Ana Sayfa Blog

İnsanları neden gözümüzde büyütürüz?

0

İnsanları neden gözümüzde büyütürüz?

Insanları gözümüzde büyütmeyi onlara yapılmış bir jest ya da lütuf gibi görsek de aslında bu bizim kendimizle ilgili bir algıdan doğar.

Aşıkken onu yüceltmek, görüntüye aldanmak, statüsüne kapılmak gibi yaklaşımlar, büyü bozulunca nefret ve aşağılamaya dönüşür.

Kendimize olan güvensizliğimiz, kurtarıcı arayışımız, sığınacak bir liman ihtiyacımız, zor zamanlarda güvenilir bir kapı gibi ihtiyaçlarımız bazı insanları yüceltmemize neden olur.

Mesela, “o bu dünyanın en güvenilir insanı” yüceltmesi , bizim güven ihtiyacımızdan kaynaklanan bir yüceltmedir.

Mesela, “o bu dünyanın en ilgili sevgilisi” yüceltmesi , bizim duygusal yoksunluk şemamız veya bağımlılık ihtiyacımız ile ilgili bir yüceltmedir.

Gözümüzde büyüttüğümüz her şey, kendimizde küçük gördüğümüz bir yönü tamamlar. Yani az önceki güvende hissetmenin küçük olması, başkasına çok fazla güvenme ihtiyacı doğurur.

Güzellik, para, kariyer, güven vb gibi bir çok alanda gözümüzde büyüttüğümüz biri ile bizim bir eksiklik algımız vardır.

Birini gözümüzde büyütmek, kendimiz için yaptığımız bir eylemdir. Bu bizi iyi hissettirir. Lakin ona yüklediğimiz anlam nedeniyle ondan sürekli bizim istediğimiz gibi davranmasını beklediğimiz için de onu izole eder, spontane davranmasının önüne geçeriz.

“Benden habersiz kimse beni istediği yere koyamaz. “
“Ve kimse beni istediği yere koyup, beklentilerini dayatamaz.”

İnsan kendine güvendiğinde ve kendini yeterli gördüğünde başkasını neden gözünde büyütsün ki?

Mesela bizimle aynı ekonomik düzeyde olan birini gözümüzde büyütmeyiz. Mesela bizimle aynı statüde olan birini de gözümüzde büyütmeyiz. Mesela kendimizi değerli hissediyorsak bize değer veren birini de gözümüzde büyütmez, sıra dışı görmeyiz.

Risk:
Her gözünde büyütmenin bir de yerin dibine sokuşu vardır. Kendi yarattığımız bir karakter ; beklentimizi
karşılamadığında, ona yüklediğimiz rolün tersini yaptığında yaşattığı hayat kırıklığı nedeniyle kaldırdığımız yükseklikten onu paraşütsüz aşağı bırakırız.

Adeta büyü bozulmuş gibi hisseder, bunu da onun yaptığını düşünürüz. Oysa bunu o yapmamıştır. Biz ona hata şansı tanımadığınız için bu düşmeler olmuştur. Beklentimizi karşılamadığında beyazdan siyaha geçirdik onu.

Sonrasında da “gözümde büyüttüm. Hak etmeyen biriymiş. Değmezmiş.” “kimseyi gözünde büyütmeyeceksin” gibi duvar yazılarını sosyal medyada gururla paylaşırız. Zannederiz ki hep kandırılan ve hayal kırıklığına uğratılan biziz.. Hayır, biz kendimiz bunu kendimize yapıyoruz.

Şimdi düşünelim:
Kimi gözümüzde büyütüyor, sıra dışı görüyor kurtarıcı gibi görüyorsak onunla ilgili kendi zaaf ve zayıflıklarımızı görmeye çalışalım.

Altında yatan kaygılarımızı, kendimizi yetersiz hissedişimizi ve na ihtiyaç duyduğumuz noktaları fark etmeliyiz.

Onu hatalarıyla ve bize uymayan yönleriyle de görmeye çalışalım.
Ona yüklediğimiz anlamlardan dolayı onu izole ettiğimizi görmeliyiz.

Ona kendi menfaatimiz için yüklediğimiz anlamlardan kaynaklanan beklentilerinizi gözden geçirmeliyiz.

Algı değişimi:
Insanları olduğu gibi görürsek, dengeli ilişkiler yürütürüz.
Değiştirmeye veya kendi istediğimiz hale getirmek yerine olduğu haliyle mutlu olmaya çalışırız.
Gözünde büyütmek de küçültmek de aynı şeydir. Bu nedenle büyütmenin daha çok bizim ihtiyaçlarımız ve kendilik algımızla alakalı olduğunun fark etmeliyiz.

