Negatif Duygu Durumundan Nasıl Çıkarız?

172

Negatif Duygu Durumundan Nasıl Çıkarız?

“Ahmet, kız arkadaşının evlilik teklifini geri çevirmesinden dolayı melankoliye bağlamıştı. Kaç gündür yemiyor, içmiyor hatta uyuyamıyordu. En son annesinin ısrarıyla terapiste gitti.

Terapist:Neden bu kadar derin yaşıyorsun?

Ahmet:Siz de olsaydınız bu hayal kırıklığı için bu kadar üzülmez miydiniz?

Terapist: Neden?

Ahmet: Çünkü terk edildim, bütün emeklerim boşa gitti. Yarı yolda bırakıldım.

Terapist: Bu senin için ne anlama geliyor. Ahmet: Değersizlik, kandırılmışlık.
Terapist: Kendini değersiz hissediyorsun. Ahmet: Evet aynen öyle. Gururum çok kırıldı. Terapist: Peki neden ayrıldı?

Ahmet: Ailesi onay vermemişti zaten. O da ailesinin sözünü dinledi ve beni terk etti.

Terapist: Yani ailesine çok mu düşkün?

Ahmet: Fazlasıyla. Hatta ailesi onun üzerine gelecek planları kurdu. Kızımız mezun olacak bize bakacak ve bizim yanımızda olacak.

Terapist: Peki böyle bir aile ve böyle çocukları olan biriyle evlendiğinizde beklentileri bitecek miydi?

Ahmet: Elbette bitmeyecekti. Belki de daha fazla olacaktı. Çünkü iki maaşımız olacağı için daha çok isteyeceklerdi.

Terapist: Peki sen bu durumda ne yapacaktın?

Ahmet: Tabi ki izin vermem. Ben çekirdek bir aile olmak istiyordum. Zaten bunu onunla da konuşmuştuk.

Terapist: Demek ki kız arkadaşın da evlenilmesi durumda daha fazla sorun yaşanacağını tahmin etmiş.

Ahmet: Aslında çok kez bunu söyledi. “Ben ailemsiz, ailem de bensiz olamaz demişti. ”

Terapist: O halde evlilik teklifini kabul etmemenin nedeni sana verdiği değer değil daha çok kendisi ve ailesi ile çözemediği sorunlar mı?

Ahmet: Sanırım.

Terapist: Bu konuda çabalarınız oldu mu?

Ahmet: Kız arkadaşım çok çabaladı. Günlerce ailesine yalvardı ağladı. Ama nafile.

Terapist: Aslında seni kaybetmemek için ciddi emekler vermiş.

Ahmet: Aynen öyle.

Terapist: Demek ki sana çok değer veriyormuş.

Ahmet: Evet…

Terapist: İnsan sorun yaşayacağını ve mutsuz olacağını bile bile evlenmeli midir?

Ahmet: Bilmiyorum.

Terapist: Mesela senden küçük kardeşin Ali böyle bir ilişki yaşasaydı, onu evlenmek için motive der destekler miydin?

Ahmet: Kardeşimi bile bile ateşe atamam.

Terapist: Şimdi bunu kendin için düşün.

Ahmet: Sanırım, olması gereken buydu. Peki, ne yapmalıyım.

Terapist: Taziyeni tutmak ve bu süreci doğru analiz etmek için biraz zamana ihtiyacın var mı?

Ahmet: Hem de çok. Zaman geçtikçe sorunları kız arkada- şım gibi göreceğim sanırım.

Ahmet, kız arkadaşının onunla evlenmekten vazgeçmesini onu yeterince sevmemesine ona yeterince değer vermemesine bağlamıştı. Oysa kız arkadaşı da bir çıkmaz- daydı. Yıllardır üzerine planlar yapan ve bunu ona telkin eden bir ailesi ile sevdiği adam arasında kalmıştı. Ahmet, onu anlamaya çalışsa da duygularının yoğunluğu ve kaybetmenin acısı nedeniyle okları kendine yöneltmişti. Bu tip durumlarda yoğun ve uzun süreli üzüntümüz, bizim kendimize yüklediğimiz anlamlara ve ilişkiye yüklediğimiz anlamlara dayanır. Elbette ayrılık sonrası üzülmeliyiz. Başka birini hayatımıza almamalıyız, ama bu süreci de doğru analiz etmek için farklı düşünme kaynaklarına ve zamana ihtiyacımız vardır.

Duygu durumumuzu değiştirmek için, önce duygumuzu kabul etmeli ve bundan kaçmamalı, sonra ise bunun hangi düşüncemizden çıktığını bulmaya çalışmalıyız.

Negatif duygu durumu, bir olaya bağlı olarak yaşa- nacağı gibi zihnimizde geçen düşünceler nedeniyle de ya- şanabilir. Bazen bu duygu durumuna kendimizi kaptırır, dakikalarca hatta saatlerce bunun kontrolüne gireriz. Butip duygu modları, hem zihni yanlış kullanma hem de bu duygu durumundan çıkmayı bilememek ile alakalıdır. İs- tisna da olsa bu duygu durumundan (acıdan) keyif alanlar da olabilir.

