Ana Sayfa Blog Sayfa 14

Alan Watts – “Kırk ya da kırk beş yaşına geldiğinizde, yaşamınızın ortasında bir anda uyanıyorsunuz ve…”

0

Alan Watts – “Kırk ya da kırk beş yaşına geldiğinizde, yaşamınızın ortasında bir anda uyanıyorsunuz ve…”

Mutluluğun peşinden koşmak

0

 

Mutluluğun peşinde koşmak insanlar için hayati bir mesele ve bunun ötesinde bir haktır. Fakat mutluluğa dair sahip olduğumuz algılar, onu kavrayış şeklimiz ona ulaşmamızı riske atabilir mi? University of California, Berkeley’den psikoloji profesörü Dacher Keltner konu hakkında konuşuyor.

stres

0

 

 

Abraham twerski’den öğrenilebilecek yüzleşme yöntemi…

“stres yapma, sıkıntı yapma” diyerek stres aşılmaz. stres yapan insana, sıkıntılı insana verilmesinden en hoşlanmadığım tepkilerdendir. sen öyle deyince adamın sıkıntısı-stresi gidiverdi di mi?

videoda Twersky kısaca diyor ki;
“ıstakozlar büyüdüklerinde, kabukları onlara dar gelir ve kendilerini baskı altında hissederler.
ama onlar kabuklarının varlığını inkâr etmek yerine kabuklarından çıkmak için uygun ortam yaratıp, büyürler.
yani hayattaki her sorun gibi stresin varlığıyla da yüzleşmek ve bir sonraki aşamaya geçmek gerekir.”

yani geçici de olsalar stres var, sıkıntı var, sorunlar var.
bunlara karşı pembe tablolar çizmek yerine bunlarla yüzleşip, bunları aşıp büyümeliyiz.

 

Sevgiler

Sadece sağlıklı evlilik değil, sağlıklı tüm ilişkilerimiz için olmazsa olmazlarımız.

0

Sadece sağlıklı evlilik değil,sağlıklı tüm ilişkilerimiz için olmazsa olmazlarımız.
GÜVEN
SORUMLULUK
EMNİYET
DAYANIŞMA
DESTEK
DÜRÜSTLÜK
Ve bunların toplamı. SAYGI
Daha farklı paylaşımlar için:
www.twitter.com/serhatyabanci
www.instagram.com/serhatyabanci
0

ÖĞRENDİM Kİ;

YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

YAŞ 7
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

YAŞ 13
Annemle babamın elele tutusmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

YAŞ 15
Bazan hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim..

YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 64
Mutluluğun parfum gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına basağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 90
Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

ve YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim. (alıntı)

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Erkek kral, kız çocukları prenses edasıyla büyütülüyor!

0

Erkek kral, kız çocukları prenses edasıyla büyütülüyor!

Yazar ve aile terapisti Serhat Yabancı, ilişkilerde erkek ve kadının büyütülme şekline değiniyor ve bunun bir ömür sürecek sonuçlarını tüm detaylarıyla anlatıyor!

19 Aralık Çarşamba günü ekrana gelen Hayat Akarken programında yer alan konuyla ilgili detayları videodan izleyebilirsiniz.

Sadece zamane çocukları mı suçlu ya kendi ebeveynlerimiz?

0

Ergenlerin kendi dünyalarında olmasını, ülke gündemine, aile kavramına,ilişkiler ve değerlere yabancılaşmasını çoğu kişi onların konforuyla açıklamaya çalışıyor.
Ne zaman konu günümüz çocukları veya ergenlerine geliyorsa “bizim zamanımızdacılar” çıkıyor ortaya.

“Bizim zamanımızda” diye başlayan sözleri açıkcası artık ciddiye almıyor, “bizim zamanımızda” diyen hiç bir yazıyı da okumaya değer bulmuyorum.
Neymiş, zamane çocuklarının herşeyi var, herşeye kolay ulaşıyorlar, yokluk yaşamadılar,zorluk görmediler, tek ayakkabı ile bir yılı geçirmediler de ondan böyle oldular.

