Ana Sayfa Blog

Az şey beklediğin için kırılmışlıkların az olur.

0

Kendini mutlu etmek için, kendine ne kadar çok güvenirsen başkasından o kadar az şey beklersin.

Az şey beklediğin için kırılmışlıkların az olur.

Hayal kırıklıkların az olur. Sen en iyisi en çok mutluluğu kendinden iste. N’olur n’olmaz, beklenti hep yaralar.

Kendini mutlu etmek için, sürekli hata yapanları ve seni sürekli üzenlere izin verme.

Çünkü birincisi hata, sonrakiler tercihtir.

Sürekli affetmek, onu cesur seni değersiz kılar.

Unutma ki, sürekli affettiğin kişi sana karşı profesyonel bir saygısız olur.

Kendini mutlu etmek için, yaşadıklarını olumlu da olumsuz da olsa unutma. Sadece affet.

Çünkü unutursan, onun sana kazandırdığı tecrübeyi de unutursun. Ve aynı şeyi tekrar yaşarsın…

Kendini mutlu etmek için, biten ilişkilerine saplanmamalısın.

Eğer ikiniz de doğru bulsaydınız bitmezdi.

Bitmişse, bu senin için hayırlara vesiledir.

Niye olmadığını belki sonra bileceksin, belki hiç bilemeyeceksin.

Ama nedenleri asla unutma.

Seni şartlarla sevenlere;

Ya seni olduğu gibi sevsinler, ya da  sensiz olmayı kabul etsinler.

#serhatyabanci @serhatyabanci #düşündüğüngibideğil kitabımdan..

 

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

Kitapları için sipariş:

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

Sen yeter ki beni sev” felsefesi nedeniyle çatı bile tamir eder hale geldim

0

“Sen yeter ki beni sev” felsefesi nedeniyle çatı bile tamir eder hale geldim.

Kendi hayatımdan ödünler verdim. Hiç uymasa da senin zevklerine, arkadaşlarına hatta aile katlandım.

Sırf sen rahat et diye, sana sorun getirmedim.

Sırf sen surat asma diye trip yapmadım.

Özel günlerimi o kadar kontrol ettim ki  hiç fark etmedin.

Sürekli gözünün içine baktım.

Bundan dolayı evi çok temiz olan,yemekleri çeşit çeşit olan bir domestik kadına dönüştüm.

Annem hep kocana hizmet et diye telkin ederdi. Bana onunla güzel zaman geçir, eğlenmeyi bil demedi.

Ben de tüm enerjimi eve, yemeğe ve işlere verdim. Bunlardan dolayı da sürekli minnet ve övgü bekledim.

Zannettim ki, ev temiz, yemek çeşitli, masraf az olursa evlilik 10 numara olur.

Zannettim ki ,isteklerini yerine getirirsem, sana kolaylık sağlarsam, konforunu sağlam tutarsam her şey çok güzel olacak.

Oysa onunla güzel zaman geçir,demeyi unutmuş büyüklerimiz.

Oysa,evlilik şirket, ben de çalışanı değilmişim.

Oysa,sevmek de varmış. Sevilmek de, sevişmek de. Sadece, iş , çocuk, ev değilmiş evlilik.

Her gün yorgun,sırf mükemmel olacam diye bitmeyen işler ve bundan dolayı da en küçük ilgisİzliğe tahammülsüzlüğüm,

Hak ettiğimi alamadığım için de öfkelerim,küsmelerim,eleştirilerin.

Sonrasında da “yapmasaydın” okları..

Kaptırmışım işte kendimi,

Kendimi o kadar ihmal etmişim ki, bir o kadar da eşimi ihmal etmişim.

Kurallar koymuşum, cezalar koymuşum.. Kimse tam rahat olamamış.

Hani bazıları vardır ya, hiç işleri bitmez. İşte öyleydim ben. 24 saat arı gibi çalışandım.

Şimdi anlıyorum ki;

Çoğu zaman can sıkıntımı gidermiş işler. İş çıkarmışım kendime.

Arkadaşlarımla sohbet etseydim, belki “en iyisini yapmak” yerine iyisini yapıp geriye kalan zamanı kendim için bir şey yapsaydım..

anlıyorum ki;

Hepsi “işe yararsam sevilirim” in ürünü.

Hepsi sevgiyi elde etmeyi bilmemenin ürünü.

Hepsi,kendimi mutlu edememenin ürünü.

Ve anlıyorum ki,

Boşuna o kadar yorulmuşum.

Boşuna o kadar koşturmuşum.

Yorulmadan da , koşturmadan da insan sevilebilirmiş. Tıpkı en başındaki gibi.

Güler yüzlü olarak da,

Sakin olarak da,

İyi yürekli olarak da,

Sarılarak da,

Saygı duyarak da,

Saygın olarak da,

Duygularını göstererek de,

Pozitif olarak da,

Dokunarak da sevilebilir ve sevebilirmiş insan.

Hem de daha az yorulup, hayatı aksatmamasına rağmen.

Şimdi bakıyorum da; kendimi mutlu ettiğimde , küçük şeyler kafama daha az takılıyor. Mesela bardağın yerinde olmaması dünya meselesi olmuyor. Amannnnn sonra kaldırırım diyorum.

Eşimden beklentilerim daha dengeli artık.

Haklılıkla ve zorunlulukla değil, içten ve samimiyetle yaşıyorum. Her şeyi ondan ilgi ve sevgi görmek için yapmıyorum. O da baskı altında hissettmediği için, daha samimi duruyor davranışları..

Ben istediğim için değil, içinden geldiği için  istediği zaman gösteriyor ilgisini. Zaten keyifli sohbetimiz ve espirilerimiz de iyileştiriyormuş,şimdi fark ettim.

İşte şimdi anladım ki;

Ben tencereye ne kadar çok samimiyet, sıcaklık,mutluluk ve huzur katıyorsam,payıma düşen de o kadar çok oluyormuş..

Ve anlıyorum ki;

Mutluluk mükemmel insan olmak değil,

İyi insan olmakmış..

Sevgiyle.

Serhat YABANCI

Yazar

Bir insanın sana değer vermediğini gösteren  10 işaret

0

Bir insanın sana değer vermediğini gösteren  10 işaret

  1. Onun İstediğini yapmadığında öfkelenir, eleştirir ya da küser.
  2. Sadece işi düştüğünde, başı sıkıştığında, sana ihtiyacı olduğunda arar diğer zamanlar ortada yoktur..
  3. Hiçbir zaman içten samimi ve sahiplenecek şekilde seninle ilgilenmez veya sorunlarına sıkıntılarına ortak olmaz.
  4. Özel, güzel ve eğlenceli/ mutlu anlarına  seni dahil etmez.
  5. Onu eleştirdiğinde ya da bir hatasını söylediğinde çok acımasızca saldırganlaşabilir ya da direk iletişimi kesip seni gözden çıkarabilir..
  6. Herhangi bir şekilde  sen küstüğünde ya da alındığında umursamaz bu durumu yok sayar ya da senin büyüttüünü ve abartığını söyleyerek gönlünü almaz..
  7. en sıkıntılı zamanlarında en üzgün zamanlarında ilgiyi daha çok bir görev edasıyla yapar. Geldiğinde ya da arayıp konuştuğunda, o samimiyetsizliği ve bir an önce görevini yapıp gitmek istediğini anlarsın..
  8. Eğer birden bire sana ilgi gösterip değer veriyor ya da sıklıkla aramaya başlıyorsa bilki ya senin gücün artmıştır ya sana işi düşmüştür..
  9. Bir başarı elde ettiğinde, bir güç elde ettiğinde, bunu sana yakıştıramaz ve şaşkın ifadeler kullanır. “Sen nasıl böyle bir şey başarabilirsin ki”gibi.
  10. Yaptığın fedakarlıkları çabaları senin görevinmiş gibi görür ve bunlardan dolayı hiçbir zaman sana minnet etmez ve ekstra bir değer göstermez..

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

Kitapları için sipariş:

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

BİZE YOL GÖSTERECEK SÖZLER

0

ERİCH FROMM DAN HAYATİ SÖZLER

Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.

Derin ve ihtiraslı sev. Kalbin kırılabilir ama hayatı dolu dolu yaşamanın tek yoludur.

İnsanın yanında büyük sözler söyleyenler değil, yürekten sevenler kalır hep.

Çaresiz birini sevmek, yoksul ve yabancı birisini sevmek, kardeş sevgisinin ilk adımıdır.

Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.

Kardeş sevgisi tüm insanları sevmektir. Ve tek kişiye ait olmaması en büyük özelliğidir.

İnsanın yanında büyük sözler söyleyenler değil, yürekten sevenler kalır hep.

Haset, kıskançlık, hırs, her çeşit açlık, bunların tümü tutkudur. Sevme ise zorlama olmadan sadece özgür olunduğunda yaşanabilen, insan gücünü somutlayan bir eylemdir.

Daha iyi olanı değil, sana kendini daha iyi hissettireni seçmelisin.

İnançlı olabilmek cesur olmayı tehlikeye atılabilmeyi acı ve düş kırıklığına hazırlıklı olmayı gerektirir. Emniyet ve güvenliği yaşamın birinci koşulu sayanlar inançlı olamazlar.

Eğitim, bir çocuğa özel yeteneklerinin fakına varması için yardım etmektir. Eğitimin zıddı yönlendirmedir.

Eğer sevgi bir çiçekse, saygı onu koruyan saksıdır. Çiçek solmaya başlamışsa dikkat edin saksı mutlaka çatlamıştır.

Anne sevgisi koşulsuzdur, koruyucudur, sıcak bir sığınaktır. Koşulsuz olduğu için denetlenemez, ya da elde edilemez.

Bir insanı hiçbir sebep yokken yüreğinizde sıcacık hissediyorsanız; işte gerçek sevgidir.

Yalan hiç bir şeyi yerinden kımıldatmaz.

Tüm insanlar eşittir, çünkü onlar toprak ananın çocuklarıdır.

Bir amaca yönelik olmayan sevgide ancak, gerçek sevgi açılıp gelişir.

Sevgi olmadan insanlık bir gün için bile var olamaz.

Sevgi ancak iki insan birbirlerine varlıkların özünden bağlanır, her biri kendisinin varlığının özünden tanırsa, gerçekleşir.

Sevgi, narsizmin hemen hemen olmadığı alçakgönüllülüğün, nesnelliğin ve düşüncenin gelişmekte olduğu yerde vardır.

Gerçek hiç bir zaman şiddet tarafından çürütülemez.

İyi ve kötü sadece itaatsiz olma özgürlüğü içinde vardır.

Bir şeye sahip olmak değil, layık olmak önemlidir.

Bu açıdan bakılırsa insanın kattığı anlam dışında yaşamın hiçbir anlamı yoktur; insan başkalarına yardım etmediği sürece yapayalnızdır.

Sevginin yalnızca ayrıcalıklı bireysel değil de sosyal bir olgu olarak gerçekleşebilirliğine inanmak, insanın doğasını bilerek temellendirilmiş ussal bir inançtır.

Aşk ‘seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var’ diye başlar, ‘sana ihtiyacım var ..çünkü seni seviyorum’ diye olgunlaşır.

Gerçek bilgiye erişmenin tek yolu sevme edimidir. Ancak bir insanı nesnel olarak tanıyarak, onun değişmeyen özüyle, sevgi edimi ile kavrayabiliriz.

Hayatımıza giren herkes değerlidir ama herkes özel değildir. Saygı hepsine, sevgi layık olana verilir.

Vermek almaktan çok daha coşku vericidir. Bu, beni yoksullaştırdığı için böyle değildir, verme eyleminde canlılığının gücü yattığı için bu, böyledir.

İnsan yaratma süreci içinde kendini dünya ile bütünleştirir. Tam çözüm, insanlar arası birlikteki başarıda, bir başka insanla sevgi içinden kaynaşmada yatmaktadır.

Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin tehlikesi ise robot olmak. 

İnsan zekayla ödüllendirilmiştir. O, kendi kendini bilen bir yaşamdır; kendisinin diğer insanların, geçmişinin ve gelecekte onu bekleyen olasılıkların farkındadır.

Makine yüzünden zaman insanın hükümdarı oldu.

Hiç bir şey yaratıcılığı aşk kadar teşvik etmez, tabi aşkın gerçek olması koşuluyla.

Günümüzde insanların mutluluğu “eğlenmeğe” dayanmakta. Eğlenmenin altındaysa “almanın”, tüketmenin doygunluğu yatmaktadır.

