Nasıl Mutlu Olabiliriz ?

300

MUTLU OLAMAYANLAR İÇİN

Mutluluk kişiden kişiye göre değişse de asıl olan mutluluğun bilinenin aksine sonuç değil, süreç olduğudur. Bir şeyden yaparken keyif almak, onun sonucuyla da bonus olarak mutlu olmaktır. Bazen ” şu gerçekleşirse, şuna ulaşırsam, bir olsun, bir bitsin bak nasıl mutlu olacağım ” gibi cümlelerimiz olur. Bu durumda mutluluğu sonuca odaklarız. Sonuca ulaşana kadar geçen süreçte ise keyif almaktan çok bir koşturmaca içinde buluruz kendimizi. Bu aynı zaman ertelenmiş mutluluktur. Bazen bir hedefe ulaşmak, belki yıllar sürecektir. Mesela düşük geliri olan birinin  “bir evim olursa çok mutlu olurum” düşüncesinin gerçekleşmesi belki on yılı bulacaktır. Peki, başlama noktası ile hedef arasındaki on yıllık süreçte ne hissedilecek?

mutluluk ile ilgili görsel sonucu

Esasen mutluluk, süreçten de keyif alıp , mutluluğun sadece sonuç olmadığını kabullenmektir.

 

Mutluluğun ilk tanımı süreçten de keyif almak ve mutluluğun sadece sonuç olmadığıdır.  Peki, mutluluk nedir? Mutluluk yaşamımızın temel amacıdır. Tüm çabalarımız onun içindir. Yemek yemek, gezmek, eğlenmek, para kazanmak, arkadaşlarla olmak, ibadet etmek, bir amaç için çabalamak, kendimizi geliştirmek vs. tümünün altında bize verdiği mutluluk vardır. Sadece olumlu davranışlar değil, olumsuz davranışlar ve yaşantılar da mutluluk amacına hizmet eder: Taziye görevini yerine getirmek, hastaya bakmak, inancı ya da düşüncesi için zorluklara katlanmak vb. gibi.

 

Davranışlarımızdan bazıları doğrudan bazıları ise dolaylı olarak bizi mutlu eder. Güzel bir yemek yemek direkt mutlu ederken, bir insana yardım etmek ise sorumluluk duygumuzun tatmin edilmesi nedeniyle dolaylı mutlu eder.

Mutlu olmak isterken hayatın gerçekleri, acı tarafları da göz ardı edilmemeli. Sadece olumlu duyguya odaklanan kişi, hayatın yapısı gereği karşılaşacağı her olumsuz durumda kaçmayı veya yok saymayı deneyecektir. Oysa yok sayarak veya kaçarak hayatı yaşamak mümkün değildir.

mutluluk ile ilgili görsel sonucu

Çağımızda mutluluk, görsellik ve maddiyatla çok ilişkilendirilmektedir. Çok para kazanmak, güzel yemekler, güzel arabalar, heyecanlı ilişkiler, konforlu yaşam, her türlü imkâna sahip olmak vb. unsurlar mutluluğun kaynağı gibi gösterilmektedir. Oysa bunlar mutlu eden değil, bizi mutluluğa götüren araçlardır. Bunlar elbette mutlulukta etkin paya sahiptir. Ama bunlara ulaştıktan sonra hep mutlu kalacağımızın garantisi yok. Mutsuz olan birine “Araban, evin, maaşın, vs. imkânların var halen neden mutsuzsun?” diyemezsiniz. Bunun yanı sıra sınırlı geliri olan insanlarında mutsuz olduğu iddia edilemez.

Para-mutluluk ilişkisi nedir? Para mutluluk için gereklidir. Ama salatanın tek bileşeni domates olmadığı gibi, yaşamdaki tek mutluluk kaynağı da para değildir. Para da mutluluğun bileşenlerinden biridir. Sadece para, yaşamı tüm yönleriyle mutlu etmeye yetmez.