“Bizim zamanımızda herşeyin bir değeri vardı.”

Evet sizin zamanınızda eşya çok değerliydi. Ayakkabının ikincisi lükstü. Plasitk top sermaye, futbol topu servetti.
Evet sizin zamanınızda, yokluk enflasyonu yaşanıyordu. Insanlar, yokluklarını yarıştıyordu.
Ekmek güçtü. Fırın ekmeği lükstü.

Ama ;
Sizin zamanınızda çocuk yoktu.
Çocuğun kıymeti yoktu.
Çocuk, kendiniz için yaptığınız,
ilerde size baksın,
tarlada iç gücü olsun,
kavgada eli sopa tutsun, yaşlandığınızda sizer baksın diye yapılırdı.
Çocuk düşerdi, bir tokatta sizin zamandaki annelerden yerdi, niye düştün diye.

Evet sizin zamanınızda sadece maddi yokluk değil, duygusal yokluk da boldu.
Çocuklar sevilmezdi,ayıptı. Çocuklar öpülmezdi görgüsüzlüktü.
Çocuğa sevdiği söylenmezdi, şımarırdı.
Çocuğa oyuncak alınmazdı,çünkü sizin de olmamıştı..

Sizin zamanınızda boşanma da yoktu. Öldürse de nefret etse de beyaz gelinlikli beyaz kefen denklemi vardı.

Sizin zamanınızda eş seçimi de yoktu. Siz seçici değil, sürdücü olabiliyorsunuz.

İşte o sizin zamanınızdaki mutsuz yetişen, ilgi ve sevgiden mahrum bırakılan, ikinci sınıf görülen çocukların çocukları oldu bugün..
“Asla anne-babam gibi olmayacağım” felsefesi ile çocuk büyütenlerin çocukları onlar.

Sizin zamanında ihmal edip, önemsemediğiniz çocukların, “ben yaşamadım bari çocuğum yaşasın” diyen çocukların, çocuklarının dönemi bugün.

Kendi tatminsizliğini, mahrum kalmışlığını çocuğuna herşeyi koşulsuz sunarak gidermeye çalışan , sizin zamanınızın çocukları olan bugünün anne-babaları.

Sizin zamanınızda ezilen kadınların , “kendimi asla annem gibi ezdirmeyeceğim” refleksiyle daha evlenmeden savunmaya geçen kızlarıının çocukları onlar.

Sürekli güçlü olmaya çalışan o neslin çocukları. Kendini gerçekleştirmek için değil, sırf kocasının eline bakmamak, eşne boyun eğmemek için okutulan/çalışan kızların çocukları bunlar.

Bugün sokakta gördüğünüz o çocuklar sizin torunlarınız.
Sizin eseriniz.
Ihmal ettiğiniz, kötü davrandığınız, değersizleştirdiğiniz çocuklarınızın çocukları onlar.
Sizden alamadıklarını, çocuklarına kontrolsüzce sunan anne-babaların çocukları onlar.
Siz mi?
Evet siz de belki daha zor şeylere maruz kaldınız.
Sevgisiz kaldınız. Niye o zaman bu suçlu arayışı?

Ortada bir sorun varsa,en az 3 kuşağın katkısı var.
Kimse kendisini dışarı çekerek,
sorunu görmezden gelerek,
sadece sonuç kısmını eleştirerek temize çıkaramaz.

“Bizim zamanımızda” derken bir daha düşünün. Bir de sizin zamanınızda yaşayanlardan dinleyin.
Bu çocuklar uzaydan gelmedi. Sizin zamanınızda aldı bu temelleri.

Farkın damısın?
Torunun kaderini bile, eşinle olan ilişkinle çocuğunla olan bağınla sen şekillendiriyorsun. Kız çocuğun sana benzeyen biriyle evleniyor. Oğlun da ..
Ve o evlilikteki huzur ve mutlulukda senin yetiştirmenle şekilleniyor..
Şimdi günümüz çocuklarını ve anne babalarını eleştirirken bir daha düşün….
Kimse tamamen masum değil.