Önemli bir problemde, yetkinizi aştığı halde size danışılıyorsa, kahramanlık yapmayın. Çünkü mutlaka olaya çözüm değil, suçlu aranıyordur.

Sevgi, sevgi üreten bir güçtür. Güçsüzlük, sevgi üretememektir.

Otomatlar birbirlerini sevmedikleri gibi tanrıyı da sevmezler.

En önemli verme edimi, maddi şeyler değil aksine insana özgü dünyadan bir şeyler vermektir.

Açgözlülük içsel bir boşluğun sonucudur.

Sevmek kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımak demektir. Sevgi bir inanç eylemidir. İnancı az olanın sevgisi de azdır.

Bütün ağır psikolojik hastalıkların temelinde narsizm yatar.

Bilmek ve hala bilmediğimizi düşünmek en yüce marifettir. Bilmemek ve buna rağmen bildiğimizi düşünmek bir hastalıktır.

Otomatlar sevemezler. Onlar sadece “kişilik paketleri”ni birbirleriyle değiştirirler ve ucuza kapatma peşinde koşarlar.

Sevgi bir etkenliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etken özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir; sevgi vermektir, almak değildir.

Sevginin kazanılması için en önemli koşul kişinin kendi narsizmini yenmesidir.

Tüm uygarlığımız, karşılıklı kar sağlayan bir alış-veriş düşüncesi, satın alma açlığı üzerinde yükseliyor.

Mantıklı düşünce kavramından bir kuramın oluşturulmasına doğru atılan her adımda inanca gerek vardır.

Sevgi kusurları yok etmez, onları da kabul eder.

Sevgi, insanın varoluş sorunun yanıtıdır.

Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir.

GÜÇLÜ GÖRÜNMEK ZORUNDA KALANLAR

0

Güvensiz bir ailede mi büyüdün?

Yoksa anne babanın sağlıksız ilişkisine mi maruz kaldın?

Ailende hep başkaları kötü ve güvensiz olarak mı yansıtıldı?

Zayıf düşmeye,

Muhtaç görünmeye,

Birinden bir şey istemeye alerjin mi var?

Rahat ol;

Kötü biri değilsin,

Uyumsuz veya sevgisiz biri değilsin.

Sadece biraz kaygılı,

Biraz fazla belirsizliğe gelemeyen birisin.

Yaranı iyileştirme yöntemin, yarana tuz basıyor.

İhtiyaç duyduğun ilgi ve sevgiyi,

Gevşemek için gereken yardımı;

Güçlü görünmek adına geri çeviriyorsun. Hiç ihtiyacın yokmuş gibi davranıyorsun.

Duygusallıktan kaçarken, en çok da ona ihtiyacın olduğunu da biliyorsun.

MASKENİ ÇIKAR ARTIK.

Kendin ol,

Talep et,

Yeri geldiğinde üzül, ağla.

Zayıfım de,

Sana ihtiyacım var de.

Her şeye yetişmeyi bırak.

Zaten her şey 4/4 lük olmasa da olur.

Hayatını;

Kaygıların ve kokularını susturmak için heba etme.

 

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

Kitapları için sipariş:

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

BİTEN İLİŞKİDEN HEMEN SONRA SEVGİLİ YAPMAK

0

BİTEN İLİŞKİDEN HEMEN SONRA SEVGİLİ YAPMAK

Sağlıklı bir ilişki için biten  ilişkinin ardından bir otopsi  süreci tanınmalı ve yaşanılan ayrılığın ve süresi ne olursa olsun yaşanılan ilişkinin taziyesinin tutulması gerekir.

Biten ilişkinin süresi onun taziyesinin  süresini göstermez. Önemli olan ne kadar çıktığın değil, ne kadar paylaşımlar ve etkilenmeler olduğudur. Yani 1 yıllık bir ilişkinin şiddet, aldatma, istismarlarla dolu gçemesi ile 3 yıl gül gibi geçinip sonra ayrılan bir çiftin sürelerini kıyaslamak doğru olmaz. Yani sürenin uzunluğu değil, ilişkinin bitiş  şekli ve süreçte yaşananlara göre taziye belirlenmelidir.

Taziye dediğimiz, otopsili olmalıdır. Yani kuru kuru üzülme ve ağlama ile geçmemeli, biten ilişkinin süreci ve sonucu incelenmeli, ilişki sürdürme, problem çözme yöntemlerinizi  sorgulamalısınız. 