Mutluluğun parayla ilişkisi doğru orantılı değildir. Para size, mutlu olmak için imkân, güvenlik, sağlık ve konfor, keyif, heyecan verebilir. Paranın bir noktadan sonra mutlu etmesi mümkün olmaz. İstediğiniz kadar aktivitelere katılın, harcayın, yiyin, için, gezin. Aslında bunların tümü hayattaki mutluluğu arama çabasının denemeleridir. Oysa sizin bunlardan al(ama)dığınızı, evinde ailesi ile oturan kişi  az bir imkan ile de alabilir.

Haz mutluluk değil, anlık elde edilen duygudur. İçsel olarak mutluysanız hazlarınız keyif verir. Aktiviteye, “Beni mutlu etsin.” diye anlam yükleyip mutlu olmayı beklerseniz, bu zoraki bir mutluluk oyununa dönüşür. Günün her saatinde kendinizi meşgul edecek şeylerle uğraşır durursunuz. Bu ise hem mümkün değil, hem de yorucu. Durduğunuz an, kendinizi kötü hisseder, dibe vurur, boşlukta hissedersiniz.

Esas olan huzurdur. Hayatınızdaki eksiklik duygusunun nedenini bulursanız ve onu çözmeye çalışırsanız huzur kapısı açılır. Aksi takdirde zamanınızı günlük hazlar ile doldurmaya ve olumsuz duygular yaşamamak için geçiştirmelere başvurursunuz.

Koşturmayı bırakıp, ben neyi arıyorum diyebilmeliyiz. Bunun için de hayatımıza kısa ve uzun vadeli planlar, hedefler koymalı aynı zamanda nasıl bir prensip içinde yaşamak istediğimizin sınırlarını çizmeliyiz.

Aristo’ya göre: “Mutluluk, insan yaşamının biricik amacıdır. Hayatımız boyunca harcadığımız tüm çabalar mutlu olmak içindir ve mutluluk, ancak erdeme ve kusursuz bir karaktere ulaşarak yakalanabilir. Kişi ancak hayatının bütününü soylu bir biçimde yaşarsa mutlu olabilir.”

Epikür göre: Mutlu olmak için insanın üç şeye ihtiyacı vardır: “Dostluk, özgürlük ve düşünmek.”

Descartes, mutluluğu “Bir ruh memnunluğu ve iç hoşnutluğu” olarak tanımlar. Descartes’a göre; mutluluk erdeme, erdem de aklın iyi kullanılmasına bağlıdır.

mutluluk ile ilgili görsel sonucu

”Mutlu olmak adına, içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur.”(N.Ünlü )

 

Nörolog Nancy Etcoff, beynimizin evrimsel olarak mutluluk ve acıyı azaltmaya odaklı olduğunu söyler. Şekerli şeylerin tadını doğuştan sevmemiz ve acı olanları da reddetmemiz, mutluluk arayışının içgüdüsel olduğu görüşünü destekler niteliktedir.

 

* Mutluluk, var olan yaşamınızı öncelikle kabullenebilmekle başlar. Yani gerçekçi olmakla başlar. Bu kabullenmek, pes etmek değil, gerçeği görmektir. Yok, saymak ya da yakınmak, değiştirme gücünüzü elinizden alır. Sizi kaderciliğe sürükler.

 

Uçurumları sevenin kanatları olmalı. (Nietzsche)

 

* Mutlu olmak öğrenilir. Çünkü insanlar, mutluluğu da mutsuzluğu da yaşadığı, doğup büyüdüğü aile ve toplum içinde öğrenir. Ailede hep yakınan, şikâyetçi, mutsuz, hayattan zevk almayan birinin olması, ayrıca bunun ebeveyn olması halinde bu ailenin çocukları, mutsuzluğu bir hayat şekli ve hayatın kendisi sanırlar. Ailenin liderleri olan anne-baba, çocukların ruhsal durumlarının da kaptanlarıdır. Çocuklardaki ruhsal ve davranışsal tepkiler ise ailenin termometresidir.

Mutlu olmak öğrenilir.

* Mutluluk bir duygudur. Bir duygunun oluşumu ise düşünce şeklimizdir. Çünkü insan, nasıl düşünürse öyle hisseder.