Nedeni ne olursa olsun bu duygu modundan en kısa zamanda çıkmamız gerekir. Çünkü bu durum zamanla alışkanlığımıza dönüşmekte ve genel ruh halimize dönüş- mektedir.

Peki, negatif duygu durumundan nasıl çıkabiliriz?

Zihinsel öneriler
  • Üzülmem normal, ama bu uzun ve çok derin ise burada abartılı bir düşünme tarzı mevcuttur. “Eğer çok üzülüyor ve derinden yaşıyorsam, olayı zih- nimde, olduğundan abartılı yaşıyorum. ”
  • Zihinsel yöntem, duyguları bastırmak değil, yönetmektir. Doğru düşünmeyi ve doğru şekilde anlamlandırmayı öğrenirsek, duygu ve düşüncelerimizi kontrol altına almış oluruz
  • Zihnimizin geri dönüşüm kutusundaki duygu ve düşüncelerden iyi olduğumuz zaman kurtulmalıyız. Kötü hissettiğimizde, kendimizi zayıf hissettiğimiz için; hem o an ki, hem de geçmişteki negatif duygu ve düşüncelerle baş edemeyiz.
  • Yaşamsal hiçbir olayın bizi uzun süreli ve derinden üzemeyeceğini, sadece olaylardan çıkardığımız anlamların bizi üzebileceğini hatırlamalıyız.
  • Yaşanılan olayı, geçmişle ilişkilendirmeden yorumlamalıyız. “Şuan, burada, somut olarak şu davranış- tan dolayı bu kadar üzülüyorum” diyerek sınırları daraltmalıyız. Geçmiş olaylarla bağlantı kurmamız,

10 derece üzüntü veren bir olayı 60-70 derece yaşa- mamıza neden olur.

  • İlk yapılması gereken zihni kontrol edebilmeyi sağlamaktır. Zihnimizi kontrol edebilmek için, “duygularım ve davranışlarım benim hamurumdur”, “düşünce ve duygularım benim kontrolümdedir, istediğim zaman kontrol edebilirim” düşüncesine inanmalıyız. O durumlarda sık sık bunu tekrar et- meliyiz. Düşünce ve duygularımızı negatif duygu anında, istediğimiz zaman kontrol edebileceğimizi mümkün olduğunca sık bir şekilde düşünmeliyiz.
  • Hiçbir olayın olurundan daha fazla bizi üzemeyeceğini tekrar hatırlamalı ve kendimizle konuşmalıyız. Eğer küçücük bir olay yaşayıp derin negatif duygu yaşıyorsak, “bunu ben uzatıyorum, ben büyütüyorum ” demeliyiz.
  • Negatif duygu durumundan çıkmak için illaki tam dibe batmayı beklememeliyiz. Bazıları buna inandıkları için “dibe vurup yukarı çıkacağım” diye düşünüp tam batmayı beklerler. Fakat hem batarken hem de çıkarken süre uzar ve acı daha fazla yaşanır. Bu nedenle dibe vurmayı beklemeyeceğiz. Bu çözüm şeklini artık kabul etmiyoruz. Zararın nere- sinden dönülürse kardır.
  • Yaşadığımız anı, bir de daha kötüsünü düşünüp var olan durumun olumlu yönlerini görebiliriz.
  • Zihninizdeki düşünceden uzaklaşmak için “düşünmeyi 10 dakika erteliyorum” diyerek ara vermeliyiz.

Davranışsal öneriler

  • Bulunduğunuz ortamı değiştirelim. Aynı yer, aynı düşünceleri çağrıştırabilir.
  • Dikkatini ve zihnini dağıtacak bir aktiviteye odak- lanalım. TV, internet, dışarı çıkmak vs. gibi.
  • Pozitif bakış açısına sahip bir arkadaşını arayabiliriz.
  • Dua ve şükür edebilirsiniz. Var olan sıkıntının azaltılmasını sağlar.
  • Keyif aldığın birşey yapabiliriz. (Yemek, sinema, yürümek, yarım kalmış bir işi tamamlamak…)
  • Derin nefes egzersizleri yapabiliriz. Önce bedensel gerginliği giderebiliriz. Derin nefes egzersizi: 3 parça halinde burundan nefes alıp, içinde 3’e kadar sayarak tutup, daha sonra 3 parça halinde vermek… Bunu 20’şer saniye aralıkla 3-4 kez tekrar etmek.
  • En kısa sürede sosyal ortama girebiliriz. Mümkün olduğunda içe kapanmamak, yalnız kalmamak gerekir. Arkadaşlarla, eş, aile, çocuğun ile hemen beraber olmalısın. Birlikteyken ister istemez ortama uyarken dikkatin dağılır.
  • Duş almak ve uyumak ile bedensel gevşemeyi hızlandırabilirsin.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here