiği gibi, daha çok talep etme hakkı buluruz. Bu taleplerimiz karşılanmadıkça da bize değersizlik yaşatan ve bizi ilgiden mahrum eden kişiye karşı öfkelenmeye, agresifleşmeye başlarız. Bir noktadan sonra ise, evlilikte sorunlar, ilgisiz eş-saldırgan eş döngüsüne dönüşür. Oysa temeli beklentili fedakârlıktır.

 

Ne kadar fedakârlık o kadar beklenti. Ne kadar beklenti o kadar hayal kırıklığı.

Ne kadar hayal kırıklığı o kadar öfke.

 

Onun yerine her şeyi yaptığınızda, fedakârlıkları görev gibi üstlendiğinizde onun size yardım etmesini farkında olmadan engellemiş olursunuz. Mazeretiniz hazırdır. “zamanı yok, çok yoruluyor, işleri yoğun vs.” oysa o kişi, bunların tümünü bilerek sizinle evlenmiştir. Sadece sizinle ilgilenmesi için tüm sorunları ortadan kaldırırken, farkında olmadan iletişimin nedeni olan yardımlaşmayı da bitirmiş olursunuz. Aşırı fedakârlık, zamanla iletişim konularının azalmasına, konuşulacak konuların sadece iş ve çözümler olmasına dönüşür.

 

Bugün senin için bir şey yapmıyorsam,  dün elimden geleni yaptığım içindir…

K.Tazeoğlu

 

Genelde aşırı fedakârların eşlerinin yetersizlikleri ilginç bir noktadır. İşsizlik, eleştirilen bazı özellikler, yaşlarının küçüklüğü, herhangi sağlık sorunu gibi. Bunlar fedakârlar için iyi bir alan yaratır. Kendilerini onların bu (sübjektif) eksiklerini tamamlayarak onların hayatlarında da yeteri kadar değerli olacaklarını düşünür. Yani onların eksik noktaları, seçenin de eksik noktasının yara bandı olur. Seçilen, “o eksik ya da ( seçene göre yetersiz) yetersiz noktalara ilaç olacağım, o da beni çok sevecek bana aşırı ilgi gösterecek” diye düşünür. Bu anlamda, mantığınızın size uymayan birini seçerken önünüze koyduklarını görmeniz çok önemlidir. Böyle durumlarda da başlama nedenimiz, çoğu zaman bitiş nedenimiz de olur.

Aşırı fedakâr insanlar, fedakârlık yaptıkları insanları kaybetmemek için yönetmek isterler. Tek güçleri ise emekleridir. Karşıdaki izin vermediğinde onları bencil olarak etiketler. Oysa sorun, alışveriş mantığıyla ilişkiye emek verendedir.

 

Karşıdakinin gücünü zayıflatmak istiyorsan, ona fedakârlık yap. Dediğini yapamadığında da bencillikle suçla.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

  • Kaçan-kovalanır sistemini bozmak için görevlerinizi adım adım devretmeye başlayın. Bunu yaparken de “artık kaldıramıyorum” deyip restleşmek yerine, adım adım yardım isteyerek yapın.
  • Onun sizi koşulsuz sevip sevmeyeceğini test etmekten vazgeçin. Siz sadece rolünüzün gereğini yapın. Her şeyi yapmaktan vazgeçin.
  • Onun adına kararlar almayın, toplumsal roller açısından da görevleri karşılıklı tekrar bölüşün.
  • Eleştirmeyi bırakın. Hem kontrol edip, her şeyi yöneterek hem de eleştirerek sistemi yürütemezsiniz.
  • Onun kendisi olabilmesi için fırsat tanıyın. Ev, ilişki, para vs. her konuda onun fikrini önemseyin, kararları ortak verin.
  • Her şeyi en iyi bildiğiniz ve yapacağınız fikrinden vaz geçin. Evlilikte her şeyin en iyi şekilde yapılması, mutlu evlilik olacağı anlamına gelmez.
  • Ondan özür dileyin. Hatanızı, bugüne kadar yaptıklarınızın bilinçli olmadığını ifade edin. Değişim ve olması gereken noktaya gelmek için, ondan süre isteyin.
  • Sadece iş konularında değil, duygusallık, cinsellik, ilişkinin hedefleri gibi konularda karşılıklı sohbetleri arttırın.
  • İlişkinizin sadece yaşamı paylaşma, çocukların geleceği için olmadığını ona hissettirin. Bunu, inanarak söyleyin. Ona karşı duygularınızı daha fazla ortaya koyun.
  • Bir süre, beklentilerinizi erteleyin. Psikolojik baskınızı hem sözel hem davranışsal hem de jest-mimiksel yok edin.
  • İlişkinizi, sorunların çözüm merkezi olarak değil, karşılıklı tatmin için olduğunu devamlı düşünün.

 

  • Kadınlar için: Yönetilen erkek, size sadece minnet duyar. Ama sevgi duyma garantisi yoktur. Onun eksiklerinizi kendinize gerekçe göstererek onu yönetmekten vazgeçin.

 

  • Erkekler: Kavga çıkma veya tartışma çıkma kaygısıyla yanlış bulduklarınız yapmayın, onaylamayın.

 

  • Kadınlar için: Her şeyi üstünüze almayın. Yapabileceğiniz konularda bile eşiniz sorumluluk sahibi olsun ve aidiyeti olsun diye devamlı yardım isteyin.

 

  • Erkekler için: Onun her dediğini yaparak, onu sevdiğinizi göstermiş olmazsınız.
  • Fedakâr kişi, sosyal hayata karışmalı, bireysel ve sosyal planlar yapmalı, mutluluğu sadece eşine endekslemekten vazgeçmelidir. Yaşamsal muslukları açmalıdır.

 

Fedakâr kişi, kendi özgüvenin farkında olmalı, aşırı fedakârlığı güçlü olmak değil, zaaflarla alakalı olduğunu düşünmelidir.

 Devamı “unutmak mı affetmek mi” kitabımda…

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here