‘Bir Yol Hikayesi…’

0
655

Bu tatil Ahmet ile eşi Ayşe için çok önemliydi. Bodrum’a doğru yola çıkmışlardı. Çünkü Bodrum onların evliliklerinin tohumlarının atıldığı yerdi. Otoban çok hoşlarına gidiyordu. Otobanda giderken Ahmet ‘ah ne güzel yol, burada biraz hızlanayım’ diye düşündü. Gaza yüklendikçe Ayşe oldukça tedirgin oldu ve birden ‘yavaş’ dedi ve Ahmet de kendisini oldukça rahatsız hissetti. Ahmet rahatsız olmuştu ama Ayşe de hızlı gitmesinden dolayı oldukça Ahmet’e öfkelenmiş ve bu durumdan tedirgin olmuştu. Ahmet cevap olarak ‘ne var ya, neden bağırıyorsun zaten yavaş gidiyorum’ dedi. Ayşe de söylenmeye devam etti. ‘Hep böyle yapıyorsun zaten ne zaman otoban görsen ya da hız yapacak bir yer görsen hızlanıyorsun ve defalarca sana burada rahatsız olduğumu söylememe rağmen devam ediyorsun.’ Ahmet’in suratı düştü. Ahmet yola baktı. Ayşe’de sağa dönerek camdan dışarı baktı. Neredeyse Bodrum’a kadar aralarında başlayan tatlı sohbetten eser kalmamıştı. Bir kere mola verdiler. Mola da bile az iletişim kurdular ve Bodrum’a bu şekilde devam ettiler. Bodruma geldiklerinde Ahmet kaçan keyfin ve huzuru neticesinde oldukça gerilmişti. Arabasından sert bir şekilde indi ve Ayşe de indi. Ayşe otele baktı ve çok etkilendi. Sonra havuza baktı ve göz ucuyla inceledi ve burada çok güzel bir tatil yapacağını anladı. Sonra Ahmet’e dönerek espirili bir şekilde şunu fısıldadı: ‘Yani bir formüle yarışına girdik ama sonrasında harika bir otele geldik’ diyerek gülümsedi. Ahmet de istemsizce güldü ve ‘ay Allah’ım ya’ diyerek kahkaha patlattı.

Ayşe’nin bu espiritüel cümlesiyle bir an da yol boyunca oluşan olumsuz elektrik ortadan kalkmış oldu. Ahmet’e sarıldı ve ‘iyi ki geldik hayatım’ dedi. Ahmet de iyice yumuşamaya başladı ve ‘bavullarımızı indirelim, bir an önce otele geçelim’ dedi.

İşte bu, ilişkilerde espiri ve konuyu uzatmamak bazen en büyük kriz çözüm yöntemlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bazen her şeyi kurcalamamak gerekiyor. Her şeyi mantıklı açıklamamak gerekiyor. Herkesin mutlaka kendisini savunmaması ve illa ki bir suçlu bulmamak gerekiyor. Bazen bir dokunuş, bir espiri, bir mizah birçok çözüm çözme yöntemlerinden daha iyi bir ilaç olarak kendisini gösteriyor. İlişkilerde küçük takılmalar, mizahlar hayat kurtarıyor. Eğer Ayşe ile Ahmet bu konuyu tekrar masaya yatırsalardı inanın belki de bütün bir tatil bunun gölgesinde geçecekti. Ve birbirlerini daha çok kıracaklardı. Burada önemli olan olayın otopsisini yapmak değil; krizi iyi yönetmektir.

 

SERHAT YABANCI

AİLE/EVLİLİK DANIŞMANI

Yazar

www.instagram.com/serhatyabanci

www.twitter.com/serhatyabanci

www.facebook.com/serhatyabanci

www.serhatyabanci.com

Bilgi- Randevu: 02163713383

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here