Partner seçiminde hatalar

106

Partner seçiminde hatalar:

1. Üzerinden prim yapacağı kişiyi aramak.
2. Çocukluğumuzda eksik kalmış yaraları eş seçimiyle tedavi etmek. Mesela, babasıyla ilişkisi kopuk büyüyen kızın, olgun, yaşlı kişilerden hoşlanması gibi.
3. Varoluşunu kanıtlamak üzere, kendinden üstün veya çevresinin özendirdiği birini aramak. Kendini toplumsal yaşamı içinde yetersiz gören birinin benliğini kanıtlamak için onaylanacak ya da tam tersi birini seçmesi.
4. Evliliği veya ilişkiyi bir iyileşme olarak görmek ve eşinin kendisini tedavi edeceğini düşünmek. Ne vereceğini değil, ne alacağına odaklanan birinin seçim şeklidir bu. Ben onunla mutlu olabilir miyim yerine, o beni mutlu edebilir mi bakış açısıyla seçim yapmak.
5. Aileye bağımlı birinin, sevmediğini biriyle aile baskısı ile ilerde severim diye evlenmesi.
6. Sık flörtlerden sonra yorulup bir an önce düzenli ve sağlıklı ilişki yaşamak adına tanımadan acele edip evlenmek
7. Ebeveyne olan isyanı somutlaştıran tercih. Bazı bireyler, ailelerin kendilerini yetersiz görmeleri ve her şeylerine müdahale etmeleri nedeniyle, onlara karşı kendilerini hep yetersiz ve ezilmiş hissederler. Böyle bireyler, belli bir yaşa geldiklerinde isyanlarını ailenin kabul etmeyeceği birini seçerek gösterirler. Aslında o seçimin içinde hem aileye isyan yatar hem de kendi bireyselliğini ilan etmesi yatar. Yanlış olduğunu bilse de bu tercih onun var olma girişimidir. Aileler inat ettikçe tam istediği ortam olur ve kişi birikmiş hesapları ve savaşları bu ilişki üzerinden giderir. Yapılması gereken akılcı telkinlerden sonra inatlaşmamak ve terapi desteği almaktır.

Rujunun tadını erkenden tattıran, rimelinin tadına da kendisi bakar.

Aslında bu seçenekleri arttırmak mümkün. Esas bilinmesi gereken şudur ki, tercihler düşünceden başlayıp kalbe doğru yol alır.
Yani evlenmeden veya ilişkimiz olmadan önce neyi niye istediğimizi bilmeliyiz.
Aslında seçeceğimiz, kişi ve ilişki şekli ve sınırları kafamızda çizilmiştir. O nedenle aşık olacağımız kişiyi önceden biliriz. “Yıldırım” aşklarında, “çarpılmalarda” da bu böyledir.
Aslında kimseye çarpılmıyoruz. Biz zaten çarpıldığımız (etkilendiğimiz) kişiyi önceden düşüncelerimizde yaşatıyorduk.
O ideaya en yakın olanı gördük ve “işte bu” dedik. Yani kime âşık oluyoruz? Evet, yıllarca üzerine kafa yorduğumuz, hayal ettiğimiz, kafamızda tasarladığımız birine âşık oluyoruz ve o beklenen biri. Sadece kim olduğu belli değildi. Bazen “ben herkese âşık olabilirim simitçi, memur, şoför “ vs. gibi söylemler duyarız. Bunu söyleyen bir arkadaşımın on yıldır bir simitçiye âşık olmasını beklediğimi de söylemek isterim. O halde, önümüze gelen herkesten elektrik almayız. Elektrik alacağımız kişinin kim olduğunu, kendimizi sorgular ve zorlarsak zihnimizde bulabiliriz.

Doğru yolu çizmek için önce yanlış insanların üstünü çizmelisin.

Aynı yöntemleri kullandıkça, aynı sonuçlardan kaçamazsınız. İlişkilerdeki başarısızlıkla ilgili söylenecek en güzel söz; “aynı yöntemlerle farklı sonuç alacağını ummanın delilik olduğunu” söyleyen Einstein’ın sözüdür. Defalarca evlenmek, partner değiştirmek, suçu sürekli başkasında bulmak, bu sözün yansımasıdır. Kişi devamlı aynı sonuçları yaşıyor ise, ya aradığı kriter yanlış ya yürütme şekli yanlış, ya psikolojik yapısının farkında değildir. Yukarıda belirttiğimiz gibi, esas olan, önce kendimizi tanıdıktan sonra “ben”in ne istediğini keşfetmektir. “Ben ”ini tanıyan biri, onun isteğini de bilir. Geriye sadece nasıl yapacağını öğrenmek kalır. Ne istediğinizi bilmediğiniz sürece, nasıl yapacağınızı bilmenizin bir anlamı yoktur. Eğer bulduğunuz kişi size uymuyor ise ilk yaşayacağınız şey, yoğun bir şekilde onu değiştirmeye ve eleştirmeye çalışmaktır. Yoğun değiştirme eleştirme çabasının altında üç şey yatar; ya uygunsuzluk ya mükemmeliyetçilik ya da hafif narsizmin verdiği bencillik.

Size uymayan yönü, eleştirmekle uyumlu hale getiremezsiniz. Yılardır eleştirdiğiniz partnerinizin A özelliği ne kadar değişmiştir? Eleştirmek veya onu suçlamak hem ilişkiyi yıpratır hem size karşı nefret ve inat yaratır hem de onun sanki bilerek değişmediğini düşünmenize, buna bağlı olarak da öfkelenmenize ve saldırgan olmanıza neden olur. O halde ilişkilerde eleştirmekten çok, karşılıklı uzlaşma ile çözüm aranmalıdır. Aynen şöyle: Bir alış-veriş pazarlığında satıcı 1000 lira ister siz ise 800 lira verirseniz her iki tarafın 100 liralık vazgeçişi ile 900 lirada uzlaşma sağlanır.

Serhat Yabancı

Unutmak mı Affetmek mi kitabımdan. satın almak için tıklayın..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here