Sosyal medyayı çok kullanmak, boyun eğici yapıyor

170

Sosyal medyayı çok kullanmak,  boyun eğici yapıyor??

Türkiye 50 milyon kişinin  sosyal medya mecralarından her hangi birinde en az bir hesabı var veaktif olarak kullanıyor.( sadece bakmak dahil)

Rakam böyle yüksek olunca demek ki bir keramet var diye düşünmemek elde değil.

80 milyonun 50 milyonu ne arıyor sanalda acaba?

Aslında sosyal medya yeni bir yaşam alanı. Çoğu insan, yediğini,içtiğini,olanı olması gerekeni, işini ,aşkını,acısını tatlısını sosyal medyada gözler önüne seriyor.  Hatta fenomen olup direkt bu alanı iş ve kazanç kapısına dönüştürenler de git gide artıyor.

Son zamanlarda da yayınevleri takipçisi çok olan kişilere kitap çıkarma yarışına bile girdi.

sosyal medya ile ilgili görsel sonucu

Bu kısa bilgiden sonra yazımızın başlığına dönelim. Sosyal medya bizi nasıl boyun eğici yapıyor. Her şeyden  onaylanma ihtiyacı, kişinin boyun eğici davranışlar göstermesine,beklentilere göre şekil almasına neden olmaktadır.  Onay bağımlısı veya eleştiriye karşı hassasiyeti olan kişiler, spontane duyguları yerine, onaylanacak ya da vitrinine yakışacak paylaşımlar yapmayı tercih ediyorlar.  Diğer uçta ise bazıları böyle bir riski göze alamadıkları için hiç bir paylaşımda bulunmamaktadırlar.

 

  • Her Cuma standart olarak Cuma mesajı paylaşmak; kişinin çevresinin bunu beklendiğini, bunu yapması gerektiğini düşünmesi bir boyun eğici düşünce yapısının ürünüdür.
  • Bir sosyal sorunu paylaşmak: çoğu zaman o konuda hiç bir eylem yapmayan veya reel hayatta bunu dilimnealmayan birinin sadece beklentiler için paylşaımda bulunması ( son zamanlarda “halep” katliamı gibi.
  • Yapılan yorumlara veya eleştirilere göre yaşam şekli geliştirmek: Kişi, onaylanmak veya ilgiyi kazanmak için çoğu zaman istediğini değil, istenileni yapmak zorunda hisseder. Burada en büyük hüç, takipçilerin  “LİKE” silahıdır. Elde edilen “like” a  göre  kişi tarzını ve zevklerini değiştirmektedir.
  • Gündeme göre şekil almak : Bazı insanlara gerek takipçi kaybetmemek, gerekse daha çok takipçi kazanmak adına gündeme göre hareket ederler. O gün gündem ne ise onun ateşli savunucusu olur.
  • Hergün bir şey paylaşmak zorunda hissetmek : bu düşünce bile kontrolün sizde değil, size takip edenlerde olduğunun gösterir. “Paylaşmasam ne olur ?” sorusuna verdiğiniz cevap da sosyal medyada var olma nedenini ortaya çıkarır.
  • Burası bana yeter düşüncesi: Sanal alemde yarattığı profl üzerinden beslenmek ve buna bağlı olarak reel hayatta neredeyse yok olmak. Sanal alem, kişiyi istediği şekilde besliyorsa, sanala bğaımlılık olduğu için, doğal olarak boyun eğici olacaktır.
  • Eleştirilen yazı veya paylaşımı kaldırmak : Eğer kişi onay veya like hassasiyetine sahipse istediği veya doğru bildiği düşüncesini sırf tepki aldığı için veya beklediği beğeniyi alamadığı için kaldırabilmektedir. Bu durum, onaylanmama ve beğenilmeme ile baş etme gücünü tamamen zayıflatmakta diğer yandan takipçiler için ise “dik duramayan “ olarak da tanımlanmaktadır.
  • Koşullu sevilme algısı: kişi  ancak, beklentilere uygun davranırsa koşullu sevgi algısını yaratır. Ve bu düşünceye boyun eğer. “Onlarda oluşturduğum “BEN”e uygun paylaşımlar yaprsam sevilirim” koşullu sistemi ile kendinden vazgeçer.
  • Eleştiri ve olumsuz yorumları hemen silme veya ikna etme : Kişi eleştirildiğinde bu durumu normalize etme ve “olabilir” olarak tanımlamak yerine heme slime veya ikna etme çabasına girmektedir.

 sosyal medya ile ilgili görsel sonucu

Peki sosyal medya mı boyun eğici bir bakış açısı yaratıyor yoksa boyun eğici şeması olan mı sosyal medyaya bağımlı oluyor?

Açıkcası tümünün altında “ sevgi eksikliği ve koşullu sevgi ” çekirdeği olduğunun düşünüyorum.. Bağımlılıkta da boyun eğicilikte  de ilgi ve sevgiyi alma esası vardır.

Kişi başkası tarafından sevildiğinde, beğenildiğinde sadece kendini değerli hissetmektedir. Alamadığında kusurlu, değersiz  hissetmektedir. Bu nedenle de ilişkilerinde de karşıdakine göre şekil almakta, kendini mutlu etmek yerine de başkasına yatırım yapıp onun dolaylı yansıtması ile mutlu olmayı tercih etmektedir.

sosyal medya ile ilgili görsel sonucu

Sosyal medyada çok zaman geçirmek,duygusal yoksunluğu gidermeye yöneliktir. ( Bu arada iş-reklam-satış için girenler hariç)  insan bir yoksunluğu başka bir kanaldan ne kadarç ok gidermeye çalışırsa o kadar o kanala bağımlı hale gelir. Bu nedenle tek beslenme kanalı, hem kanala muçtaç olmamıza hem de kendimizi mutlu edebilme seçeneklerini fark etmememize neden olur.

 

Özetle: sosyal medyayı sık kullanmak, zamanla boyun eğici bir yapıya doğru sürüklemektedir. Onay, beğenilme, ciddiye alınma isteği gibi beklentiler, bu beklentilerin kaşılanması için bizi sürekkli kişiliğimize göre değil, beklentiye göre davranmaya zorlar.

Oluşturduğumuz sanal tribün ve ona uygun vitrin, bizim adeta müfettişimiz olmakta, onlardan kopmamak için ise bizi itaate zorlamaktadır.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here