 

* Mutluluk, düşünce şeklidir. Düşünen için düşündüğü gibi yaşamak, düşünmeyen için yaşadığı gibi düşünmektir. Hayatımıza nasıl mutluluk katacağımızı zihnimizde çizdiğimiz harita ile belirleriz. Yani hedeflerimiz, amaçlarımız, yaşamı anlamlandırma şeklimiz düşünce olup bizi harekete geçiren güçtür. “Ben artık şöyle yaşayacağım, bundan sonra bu şekilde davranacağım.” gibi kararlar zihinsel süreçlerin ürünüdür. Sonuçta insan, inandığı bir şeyi sürekli şekilde yaşar. Yani inandığımız gibi yaşarız.

 

* Mutluluk, zihinde başlar. Hayattaki olumlu ve pozitif noktaları görebilmektir. Klasik yarı dolu yarı boş bardak örneğinde olduğu gibi gerçekliklerdeki olumlu noktaları görmek gerekir.

* Mutluluk, bağımlı kalmadan ama bağlı kalmaktır.

* Mutluluk yetinmektir, var olanın kıymetini bilmektir. Olması gerekene değil, olana odaklanmaktır. Sahip olduğunuz şeylerle çok mutlu olacak o kadar çok insan var ki…

* Mutluluk, bakış açısı sonucudur. Var olan yaşam içindeki olumlu yönleri görmek, fark etmek ve onları bir artı olarak kabul etmektir.

* Mutluluk, kimseye muhtaç olmamak için çabalamaktır. Eğer hayatınızı kimseye muhtaç olmamak için çabalıyorsanız hem süreçte hem de sonuçta mutlu sizsiniz.

* Mutluluk, sağlıklı olmaktır. Aslında her şey kazanılır, acısı geçer veya azalır ama sağlık kaçan tren gibidir. Sağlıklı iseniz, siz inanmasanız bile mutlusunuz.

* Mutluluk, hayatın farkında olmaktır. Yaşamın her saniyesi mutlu hissetmek için vardır.

 

Mutluluk çalışmak ve sevmektir. (Freud)

 

Hem üretiyor hem de sevgi dolu iseniz sizi kimse yıkamaz. Çalışmak, belirli saatlerde belirli bir işi para kazanmak için yapmak anlamında olan çalışmak değil, kendine ve insanlığa bir şeyler katmak, kazandırmak anlamında bir çalışmadır ve severek yapılması sonucunda insanı mutluluğa götüren bir aktiviteye dönüşür. Çalışmak, üretmektir, faydalı olmaktır, bu dünyada bir işe yaramaktır. Sadece para kazanmak ile ölçülmemelidir.

Sevmek duygusu evrende mutlak bir güçtür ve” insanda her şeyle baş edebilirim” duygusu uyandırır. Severek yapılan iş, severek yürütülen ilişki vs. durumlar kişilere mutluluk kapılarını açar.

Mutluluk; realist bakıp, pozitif görmektir. Yaşamın gerçeklerini göz ardı etmeden içinde bulunduğumuz durumun olumlu ve öğretici taraflarını yakalamak, bizi olgunlaştıracak ve mutlu edecektir.

Mutluluk, üretmektir. Yaşamı üretmeden, kendini geliştirmeden yaşamak mutsuzluğa neden olur. Sonbaharda dökülen yapraklar üretkenliğin bitişi gibi düşünüldüğünde doğada ve insanlarda bir hüzün meydana gelir, oysa ilkbaharla yeşeren doğa üretkenliği simgeler ve insanlarda neşe ve yaşama duygusu ortaya çıkarır. O halde üretmek ve bunu paylaşmak mutluluk sebebidir. (Emeklilerin depresyonu ve mutsuzlukları da artık üretmeyecekleri ve işe yaramayacakları hissinden kaynaklanır.)

 

Mutluluk, aidiyettir. Kendini bir yere ait hissedebilmektir.

Mutluluk, kendin olabilmektir. Maskesiz ve rolsüz.

Mutluluk, sevebilmek ve karşılığında sevilmektir.

Mutluluk, ibadettir. İnandığın değerler için bir şey yapmaktır.

Mutluluk, güvendir.

SERHAT   YABANCI

İlişki ve Evlilik Danışmanı

Diğer yazılarım ve  takip için:

www.twitter.com/serhatyabanci

www.facebook.com/serhatyabanci

www.instagram.com/serhatyabanci

www.serhatyabanci.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here