Mutlu olmak için şanslı olmalı mıyım?

935

   

Mutlu Olmak İçin Şanslı Olmalı mıyım?

Piyango bileti almadan, size ikramiye çıkmaz. Buradan yola çıkarak şunu diyebiliriz. Şansımızı, attığımız adımlarla kendimiz yaratırız. Yeni adımlar, yeni imkân ve fırsatlar yaratır. Açtığınız her kapı, kendi kısmeti ve nasibiyle size gelir. Bunları değerlendirip değerlendirmemek ise sizin bakış açınız, dikkatiniz, yeteneğiniz, motivasyonunuz vb. gibi etmenlere bağlıdır. Kendini şanssız olarak tanımlayan insanlar var mı hayatınızda? Onları bir düşünün, hayatta ne kadar yer kaplıyor, ne kadar girişken, ne kadar cesur? Gerçekten cesaretli, azimli insanlar şansla yola çıkmazlar. Şans onların yoluna çıkar. Şans ile ilgili Profesör Richard Wiseman bir araştırma yapar. Wiseman çalışmasından şöyle bahseder.
“10 yıl önce şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum”.
Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim. Yüzlerce sıradışı erkek ve kadın araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca onlarla söyleşiler yaptım, yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım. Sonuçlar gösteriyor ki insanlar neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.
Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim. Şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar. Bu durumun insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptım.
Hem şanslı hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. Gazetenin ortalarında bir yere üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim. ‘Deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin 250 dolar kazanın’ bu mesaj sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm’ nin üzerinde olan bir fontla yazılmıştı.
Herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum. Şanssız insanlar bunu fark edemezlerken şanslı insanlar hemen fark ettiler. Şanssız insanlar genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir. Sonuç olarak fırsatları kaçırırlar çünkü başka bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır. Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler.
Bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar. Şanslı insanlar daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla yalnızca aradıklarını değil orada ne olduğunu da görürler. Araştırmam sonuç olarak şunu gösterdi: Şanslı insanlar 4 ilke sayesinde şanslarını yaratırlar.
Şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda beceriklidirler. Sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler. Olumlu beklentiler sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar. Şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler.
Çalışmanın sonuna doğru bu ilkelerin şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim. Bir grup gönüllüden bir ay boyunca şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim. Çarpıcı sonuçlar; bu egzersizler şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu. Gönüllüler 1 ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar. Sonuçlar çarpıcıydı. Bu insanların yüzde 80’i artık daha mutluydu, yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi daha şanslıydı. Sonuç olarak asla akla gelmeyecek şans faktörünü bulmuştum. ”

şanslıOLMAK ile ilgili görsel sonucu

Araştırma sonucunda da anlaşıldığı üzere şanslı olduğuna inanmak ile kendine güvenmek arasında ciddi bir benzerlik var. Kendinizi ne kadar çok şanslı hissederseniz, o kadar çok güvenirsiniz. Bu güveniniz; girişimciliğinizi, fırsatları fark etmenizi, enerjinizi olumlu etkiler, yeni şansların doğmasını sağlar.
Hep derler ya “şansını kendin yarat” diye… İşte hiçbir şey yapmasan bile kendini şanslı hissetmen ya da şansız biri olmadığına inanman bile hayatının akışına olumlu bir katkı sunar. Bu bir moral veya gaz verme gibi kişisel gelişim cümlesi değildir. Çünkü bilimsel olarak da mantıki olarak şans, herkesin kendi elindedir.
Şansını arttırmak için neler yapabilirsin?
  • Şanssızlığın bir önyargı olduğunu kabul et. Şansına anlam yüklemek, sorumluluktan kaçmaktır.
    • Kendini devamlı enerjik hisset ve fırsatlara karşı hazırlıklı ol.
    • Yeni fırsatların çıkması için farklı adımlar at, tek düze yaşamayı bırak. Algılarını sadece bir konuya odaklı olarak değilde çevrende olan biten her şey için açık tutman bu konuda yardımcı olabilir. Sadece şans oyunlarına baktığında iş fırsatlarını kaçırabilirsin yada sadece sporla ilgilendiğinde yatırım yapabileceğin fırsatları kaçırabilirsin. Sonrası ben şansızım deyip köşeye çekilmek olur.
    • Şanslı olmanın değil, ama şanslı hissetmenin senin elinde olduğunu unutma.
    • Şansını zorla! Kaybedeceğin hiçbir şey olmaz.
    • Yeni insanlarla tanış.
    • Hayatını tek seçeneğe indirgeme. En az üç seçeneğin olsun. Kararsızsan tümünü tek tek denemelisin.

Şanssız insan yoktur. Şansız olduğunu düşünüp, fırsatları başkasına kaptıran vardır.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here