Serhat Yabancı

Aile -Evlilik Danışmanı

Yazar

instagram.com/serhatyabanci

Birinin mutsuzluğunu paylaşmak başkadır, onun tüm Mutsuzluğunu ve sorunlarını üstlenmek başka..

0

Birinin mutsuzluğunu paylaşmak başkadır,
onun tüm Mutsuzluğunu ve sorunlarını üstlenmek başka..
Birinde destek olursun diğerinde kurbanın kurbanı olursun.
Kurtarıcı olduğun sürece, çevrende SÜREKLİ kurtarıcıya ihtiyaç duyan kurbanlar olur.
kurban tuzağından kurtulmak bazen çok uzun zaman alabilir..
Bir yanda kendini güçlü ve iyi hissedip kurtarıcı olmanın keyfini yaşarken diğer yandan kendi yaşamını ihlal edersin.
Ayrıca kurbanları kendi sorunlarını çözmesine ve kendi güçlerini fark etmesine engel olursun..
Yanımda olmak ile onun yerine hareket etmek başkadır.
Onun yanında ol ona destek ol
Ama onun adına hareket etme.
Kendini yorgun bir savaşçıya dönüştürür,
onu da kendine bağımlı ya da getirirsin..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Mutsuz olmak istiyorsan

0

Elalemin ne dediğini kafaya takıyorsun.
Oysa kimsenin umurunda değilsin.. Hep bir kurtarıcı arıyorsun,
oysa seni senden başka kimse kurtaramaz.. Ya da sürekli birilerini kurtarıyorsun..
Oysa bıraksan herkes kendine yardım etmeyi öğrenir.

Kendini onaylatmak veya takdir görmek için başkalarına göre yaşıyorsun..
Oysa başkasına bağlı mutluluk, Suya yazı yazmak gibidir… Hayatına biri girdiğinde, sen hayatından çıkıyorsun.
Oysa senin bir sistemin olmadığında kişiye bağımlı kalıyorsun… Kendinle ilgili bir değer algın yok. Hep başkalarından gördüklerine göre kendini değerli ediyorsun.
Oysa değerin sadece içinde… Kendin için bir şey yapmayı bilmediğin için hep başkalarına fedakarlık yapıyorsun..
Oysa başkasına SÜREKLİ fedakarlık yapmak seni mutlu değil yorgun yapar…
kendimle başbaşa kalmayı tahammülün yok, hemen geçiştirmeye çalışıyorsun…
oysa bu hayatta senin senden daha değerli dostun yok..
İşte mutsuzluk böyle…

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Neyi ön plana çıkardığına dikkat et

0

Gerek tanışma sürecinde, gerekse günlük yaşamda neyi ön plana çıkardığına dikkat et.
Hangi özelliğinle çekim yaratıyorsun?
Hangi özelliğini yüceltiyorsun?
Hangi özelliğini ilişkilerde daha aktif kullanıyorsun?
Bunun farkında mısın?
Karşına çıkan benzer insanlar, vitrinin çektiği insanlardır.
Neden aynı tipler beni buluyor ? Un cevabı belki de vitrinde gizlidir..
Elbette tesadüfen yaklaşanlar da olacak vitrine yansıtmadığın halde seni öyle görenler gibi.
Onlar zaten istediğini alamadıklarında , geldikleri gibi giderler.
Dikkat etmen gereken, vitrinin çektikleridir.
Vitrine neler yansıtılır mesela?
1. Fedakarlık,
2. Cinsellik,
3. Para,
4. Kariyer,
5. Konfor,
6. İyi anne- iyi baba,
7. Din,
8. Siyaset,
9. Güven,
10. Aşırı ilgi…
Vb gibi.. 

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

SON EKLENEN YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR