Sonuca Değil Sürece Odaklan

192

 

Sonuca Değil Sürece Odaklan

Sonucunu düşündüğünüz bir ilişkide, keyif almak yerine o ilişkinin sonucu ile ilgili kaygılarla boğuşuruz. “Ya olursa? Ya olmazsa?” Belirsizliğin üzerine gidiyor, karamsarlıkla, hep olası olumsuz sonuçları seçerek çıkarımlarda bulunuyoruz. İlişkinizde de sonuca odaklanırsanız güzelliklerin, iyi şeylerin tadını alamazsınız. Bu durum ise hep plan yapan, hep kaygı yaratan bir sevgili haline dönüştürür sizi.

Sonuç odaklı düşünen kişilerin özellikleri ve düşünce yapıları :

 

  • Kaygılı kişiler
  • Partnerini gözünden aşırı büyütüp kaybetme kaygısı yaşayanlar
  • Dürtüseller
  • Kendini yetersiz ve sevilmeye uygun olmadığını düşünenler
  • Bir kusuru veya eksiğini gizleyenler
  • Bağımlı özellikler
  • Aile baskısına maruz kalanlar
  • Duygusal yoksunluk şemaları
  • Takıntılar

 

 

Kişi, doğru bir süreci yönetebilmek için önce özgürce düşünmeli ve baskı altında olmamalıdır. Kaybetme korkusu, sosyal baskı, duygularını yöneteme, yoğun duygusal açlık, kişiyi hemen davranış göstermesine ya da karar almasına neden olmaktadır.

 

Bu sorunu olanlar genelde ilişkiyi hızlandırırken tanıma ve anlama süreçlerini es geçtikleri için saman alevi gibi büyüyen ilişki, aniden bitme veya aniden mutsuzlaşmaya neden olmaktadır. Çok hızlı başlayan ilişkilerde ya taraflardan birinde ya da her ikisinde yukarıdaki özelliklerden olması muhtemeldir.

Toplumumuza uyarlarsak sonuç odaklı düşünenler:

 

  • Kız arkadaşının sürekli “her an beni kaybedebilirsin, bana karışamazsın ” yansıtması ile güvende hissetmek için hemen ( nişan veya evlilik) sonuca gitmek isteyenler,
  • Evlilik yaşının geçtiğini düşünüp ilişkide hemen sonuca odaklananlar,
  • Kendine güveni düşük olduğu için, flörtte terk edilmemek adına acele edenler,
  • Sürekli ilgi ve paylaşım isteyip ve sevgilisine yapışık yaşayanların,engelleri (mesafe, sosyal baskı, ahlaki öğretiler, vs) kaldırmak için acele edenler,
  • Flört yürütmeyi bilmeyenler,
  • Belirsizliğe tahammül edemeyen kontrolcü ve kaygılı kişiler
  • Menfaat elde etmek ( miras, evlilik etiketi,çocuk sahibi olma,kendini güvene alma) acele edenler,
  • Bir kusuru veya daha sonra ortaya çıktığında terk edilme ihtimali yaratacak bir duruma sahip olanların  kendini  ve ilişkiyi garantiye almak için acele edenler olarak tanımlayabiliriz.

 

Bu ve buna benzer nedenler, ilişkinin doğal akışını bozmakta, sırasına göre gidilmesi gereken adımları atlatılmasına,sağlıksız  ve sağlam olmayan bir ilişki üzerine karar alınmasına neden olmaktadır. İlişki, ne kadar “emin olma” ve “uyumlu olma” üzerine kurulursa  o kadar güven ve mutluluk verirken, acele edilen her aşamanın sorunu evliliğe yansımakta, çözülmeyen sorunlar da evliliğe dezavantajlı başlamaya neden olmaktadır.

 

İkili ilişkiler haricinde de süreç değil sonuç odaklı olmak bizde keyifsiz ve kaygılı bir ruh haline neden olur. Örneğin sınav kaygısının tek nedeni sonuca odaklanmaktır. “Ya kazanamazsam, ya sınav günü bir şey olursa” gibi. Yine “Ya kötü bir şey olursa?” derseniz evden çıkmamamız ya da kimseyle iletişim kurmamanız gerekir. Sonuca odaklanmak, sürecin kötü yaşanmasına neden olur. Partnerinizle yaşadığınız ilişkinizde onu tanımak ve hayatınızın geri kalanını geçirebileceğiniz kişi olup olmadığına karar vermek yerine “Sonumuz ne olacak” sorusunun cevabının peşine düşerseniz, muhtemelen ilişkinizin bitişini izlersiniz.

 

Sonuca odaklanmak bazen bir özgüven sorunun göstergesidir. Rahat olamamaktır. Kaybetme kaygısıdır. Sadece kendimizi değil etrafımızdakileri de kontrol altında tutmaya başlarız. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğun yanı sıra yalnızlaşmaya başlarız. Bu nedenle sonuca odaklı biriyseniz “Neden böyle düşünüyorum?” diye kendinizi sorgulamalısınız.

 

Bir ilişkinin başında, sonucu düşünmek, bu ilişkinin sonu ne olacak diye garantici olmak, ilişkinin doğal akışını baştan bozacaktır. Öncelikle hiçbir ilişkinin sonunun ne olacağını bilemeyiz. Evlilik şayet bir sonuç ise, boşanma nedir peki? İlişkinin sonu yoktur. Sadece bir sonraki aşaması vardır. Sonuç odaklı olan tüm ilişkiler, çok hızlı başlar ve çok hızlı da biter. Çünkü o ilişkiler sonuca odaklanır, tüm çabalar sevgi için değil; sonuca odaklanmak için verilir. Kaygılı ve kontrollü ilişkilerde bu süreç böyle sürer. Süreci kontrol etmek isteyen, boşa emek harcamak istemeyen, bilinçaltındaki birilerinin telkini ile hareket eden kişiler ilişkiyi daha güvenli ve onaylı sürdürmek isterler. Böyle ilişkilerde, ilişki yaşanmaz, sadece planlanır şayet karşı taraf süreç odaklı ise çatışmalar ciddi boyuttan ayrılmaya taşınır.

Aslında çok fazla ilişki yaşayıp, evlenmek isteyen bireylerin en büyük hatası planlamadır. Evlenmek için çok çabalarken, acele etmek ve bir an önce flörtü evlilikle sürdürmek nedeniyle ilişkileri biter.

Oysa evlilik kararı plana göre değil, ilişkinin gidişatına göre verilir.

 

İnsanlar, ilişkiden aldıkları güç ile evliliğe karar verebilirler. Flört, insanlara güven vermelidir. İki taraf da yaşanan kopya dönemden cesaret almalıdır. Böyle olunca zaten süreç iki tarafın koruması altında olur. İlişki beraber büyütülür. O halde kaygılarımız, korkularımız, geçmiş olumsuz yaşantılarımızdan hareket etmeden, ilişkiyi yaşamaya odaklanmalı, bir yandan da tanımaya çalışmalıyız. Evlenecek kişi mi eğlenecek kişi mi diye keskin ayırım yapmaya da  gerek yok. Çünkü ikisi de aynı kişi olmalıdır. Kim bilir? Belki zamanla evlenmekten vazgeçen siz olacaksınız.

 

Iyi bir sonuca ; doğru yönetilmiş ve yaşanmış bir süreçten gidilir.

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here