İlgi ve onay için kendini el aleme adayanlar

165

İlgi ve onay için kendini el aleme adayanlar

EL ALEM İÇİN YAŞAYANLARDAN MISINIZ?

 

Benlik saygımızı korumak(değerlilik) ,çevremizdeki insanlarla ilişkimizi sürdürmek( yalnız kalmamak) için çoğu zaman belki farkında olarak/olmayarak başkalarına aşırım uyum sağlar, onları memnun etmeye çalışırız. Onları memnun etmeye, onların yaşam tarzı ve kurallarına uyum sağlamaya çalışırken de kendimizi ihmal eder, adeta kendimizden vazgeçeriz.

Bazen de yine insanların takdirini almak, onların ilgisine mazhar olmak için daha çok çalışmak, daha çok kazanmak, daha çok güzel/ yakışıklı olmak için çabalarız.

Bunu yaparken de verilen onayı normal görmeye en küçük eleştiriyi ise abartılı hissetmeye başlarız. 99 kişinin beğendiği bir davranışımızı 1 kişinin beğenmemesi ile yıkılabilir, o 1 kişiye kendimizi kanıtlamak için yeni hedef olarak onu seçeriz.

Asık surat alerjisi olarak da bildiğimizonay arayıcılık şeması, işte tam da budur.  Kendimizi değerli, yeterli hissetmemiz, başarılı hissetmemiz, başkalarının ( seçtiğimiz veya otorite olarak gördüklerimizin) onayına bağlıdır. Bu onayı sürekli alarak sürekli değerlilik ve yeterlilik hissini sürdürürüz. Diğer yandan da hayatımızdaki insanların gitmemesi için onların beklediği/istediği eylemleri yaparız.

     Peki neden?

Onay arayıcılık ( el alem) şeması; sağlıksız yetiştirilme ile oluşan bir şema (algı)dır. Koşullu sevgi ile büyüyen bireyi temsil eder. Ebeveynlerin: “ istediğimiz gibi olursan, istediğimiz başarıyı sağlarsan seni sever ve takdir ederiz” büyütme tarzının sonucudur. Çoğu zaman memnuniyetsiz  ,mükemmeliyetçi ,yüksek standartlı veya bağımlı ebeveyn profilinin büyütme tarzını yansıtır. Çocuğun sevilmesinin mutlaka karşılığı olmalıdır. Doğal sevgiden çok, hak etmeli ortaya bir ürün koymalıdır. Bazen de çocuk ilgisiz/ihmalkar ebeveynin varlığı  ile onlardan alamadığını dışarıdaki insanlardan almaya çalışarak giderir. Bu durumda da yine dış onaylı sisteme dahil olur.

İlerleyen yıllarda ise yine zor beğenen, yaşam sorumluluklarını almayan, kişilerle arkadaş olabilir ya da onların eşi olabilir.  Yani onay arama süreci, yüzleşme olmadığı sürece yaşam boyu ,eylem şekli değişse de devam edebilir.

İlgi ve sevgiyi  emekle( koşullu ) alan kişi bunu almak için sürekli yarışmalıdır. Güzellik, başarı, zenginlik, statü, lüks alım vs. ile merkezde olmayı sürdürmeye çalışır.

Toplumda “alkış delisi”, “tribüne oynayan”, “desinlerci” veya “el alemciler” diye tanımlanırlar.

Süreç:

Kişi bu özelliğinin farkına varmazsa kendi istediği değil, toplumun veya diğerinin beklediği yaşamı sürer.  Kendi isteklerini , zevklerini duygularını bastırır veya görmezden gelir.  Bazen de evlilikte uzun yıllar eşinden onayı alamadığı için boşanma veya aldatma sapmaları yapabilir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi onay arayıcı kişiler genelde az onaylayan ve gözü yüksekte olanları çekici bulur. Yani yarasını kanatanı seçer ve şemasını sürdürür. Onayı sürdürmek adına ; hayır diyememe, kendini olduğu gibi ortaya koyamama,kendini ihmal etme,sürekli el aleme kulak kabartma, aşırı fedakarlık,olmayan sınırlar gibi olumsuz davranışlar ile bir süre sonra yorulup yüzleşmesi gerekebilir.

Özgürlüğümüzün, değerliliğimizin sınırlarını aslında ortay çıkardığımız vitrin ile biz sınırlamış oluruz…

Böyle biri iseniz;

  • Dış onay aradığınız insanlarla çatışmak onları suçlamak yerine önce bu durumun sizin bir algınız olduğunu kabul edin. Kendi algımız, onları çekti ve o beklentileri oluşturdu).
  • Şemamızı fark ettikten sonra adım adım kendi isteklerimizi, zevklerimizi keşfetmeye başlamalıyız. ( çoğu insan o kadar çok başkasının mutluluğuyla mutlu olmaya odaklanmıştır ki “ben ne ile mutlu olurum”u keşfetmemiştir).
  • Küçük adımlar şeklinde “ hayır deme” egzersizleri yapabiliriz. İlk başlarda asık suratlar, tavır alanlar, iletişimi azaltanlar olacaktır lakin zamanla olması gereken düzeye ulaşılacak ve olması gereken insanlarla yola devam edilecektir.
  • Kendi başınıza etkinlikler yapma zamanı yaklaşıyor. Artık yavaş yavaş bireysel zamanları da yaratmak gerekiyor. Spor, hobi, gezi, alış veriş vb. gibi ( genel bir reçete doğru olmaz- siz zevklerinizi  keşfedeceksiniz.) etkinlikleri yapmaya başlamalısınız. İlk başlarda ( belki de)  az keyifli olabilir veya ilk denediğiniz aradığınız olmayabilir ama zamanla oturacaktır.
  • Eşinize, arkadaşlarınıza hatta çocuğunuza ( ki genelde onay arayıcı mükemmel anne olmaya çabalar ) sınır çizmeye, onların sorumluluklarını adım adım iade etmeye başlamalısınız.
  • Eleştiriye, küsmelere, yetersiz hissetmelere açık ve en baştan kabul edici olmalıyız. Bizim zaten bu kadar çok onay aramamızın en büyük nedeni “koşulsuz sevilmeme “sorunsalıdır.
  • Aynı şekilde insanlarla olan ilişkilerimizde de statü arayıcı, rütbe ve mevki arayıcı değil sevgi ve keyif alıcı koşulları koymalıyız.
  • Yetinmeyi, tatmin olmayı, durmayı bilmeli, hızımızı azaltmalı, ilişkisel tatmine zaman ayırmalıyız.
  • Asık surat alerjimizle yüzleşmeliyiz.
  • Asık surata karşı ” bu beklentiyi yerine getirmek zorunda değilim” i düşünerek, onlarla yüzleşmeliyiz.
  • Başkasının bizi nasıl gördüğünden çok,bizim kendimizi nasıl gördüğümüze yatırım yapmalıyız. Sık sık “ değerliyim” yeterliyim” koşulsuz da sevilecek biriyim” telkinlerini kendimize vermeli bu telkinleri verenler ile daha sıcak ilişkiler kurmalıyız.
  • Rekabet ettiğiniz insanların da belki onay arayıcı olduğunu düşünebilirsiniz.
  • Çalıştığınız yerde sürekli her başarınızın görünmesi için amirinizle taktir ilişkinizi azaltmalısınız.
  • Kendi kendimizi takdir etmeye başlamalıyız.
  • Yeterli ve başarılı olduğumuzu önce kendimize inandırmalıyız..
  • Mükemmel olmak değil, mutlu olmak hedefimiz olmalı.
  • Seçtiğimiz insanların  memnun olma/olmama niteliklerine dikkat etmeliyiz.
  • İşiniz dışında sosyal medyada onay odaklı işlemlerinizi azaltın.
  • Sosyal medyada olması gereken siz yerine sadece olan siz olun..
  • Reel hayatınızda daha fazla taktir eden, sizi olduğu gibi seven, hayatla barışık ve yaşamı kabullenen insanlar olsun..
  • Sorunlarınızı, sıkıntılarınızı üzüntülerinizi paylaşın. Bu bana yakışmaz, insanlar beni hep güçlü bilmeli “ düşüncelerini bir kenara bırakın. Sizin sorunsuz olmanız daha çok sevilmenizi değil, vitrininizin daha çok taktir edilmesini sağlar. Ama mutsuzluğunuzu yine siz yaşarsınız..

SERHAT   YABANCI

İlişki ve Evlilik Danışmanı

Diğer yazılarım ve  takip için:

www.twitter.com/serhatyabanci

www.facebook.com/serhatyabanci

www.instagram.com/serhatyabanci

www.serhatyabanci.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here