Mesela ; bu ilişkide nerede hata yaptım, nasıl bir tarzım var, tarzımın kazandırdıkları ve kaybettirdikleri  neler?, biten ilişkide hatalarım var mı, elimden geleni yaptım mı, neleri sonradan fark ettim, neleri görmezden geldim vb. gibi sorgulamalar otopsinin içeriğidir.

Otopsisi yapılmayan her ilişki patinaja mahkumdur. Yani biten ilişkinin otopsisini yapmazsanız, aynı bitişleri, aynı tercihleri aynı süreçleri farklı kişiler ile tekrarlarsınız. Yani senaryonuz değişmez sadece aktör/aktristler değişir. Başka biriyle denemek, size fayda sağlamaz. Aynı yöntemlerle farklı sonuç alacağını ummanın delilik olduğunu söyleyen Einstein in sözü bunu özetler. Aynı sonuçları almak  ise ilişkiye ve karşı cinse olan güveninizi azaltır, inançsızlaşırsınız.

Sağlıklı  ilişki için kişinin enerjik olması, bir ilişkinin yükünü taşıyacak güce ulaşması lazım. Karşıdakinin nazını çekememek, fedakarlık yapamamak, mutluluk veren birine üzüntü yansıtmak sizin taziyenizin bitmediğini gösterir.

Kalbinizin ve zihninizin nadasa ihtiyacı vardır.eski yaşantıların boşalması ve aşılması için bir süreç lazımdır.

Bir tarlada bir yıl fasulye ekip  bir sonraki yıl soğan ekmek için bile 1 yıl nadas yapılır. Neden? Çünkü soğan ile fasulye birbirine karışmasın diye.  Bir ilişkinin de bitmesinden sonra zaman vermezseniz eskisi ile yenisi birbirine girer. Hatta gititğiniz kafeye bile kimle gittiğinizi karıştırabilirsiniz.

“ben artık hiç bir şey için çabalamayacağım, yoruldum, hayatıma girecek kişi herşeyi yapsın,kimseye güvenmeyeceğim” gibi cümleler biten ilişki sahibi kişilerin söylemleri ve depresif ve yorgun ruh hali göstergesidir. Böyle bir ruh haline sahip olan birinin  ilişkiye  eleştiri ,suçlama ve mutsuzluktan başka katacağı bir  katkı yoktur. Böyle birinin güvenini kazanmak da zordur. Genelde  yeni ayrılan birinin güvenini kazanmak zor olduğu için, ilişki başlamadan bitebilir yada güvensizlikten dolayı ilişki bir türlü oturmaz.

Fakat genel ilişkileri incelediğimizde, ayrılık acısı yaşamak istemeyen  ya da acıya dayanamayanlar kısa süre içinde yeni ilişkiye atılmak isterler. Buna sosyolojik olarak da “çivi çiviyi söker” denir . (Oysa fiziksel olarak da iyi çakılmış bir çiviyi başka bir çiviyle çıkaramazsınız.)

Biten ilişkinin duygusal acısına ve sonuçlarına( yalnızlık, acı, duygusuzluk, cinsellik yoksunluğu vs.)  katlanamayan kişi, farklı bir bedende teselli arar. Aslında yeni beden bir pansumandır. Yani eski yarayı iyileştirmek için vardır. İyileştirir mi iyi hissettirir mi diye sorarsanız iyi hissettirir. Yara iyileştikten sonra ilişkinin devamı ise genelde bitiş bazen tesadüfi uyum olabilir.

Ne kimseye pansuman olun ne de kimsenin yara bandı olun.

Biten ilişkiden sonra ısrarla taziyenin uzaması da ayrı bir konudur. Kabullenmemek, duygusuz kalmak yerine onun hayaliyle avunmak, yalnızlık ve umutsuzluktan dolayı yüzleşmekten kaçmak gibi algılar taziyeyi uzatır.

Biten ilişkiden sonra çeşitli hayaller! Vardır.  Geleceğini beklemek,ayağına kapanmak, özür dileyeceğini sanmak, sokakta karşılaşırsa sarılacak vs. gibi düşüncelere ilişki terapisinde ilişki sonrası FANTAZİ deriz.  Bir ilişki ciddi derecede bitiyorsa genelde bu fantazilerin hiç biri olmaz. Ama kabullenmek istemeyiz. Ya da bu hayal bizi  mutlu eder, egomuzu ise güçlü kılar.

