Hiç kimse hayatımıza tesadüfen girmedi.

128

Hiç kimse hayatımıza tesadüfen girmedi.

“Çocukluğum bana ne öğrettiyse istikrarlı olarak onu sürdürüyorum”…

İnsan kendisini nasıl algılamayı öğrenmişse, ona uygun seçimler yapar ve onunla tutarlı davranışlar sergiler.

Değersizim algısına sahip biri, değer veren birinde bocalar.

Soğuk ebeveynle büyüyen biri, soğuk-bencil birine çekim hisseder.

Boyun eğici yetişen biri,kontrolcü ve baskın biriyle olmak ister.

Oysa tam tersini istemesi gerekirken.

İşte zıt seçimlerini mantığı bu;
“her insan kendilik algısını sürdürecek kişiyi seçer.”

İşte bu noktada hiç kimsenin hayatımıza tesadüfen girmediği gerçeği de belirmeye başlar.
Yıldırım aşk,elektirik almak, kopamamak.. Tümü içsel şemalarımızla alakalıdır.

Farklı olan bize kaygı veriyor.
Algımıza ters olan bize sıkıcı geliyor.
Bize kendimizi tanıdık ( değersiz,sevilmez,yetersiz) hissettiren yakın geliyor.
Çünkü o, çocukluğumuzdaki anne-babamıza (yetiştirenlere) benziyor.

Ve adeta çocukluğumuzdaki mutsuzlukları miras gibi ,seçtiğimiz kişi sayesinde, devam ettiriyoruz.

Kendi şemanı fark etmek istiyorsan, kimlerin sana itici-sıkıcı , kimlerin sana çekici-büyüleyici geldiğini gözlemlemelisin.

Senin kendinle ilgili ne düşündüğün, seçtiğin,kaçtığın ve çektiğin insanlarda gizlidir.

SERHAT YABANCI

İlişki ve Evlilik Terapisti

Diğer yazılarım ve  takip için:

www.serhatyabanci.com

www.twitter.com/serhatyabanci

www.facebook.com/serhatyabanci

www.instagram.com/serhatyabanci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here