Makam, mevki, statü, para güzellik gibi niteliklerden kaynaklanan gözümüzde büyütmenin kişiye değil onun sahip olduğu etiketlere yaptığımızı fark etmeliyiz.

SERHAT YABANCI
Yazar
Evlilik-İlişki Danışmanı
İnstagramdan takip etmek için;
instagram.com/serhatyabanci

Virüsle baş etme yolları

0

Virüsle baş etmenin psiko-sosyal boyutu;

 

Eğer kaygılı bir yapıya sahipsen, belirsizliğe tahammül edemiyorsan bu tip durumlar sende büyük bir etki yaratır. Belirsizliği gidermek adına, acaba ne oldu, acaba ne olacak derken gitgide daha fazla kaygın artacak daha fazla endişeli ruh halini tetikleyen birine dönüşürsün. Şunu unutma, bir şey biliyorsan daha sonra öğreneceğin yeni bir şey sana bir şey kazandırmayacak. Şu kadar kişi öldü, bu kadar kişi hastalandı karantina sayısı bunları sürekli biliyor olmam senin bilgine bir etki yaratmayacağı gibi kaygı düzeyini çok yükseltecektir. Bunun için sana önerim şu aslında sadece yapman gereken şey güvenilir gerçekçi kaynaklardan bilgi almak yeterli olacaktır. Günde dört kere, beş kere bilgi alıyorsan yeterlidir sabahtan akşama kadar takip etmek haber izlemek sağlığınıza iyi gelmeyecektir. Aynı haberi dinlemek ayni tweetleri atmanın sana hiçbir faydası olmayacaktır. Buna devam etmek bilgide gerçeklik dışına ulaşır ve biz Corona virüse yakalanmasak bile o kaygı bizi zaten daha derinden etkiler. Çünkü çok da bilmediğimiz, çok da alışkın olmadığımız bir durum bizi eline geçirmiş olur.

Olumsuz bir bilgiye rahatsız edici bir bilgi sürekli öğrenmek rahatlatıcı bir etki yaratmayacaktır. Aksine doğru bilgilerin yanında yanlış bilgilere de ulaşmış olabiliriz. Onun için kendi başına yürüteceğim süreci dengeli bir şekilde yürütmen gerekiyor. Eğer evden çıkmaman gerekiyorsa sağlığın için ev hayatına daha işlevli bir hale getirebilirsin. Uzun zamandır ihmal ettiğin şeylerle uğraşabilirsin. Bir hobi olabilir dinlenmek olabilir i̇hmal ettiğin yaşantı olabilir eşinle ilişkin çocuğunla ilişkili olabilir. Kısacası bu süreci bütün gün televizyonun başında bütün gün kaygı düzeyini yükselterek, stres düzeyini yükseltmeni, korku, panik ve endişe halinde yönetmen istemiyorum, rakamlarla ilgili olan düzeyi sana uzmanlar gerektiği zaman verecektir zaten bütün gün bunu odaklanmalı bunu düşünmeni istemiyorum. Kendini daha fazla panik haline getirmek hiçbir işe yaramayacaktır. Aksine süreç geçtikten sonra, fobiler, uyku problemleri, beslenme sorunları ve obsesif düşünceler gibi rahatsızlıkların artmasına sebep olursun. Kaygımızı tetikleyen durumlar olacaktır. Gerçekliği olmayan bir söz, bir hareket, bir davranış. Gerçekliği olmayan her şeyden uzak durmakta bu süreçte fayda var. Burada önemli olan yapacağımız tüm önlemleri almak gerisi gerçekliği olmayan yaşam olayına giriyor. Önleminizi alın yeterlidir, gerisi abartıdır sizi korkuya, paniğe sürükleyebilir.

Dikkat edin,

Ve şimdi herkesin çok daha fazla sağduyulu olma zamanı. Bireysel değil toplumsal iyileşme ve bilinç Corona virüsten kurtulmamızın yolu.

 

 

 

 

Sürekli alttan alanın öfkesi sert olur

0

Alttan almak,

boyun eğmek,

sessiz kalmak,

idare etmek,

ilişki sürdürme yöntemi değildir.

Acil/akut durumlarda kullanılanılabilecek tekniklerdir.