Buna rağmen  illaki biten ilişkiden sonra ilişki yaşamak isterseniz,size yol haritası.

1.yeni tanıştığınız kişiye açık olun. Geçirdiğiniz süreci ona olduğu gibi anlatın.

2.ona, ilişkinin yeni bittiğini ve bir ilişki için emek verecek bir güce sahip olmadığınızı söyleyin.

3. ona taziye döneminde ve otopsi sürecinde olduğunu söyleyin.

4. şu aşamada ilişki olsa bile mutluluk yerine olumsuzlukları bulaştıracağını ve kötü bir başlangıçla başlanacağını belirtin.( söylerken de düşünün)

5.sizin hayatınıza girmek/ ya da almak istediğiniz kişiyi kaybetme  korkunuzun olması lükstür. Kaybetmekten korkmayın. Sizin açık yürekliliğiniz cesaret değil, dürüstlük ve sağlıklı olandır.

6. Herşeye rağmen sizinle sevgili olmak istiyorsa ve sizde boş değilseniz ( beğenmek, ihtiyaç duymak vs.) ilk aşamada sadece birbirinizi tanımak için iletişim kurun.

7. doğru okudunuz iletişim olsun ilişki olmasın.

8.1 taşla 2 kuş vurun.( hayvan hakları savunucuları pek kızar bu cümleye ) yani hem taziyeyi tutup kendinizi ve eski ilişkinizi tanıyıp analiz ederken , bir yandan da yeni  kişiyi tanırsınız.

9. yeni kişi ile duygusal ve cinsel iletişimden kaçının   O sizi  kaybetmemek ve ilişki sorumluğunu size yüklemek için  süratle ilişkiye çekmek istese de kontrol sizde olmalı.

Sonuç olarak belli bir süreç tanımadan yeni bir ilişki ,ilişki değil çelişkidir. Ama ısrarcı olmak ve çivi yöntemini kullanmak isteyenler için yukarıda yöntem sundum.

Sağlıklı ilişki : emek, doğru zaman ve doğru yöntemle mümkündür. Doğru kişiyi bulmasanız bile her şey doğru ise doğru insan bulunur. Ama her şey yanlış ise doğru kişiyi bulsanız bile yürütemezsiniz. Yanlış insan sanıp yenisini ararsınız.

Doğru yolda doğru seçimler dileğiyle.

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

Kitapları için sipariş:

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

BOŞ VERMEK….

0

BOŞ VERMEK….

Boş vermek; Yok saymaktır, söyleneni, söyleyeni,

bana ne senden, bana ne ne söylediğin demektir..

Boş vermek ;Artık etkilenmemektir,

acıdan ,kederden, dertten …

Boş vermek;Kendini önemsemeye başlamaktır.

Değmez deyip, kendine iyilik yapmaktır.

Boş vermek ;Sağır olmaktır.

İstediğini duyan istemediğini duymamaktır.

İnsanları memnun etmekten,

memnuniyetsizi kafaya takmaktan vaz geçmektir.

Boş vermek; doğru yaptığından emin olmaktır.

İnsanlara göre değil, kendi doğrularına göre hareket etmektir.

Boş vermek;  büyük mutluluklar için küçük sorunları teğet geçmektir.

Filmin tümünü görmektir.

Boş vermek; güçlü olmaya değil, mutlu olmaya çalışmaktır.

Kendi mutluluğu için savaşmaktır.

Boş vermek; yaşanılanı affetmektir. Onun kontrolüne girmemektir.

Huzurdur, affediştir, mutluluktur.

Boş vermek; Mutluluğunu ve başarını kıskananı görmemektir.

Onların ne düşündüğünü merak etmemektir.

Boş vermek ; başa çıkamadığın durumlarda çaresiz  olmak yerine

Allaha havale etmektir…

     Boşver gitsin….            

 

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

Kitapları için sipariş:

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

BAŞARILI İLİŞKİNİN 25 KURALI

0

1. Kendi ifade etmek, mutlak anlaşılmak veya onaylanmak değildir. Sen sadece ifade etmekle sorumlusun.

2. Kabul etmek, onaylamak değildir. Birini olduğu gibi kabul etmek,ona hak vermek anlamına gelmez.

3. Birinin saygın olmaması ona saygısızlık yapma hakkı sana vermez.

4. Hoş görmek,hep hoş görüleceği  anlamına gelmez. Hep hoş görülen davranış, zamanla artar.

5. Birinin size  uymaması veya anlaşamamanız, onun değersiz veya kötü biri olduğu anlamına gelmez.

6. Fedakarlık sürekli olursa,adı görev olur.

7. Hayır demek veya sınır çizmek,bencillik değil,bencilliğe izin vermemektir.

8. Olduğu gibi kabul etmek, hata ve saygısızlığa sessiz kalmak değildir.

9. Sevilen biri olmak,herkes tarafından değil,istediğiniz ve anlaştığınız insanlar için geçerlidir.

10. Değerli olmak,işe yaramak değil, değer sahibi olmaktır.

11. Bir ilişkide değerli olmak için ilişkiye değer katmak gerekir. Hiç bir şey yapmadan önemli/değerli olmayı beklemek,kibirdir.

12. Haksız eleştiriden çok  etkilenmek,kendinden emin olmamak ile ilgilidir.

13. Ayrılmak istemeyen için haklı gerekçe yoktur.

14. Samimiyet; eylem ve söylemlerin tutarlı sürekli olmasıdır.

15. Birini yüceltmek de düşürmek de kişisel bir tercihtir.

16. Sizi yargılayan insan,cesareti sizden alır.

17. Haklı olmaya odaklanan dinlerken anlamaz. Sadece sırasının gelmesi için bekler.

18. Hatasını kabul etmeyen,aynı davranışı tekrar eder.

19. Olaylar ve kişiler bizi üzmez. Onlara yüklediğimiz anlamlar bizi üzer.

20. Saygı herkese,sevgi istediğine..

21. Kendini mutlu edemeyen başkasıyla uğraşır.

22. İlişkinin başındaki geçici körlük, kalıcı hasarlar yaratır.

23. Zıtlar önce çeker sonra iter.

24. Kendinden vazgeçen,kolay lokma olarak görülür..

25. Geçmiş değişmez. Yorumlamanı değiştirirsen etkisi de değişir.

Serhat Yabancı

Aile/evlilik / ilişki Danışmanı

Yazar

https://www.dr.com.tr/Yazar/serhat-yabanci/s=22378

Mutlu ve güçlü çocuk yetiştirmenin 10 yolu

0

Mutlu ve güçlü çocuk yetiştirmenin 10 yolu

  1. Kıyaslamamak komşunun çocuğu
  2. Eleştiriyi az övgüyü somuta yapmak
  3. Yönlendirme yerine danışmanlık yapmak
  4. Haksız yere yüceltmemek/ övmemek
  5. Sadece başarı veya iş yaptığında değil, nedensiz yere de sevmek ve dokunmak
  6. Başarısız olduğunda tepki vermemek/ anlatmak
  7. Elinden geleni yap yerine ne yapacağını söylemek
  8. Bize ters de olsa tercihlerine saygı duymak
  9. Yanında kavga ise yanında barışmak
  10. Duygularını eleştirmemek, duyguları öğretmek

SERHAT YABANCI

AİLE DANIŞMANI

İnsanları neden gözümüzde büyütürüz?

0

İnsanları neden gözümüzde büyütürüz?

Insanları gözümüzde büyütmeyi onlara yapılmış bir jest ya da lütuf gibi görsek de aslında bu bizim kendimizle ilgili bir algıdan doğar.

Aşıkken onu yüceltmek, görüntüye aldanmak, statüsüne kapılmak gibi yaklaşımlar, büyü bozulunca nefret ve aşağılamaya dönüşür.

Kendimize olan güvensizliğimiz, kurtarıcı arayışımız, sığınacak bir liman ihtiyacımız, zor zamanlarda güvenilir bir kapı gibi ihtiyaçlarımız bazı insanları yüceltmemize neden olur.

Mesela, “o bu dünyanın en güvenilir insanı” yüceltmesi , bizim güven ihtiyacımızdan kaynaklanan bir yüceltmedir.

Mesela, “o bu dünyanın en ilgili sevgilisi” yüceltmesi , bizim duygusal yoksunluk şemamız veya bağımlılık ihtiyacımız ile ilgili bir yüceltmedir.

Gözümüzde büyüttüğümüz her şey, kendimizde küçük gördüğümüz bir yönü tamamlar. Yani az önceki güvende hissetmenin küçük olması, başkasına çok fazla güvenme ihtiyacı doğurur.

Güzellik, para, kariyer, güven vb gibi bir çok alanda gözümüzde büyüttüğümüz biri ile bizim bir eksiklik algımız vardır.

Birini gözümüzde büyütmek, kendimiz için yaptığımız bir eylemdir. Bu bizi iyi hissettirir. Lakin ona yüklediğimiz anlam nedeniyle ondan sürekli bizim istediğimiz gibi davranmasını beklediğimiz için de onu izole eder, spontane davranmasının önüne geçeriz.

“Benden habersiz kimse beni istediği yere koyamaz. “
“Ve kimse beni istediği yere koyup, beklentilerini dayatamaz.”

İnsan kendine güvendiğinde ve kendini yeterli gördüğünde başkasını neden gözünde büyütsün ki?

Mesela bizimle aynı ekonomik düzeyde olan birini gözümüzde büyütmeyiz. Mesela bizimle aynı statüde olan birini de gözümüzde büyütmeyiz. Mesela kendimizi değerli hissediyorsak bize değer veren birini de gözümüzde büyütmez, sıra dışı görmeyiz.

Risk:
Her gözünde büyütmenin bir de yerin dibine sokuşu vardır. Kendi yarattığımız bir karakter ; beklentimizi
karşılamadığında, ona yüklediğimiz rolün tersini yaptığında yaşattığı hayat kırıklığı nedeniyle kaldırdığımız yükseklikten onu paraşütsüz aşağı bırakırız.

Adeta büyü bozulmuş gibi hisseder, bunu da onun yaptığını düşünürüz. Oysa bunu o yapmamıştır. Biz ona hata şansı tanımadığınız için bu düşmeler olmuştur. Beklentimizi karşılamadığında beyazdan siyaha geçirdik onu.

Sonrasında da “gözümde büyüttüm. Hak etmeyen biriymiş. Değmezmiş.” “kimseyi gözünde büyütmeyeceksin” gibi duvar yazılarını sosyal medyada gururla paylaşırız. Zannederiz ki hep kandırılan ve hayal kırıklığına uğratılan biziz.. Hayır, biz kendimiz bunu kendimize yapıyoruz.

Şimdi düşünelim:
Kimi gözümüzde büyütüyor, sıra dışı görüyor kurtarıcı gibi görüyorsak onunla ilgili kendi zaaf ve zayıflıklarımızı görmeye çalışalım.

Altında yatan kaygılarımızı, kendimizi yetersiz hissedişimizi ve na ihtiyaç duyduğumuz noktaları fark etmeliyiz.

Onu hatalarıyla ve bize uymayan yönleriyle de görmeye çalışalım.
Ona yüklediğimiz anlamlardan dolayı onu izole ettiğimizi görmeliyiz.

Ona kendi menfaatimiz için yüklediğimiz anlamlardan kaynaklanan beklentilerinizi gözden geçirmeliyiz.

Algı değişimi:
Insanları olduğu gibi görürsek, dengeli ilişkiler yürütürüz.
Değiştirmeye veya kendi istediğimiz hale getirmek yerine olduğu haliyle mutlu olmaya çalışırız.
Gözünde büyütmek de küçültmek de aynı şeydir. Bu nedenle büyütmenin daha çok bizim ihtiyaçlarımız ve kendilik algımızla alakalı olduğunun fark etmeliyiz.

Makam, mevki, statü, para güzellik gibi niteliklerden kaynaklanan gözümüzde büyütmenin kişiye değil onun sahip olduğu etiketlere yaptığımızı fark etmeliyiz.

SERHAT YABANCI
Yazar
Evlilik-İlişki Danışmanı
İnstagramdan takip etmek için;
instagram.com/serhatyabanci

SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

225,897BeğenenlerBeğen
275,368TakipçilerTakip Et
21,885TakipçilerTakip Et
50,200AbonelerAbone

SON EKLENEN YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR