Toplum olarak karşımızdakini kendimize bağlamanın en pratik iki yolu

151

Toplum olarak karşımızdakini kendimize bağlamanın en pratik iki yolu; Korkutmak ve yalnız kalma ile tehdit etmek.

-Ben olmazsam,
-Bensiz sen….
-Benden sonra,
-Benden ayrılırsan bir daha….
Vb gibi.

Gideni engellemek,kalanı da garantiye almak için bildiğimiz en güzel yollar bunlar. Oysa onların kalmasını istemek,onların hayatında bu kadar fonksiyonel rol kaplamak,“kendimiz için” yaptığımız bir eylemdir.

Ve çoğu zaman,karşımızdakinin gidememesinden fırsat yaratmak ve beslenmektir.

Enerjini onu tutmak için barikatlar,izolasyonlar oluşturmak yerine,seninle olması için paylaşımlara harcaman gerek.
Kıskançlığa,kontrole,yontmaya harcadığın enerjiyi beraber mutlu olmaya,daha güzel zaman geçirmeye,anlaşma zeminini güçlendirmeye harcamış olsan,zaten gitmesi için bir gerçekçe kalmaz.

İşte bu kısır döngüde çoğu zaman, tutma şeklimiz gitme nedeni olur.
Sen gitmemesi için zorladıkça,onun kalmasını zorlaştırırsın.

İki taraf birbirine özgür alan tanıma cesaretinde bulunmalı. Duyguların özgürce hissedilmesi ve yaşatılması gibi.
Oysa özgürlüğü ; istediğini yapmak, sorumsuzluk ve kopuşla çağrıştırdığımız için ilişkilerde özgürlüğü koca bir tehlike olarak görürüz.
Tıpkı “kızını dövmeyen dizini döver”
“Ya davulcuya ya zurnacıya”
Ya nataşaya ya meyhaneye gibi.

Karşımızdakine güvenmemek, maalesef toplumsal genetiğimize işlenmiş.

Oysa kontrol etmek yerine bilinçlendirmek,bilgilendirmek olsaydı kaygı ve kontrol yerine güven olacaktı.

Kaygılarımızı rahatlatmaya değil,mutluluğumuzu arttırmaya yatırım yapalım..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here