Sürekli olursa adı fedakarlık değil,görev olur.
Göreve dönüşen bir idare etme şekli ise, karşıdakinin sürekli idare edilmeyi,alttan alınmayı beklemesine neden olur.
Bir noktadan kaldıramadığında ise perakende topladıklarını toptan atarsın.
Yükleme yapmak yerine, yüzleşme yapmalısın.
Kendini ifade et,
eşit ilişki kur,
hayır demekten,
istiyorum/istemiyorum demekten korkma.
Devamı ;

#bütünaşklartatlıbaşlarkitabımda.. @serhatyabanci#serhatyabanci

Yoklukla,terk etmekle terbiye edeceğin kişileri karıştırma

0

Yoklukla,terk etmekle terbiye edeceğin kişileri karıştırma.

Bazıları sadece sevgi için seninledir.
Senin sadece sevgine ihtiyacı vardır. Onlar ayakları üzerinde duran,
Kimseye minnet etmeyen,
El etek öpmeyen tiplerdir.

Böyle birini;
Ne yokluğunla,
Ne imkanlarını çekmekle,
Ne de terketmekle korkutabilirsin.

Sevip-sevildiğin için varsın.
Sevgin olmadığında da o yine başının çaresine bakar,yolunu çizer.

Sevgi iyi hissettiri,iyileştirir ama kimsenin sevgisi,kimseyi var etmez..
,#kendinenot ….
#benzsizbizolmaz
#serhatyabanci

Güçlü görünmekten vazgeç

0

 

Vitrininle övünmekten vazgeç dostum.
Artık “aslansın, kaplansın, sen halledersin” gazlarına gelme.
Senin de sıkıntıların var,
Senin de ihtiyaçların var,
Senin de isteklerin var. Neden erteliyorsun?
Neden gizliyorsun?
Neden kendi gerçeğinden uzaklaşıyorsun?

Sen sorunlarını paylaşmadıkça, hayatında her şey mükemmel gidiyormuş gibi seni sömürmeye,
Talepkâr olmaya devam etmiyorlar mı?
Bazen hayır diyebilmenin en güzel yoludur, “ben de yorgunum”, benim sana faydam olmaz demek.
Vitrininin esiri olma…
Annene, babana, eşine, patronuna, arkadaşına “benim de ihtiyacım var” demekten çekinme.

Kendini öne alman için, daha ne kadar arkaya düşmeyi beklemelisin?
Daha ne kadar dibe batmalı,
Kendini ne kadar kaybetmelisin?
Bencillik değil bu,
Sınırlarına ve kendine sahip çıkmak,
Hep ben değil,
Önce ben diyebilmek. Ayaklarımın üzerinde duracağım diye,
Oturmayı unuttun,
Güçlü görüneceğim diye,
Kendini mutlu etmeyi,
Sorunsuz görüneceğim diye,
Kendin olmayı unuttun.
Bak sen sıkıntılarını ve ihtiyaçlarını anlattıkça, senden sürekli beslenenler yavaş yavaş olması gereken mesafeye çekilecekler,
Daha az talep etmeye,
Daha fazla dikkat etmeye başlayacaklar.
Duygusal yoksunluğunu ihtiyacı olan insanların hayatında işe yarayarak,
onlardan çevre yaparak gidermekten vazgeç.

Bu seni yorgun,
Onları da bencil ya da bağımlı yapar. Unutma;
Sen onların merkezinde olmasan da,
Kimsenin kurtarıcısı olmasan da herkes başının çaresine bakar.

FRANKFURT ” İLİŞKİ ATÖLYESİ VE SÖYLEŞİ” 28 mart 2020

0

Almanya Frankfurt da 28 mart  tarihinde ilişki atölyesi, 29 mart tarihinde ise söyleşi yapılacaktır..

 

 

NİSAN 2020 ETKİNLİKLERİM

0

 

15 NİSAN  2020 GAZİANTEP  TUKD SEMİNERİ

 

19 NİSAN 2020  TÜYAP İZMİR KİTA FUARI

Mart Ayı Etkinliklerim ( 01- 30 Mart 2020)

0

MART AYI ETKİNLİKLERİM;
_____________________________

1 mart ANKARA

6 mart ADANA

8 mart BURSA

14-15 mart ALMANYA ( Hamburg)

21 mart İSTANBUL

24 mart HATAY

28-29 mart ALMANYA ( frankfurt)

TV 24

0

Serhat Yabancı, 8 Aralık pazar günü  TV 24 de Meral Karadağ’ a konuk oldu..

Habertürk Tv de

0

Serhat Yabancı 14 Aralık cumartesi, Habertürk TV de  Oylum Talu’ ya konuk oldu.

SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

219,321BeğenenlerBeğen
275,368TakipçilerTakip Et
20,710TakipçilerTakip Et
50,200AbonelerAbone

SON EKLENEN YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR