Ana Sayfa Blog Sayfa 18

Sınır çizmek..

0

Sınır çizmek..
Evet toplumumuzdaki ilişkilerde sorunun en büyük kaynaklarından biri bu.
İç içe geçmişliği samimiyet sandığımız için sınır kavramı oldukça soğuk bir kelime gibi geliyor. Oysa sınır, sadece evet değil,hayır da diyebilmektir.
Başkalarının tercihlerine,
mutluluğuna hatta mutsuzluğuna saygı duymak ve o izin vermediği sürece dahil olmamaktır.

Sınırları olmayan biri ne yapıyor?
Başkasına göre yaşıyor.
Ondan aldıkları ile mutlu oluyor,
İnsanların sorunlarının içinde boğulup,
Kendi ihmal ettiği hayatın da hesabını onlardan sormak istiyor. Sınırların olması,özgürleşmeyi , kendini tanımayı getirir.
Ne isteyip istemediğini bulmayı, kendi kararlarını alabilmeyi sağlar.
Belki ilk başlarda biraz çatışma,biraz yalnızlaşma yaşansa da çevrenizde size saygı duyan,hedefleriniz “siz” e benzeyen insanları görmeye başlarsınız.
Saygılı,siz istemedikçe müdahale etmeyen, Siz istediğinizde ise elinden geleni yapan çevreniz.
Kulağa hoş geliyor değil mi?
Sınırlar aslında hiç de kötü bir şey değilmiş.
Samimiyet,içtenlik,dürüstlük oldukça yoğun.
Tek fark,bunlar iki tarafında iradesi ile yaşanıyor. Sevgiyle..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Hiç bir şeyi kontrol edemezsin..

0

Hiç bir şeyi kontrol edemezsin..

Her şeyi kontrol ettiğin gibi ilişkide eşini de kontrol etmeye çalışıyorsun?
Nasıl mı?
-her şeyden haberim olsun.
-Benim her konuda fikrimi al.
-Bana göre gereksiz ve saçma olan şeyleri yapma
-Risk alma.
-Sevmediğim insanlarla görüşme.
-Kimsenin kontrolüne giremem
-Ailen de ya kontrolüme girer ya da görüşmem.. Ve daha faZlası.

Oysa bunlar yapmak için hem kendini hem eşini ne kadar üzdüğünü,yorduğunun farkında mısın?
Eğer eşin bunlara direniyorsa bu senin için çok iyi bir fırsat.
Kontrolcülükten vazgeçmek için..

Sonuçta;
Herşey bilsen,herşeyde fikrin alındığında ne oldu sanki?
Çok mu mutlu oldun?
İlişkin harika mı oldu?
Kendi kişliğini ilişkinin ortasına koymaktan başka bir şey değil bu..
Karşındaki kişiye güvenmeyi öğren.
Onun bir yetişkin olduğunu asla

Unutma.
Senden önce de hayatını sürdürdüğünü ,ayakları üstünde durduğunu hatırla.
Ona alan tanıdıkça zaten özgür yaşanacak her şey,mesela duygular.

Neden mi ?
Çünkü kontrolcülük,önce duyguları iletişimi yıpratır,sonra da duyguları.

İletişim mi?
Düşünsene sırf biri öyle kendini güvende ve rahat hissediyor diye inanmadığın bir şeyi,mutsuz olmana rağmen yaptığını.
Oysa gerçek duygular,sadece doğal ortamlarda yaşanır ve yaşatılır..

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Değerli Hissetmeyi Destekleyen/Kolaylaştıran Telkinler

0

Değerli Hissetmeyi Destekleyen/Kolaylaştıran Telkinler

* Ben değerliyim. Çünkü ben insanım.

* Değerli olmamın başarıyla,statüyle,imkanla alakası yok.

* Yine de bugüne kadar birçok zorlukla baş ettim.

* Bugüne kadar birçok başarı elde ettim.
* İnsanları seviyor ve güveniyorum.

* Bazen hatalar yapsam da genel olarak başarılı ve azimliyim.

* Bu hayatta benim için çok değerli insanlar var.

* Bu hayatta bana değer veren birçok insan var.

* Her zaman kafama taktığım şeyi yapacağıma inanıyorum.

* Hedeflerim var. Onlar beni mutlu ediyor.

* İyilik yapıyorum. İnsanlara direkt ya da dolaylı fayda sağlıyorum.

* Kul hakkı yemeyi doğru bulmuyorum. Elimden geldiğince dikkat ediyorum.

* Sağlığıma dikkat ediyorum.

* Yaşadığım sürece insanlara ihtiyacım var. Ama muhtaç değilim.

* Başkası için bir şey yaparken mutlu oluyorum.

* Geçmişimle barışığım. Hiçbir şey için kendimi suçlamıyorum. O gün yaptıklarımda elimden o kadar geliyordu.

* Kendimi kimseyle kıyaslamıyorum. Herkesin benzer ve farklı noktaları var.

* Gülmeyi seviyorum.

* Eğlenmeyi seviyorum.

* Bazen yalnız kalmayı seviyorum.

* Daha konforlu bir hayat için ve kendimi iyi hissetmek için çalışmayı ve üretmeyi seviyorum.

* Başarısız ve mutsuz olduğum zamanlar olacaktır. Bunları çocukluğuma ve geçmişime dayandırmıyorum. Çözmeye çalışıyorum.

* Mükemmel olmak zorunda değilim. İyi biri olsam yeterli.

* İsteklerime ulaşmak için mücadele ediyorum. Her istediğim olmayabilir. Ama asla ilk başladığım noktada olmayacağım.

* Kendimi bir hatadan dolayı etiketlemiyorum.

* Eksiklerim olabilir. Ama bunları tamamlayabilirim.

* Her insanda eksik noktalar vardır. Ama eksik olmak, değerli olmaya engel değildir.

* Benim için önemli olan üstün olmak değil, eşit olmaktır.

* İnsanlar ve fikirleri benim için önemlidir. Ancak bu fikirler, bana sadece yol gösterici olmalı ve beni yüzleştirmelidir.

* Bir insanın her hangi bir konuda daha nitelikli olması, onu benden değerli kılmaz. Değerliyim, çünkü insanım ve kendime göre birçok olumlu özelliğim var.

* Kendimi iyi hissetmem için iyi ve olumlu düşünmeliyim.

* Ben bir bireyim. Benden başka yok. Kimseyle kıyaslamama gerek de yok.

(Düşündüğün Gibi Değil/ kitabımdan)
Serhat Yabancı
İNSTAGRAM👉🏽👉🏽👉🏽serhatyabanci

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Değer

0

Değer;

Başkasının gözünden kendimize değer biçen bir toplumuz maalesef.
Aldığımız takdir ve onay veya eleştiri ile kendimize, onların gözüyle bakıyoruz.
El alemi sürekli suçlayan ama onların da ne dediğine aşırı takılarak kendi düalizmimizi yaşıyoruz.
İlginçtir ki el alem olarak tanımladığımız kitle, bizim aşırı önemseyerek, izin vererek oluşturduğumuz kendi tribünümüzdür.

Peki başkasının gözünde değerli hissetmek nasıl bir durum yaratır?

1. Hep onay alacak şeyler yapmak zorunda hissederiz. (İdare etmek, alttan almak, hayır diyememek, sosyal medyada da beğenilecek paylaşımlar yapmak ya da hiç yapmamak)
2. Onay ve ilgi ile iyi hissetmek kadar, eleştiriye de aşırı hassasiyet geliştirmek. (Eleştiriyi kafaya takmak, eleştirenleri hemen silmek ya da kendini onlara kanıtlamaya çalışmak)
3.Değerli hissetmek için sürekli çabalamak zorunda kalmak (işkolizm, aşkkolizm, estetik, fedakârlık veya fanatizm)

Durum böyleyken ruh halimizi başkalarının insafına bırakmanın verdiği dışa bağımlılığın bedelini, mutluluğu başkalarına bağlamakla öderiz.
Böyle bir durumda cam ile elmas ayrımını yapmayanların tuzağına en çok bizler düşeriz. Kendimizi sürekli kanıtlama isteğimiz nedeniyle, eleştirel, insanları dış görüntüsü, hataları, statüsü, başarısı veya düşüncesi-inancı ile yargılayanların avı oluruz.
Mevlana’nın dediği gibi, onlar “değer kavramını” bilmediklerinden seni cam görecek ve sende elmas olmana rağmen kendini cam sanacaksın.

Değerlilik derinliğimizi geliştirmedikçe, sığ olmanın bedelini , en küçük eleştiri veya başarısızlık ile suyun bulanması (kafa karışıklığı) ile öderiz

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Güvenmek istiyorsan, sorumluluğu ona yükle.

0

 

Güvenmek istiyorsan, sorumluluğu ona yükle.
Hata olursa da hesabını o versin.
Hem çevreyi suçlayıp hem de ona cezayı kesemezsin.
Çevreye güvenmemek,”aslında çevreye değil,çevreden gelecek yaklaşımlara karşın sana güvenmiyorum.” Demektir.
“Yeterince dik durmamak,sınır çizmemek konusunda sana güvenmiyorum” demektir.
O halde sen sorumluluğu çevreye değil, partnerine yükleyeceksin.
Tüm sorumluluk sende. Güvensizlik olursa,bu seninle ilgilidir.
Bu noktadan sonra da yaşanılacak her şey hata değil, tercihe girer.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Haklı olduğunda gösterdiğin tavır, seni en iyi anlatan tavırdır.

0

Haklı olduğunda gösterdiğin tavır,seni en iyi anlatan tavırdır.
Fırsata çevirme.
İntikam alma.
Geçmişin bedelini ödetme.
Aksi taktirde bir daha özür duyamaz,haklı olduğunda bile karşıdakinde kabul göremezsin.

Haklı olduğunda fırsatçılık yaparsan;
İlişkide ego savaşı yaratırsın,
O da haklı olduğunda sana acımaz..
Haklı olmaya değil,mutlu olmaya odaklan..
Hatalarını haklı olmakla örtemezsin.
Karşıdakinin kiri,senin sabunun olmaz.
İlişkinde daha çok mutluluk, daha az sorun için, kendini de partnerini de koru..

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Kadınların özgürlüğü, erkeklere benemesinden geçmemeli!

0

Ben de yaparım, ben de oynarım, ben de kazanırım,ben de başarırım, ben de ben de ben de.. Neden bu ispat?
Neden yetersiz hisseden ruh hali…? Sen neden kompleks yapıyorsun ki,
Neden kendini var etmeyi bir erkekle kıyaslıyorsun ki?

Neden başarı kriterini kocanla veya çevrendeki bir erkekle orantılıyorsun ki?
Neden kendine,kendini değil de bir erkeği denk veya ölçüt olarak görüyorsun ki? Sen sensin.. Sen teksin.
Kendince bunca yetenek,
güç ,
sabır ,
Kadınlık,
annelik,aynı anda bir kaç rolü birden yürüten,
diğer yandan da toplumla baş eden,
bir yandan hemcinsleriyle baş edip diğer yandan da frikik vermemek için geometriyi yutan güçlü kadın.. Neden erkekleşiyorsun?
Neden cinsiyetinden ve doğuştan gelen yetenekler ve güçlerinle var olmuyorsun?

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

 

 

Onu bunu boşverin de en çok biz değil miyiz kendimizi acımasızca eleştiren?

0

Onu bunu boşverin de en çok biz değil miyiz kendimizi acımasızca eleştiren?
Hatalarımıza tahammül edemeyen,
Başkalarına özenip,sahip olduklarımızı küçümseyen,
Hep olmayana meyleden,
Başkasıyla kendimizi kıyaslayan…

Sıklaştıralım;
Zayıf yönlerimle barışığım,
Hatalar yapıyorum ve kabul ediyorum,
Her zaman güçlü olmak zorunda değilim,
Her zaman doğru karar vermek zorunda değilim,
Kendimi seviyorum,
Kendimi değerli görüyorum,
Düşündüğüm her şeyden dolayı kendimi suçlamıyorum.
Herkesi memnun etmek zorunda değilim.

Mutlu bir ilişki için…

0

Mutlu bir ilişki için…

Saygı görmek istiyorsan saygın olacaksın.
Değer görmek istiyorsan değer katacaksın.
Özlenen olmak için bağ kuracaksın.
Aranan olmak için iletişim kuracaksın.
Sevilen olmak için seven olacaksın.

Hiç bir katkıda bulunmadan değer-sevgi fedakarlık beklemek; 0-3 yaş çocuğun içgüdüsel düşüncesidir.

Katkı sunmadığın bir ilişkide zamanla ihmal edilmeye,yok sayılmaya beklediğini alamamaya başlarsın.

İlişkiler(özel veya genel), bir alışveriş dengesine göre yürür. Karşılıklı olması,yetişkinlik kuralıdır. Karşılıksız sevmek-sevilmek,doğru ve geçerli bir sistem değildir. İnsan her sevginin mutlaka karşılığını görür.
Saygı,değer,güven,samimiyet,merhamet gibi. Gördükçe de kendi diliyle sevgisini sürdürür.
Kısacası; mutlu bir ilişki iki tarafın da katkıda bulunduğu bir ilişkidir. Tıpkı tencereye bir şeyler katıp beraber yemek gibi..


Sevgilerimle..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Değersizlik hissi, aşırı fedakarlığa götürür

0

Koşullarla aldığın ilgi ve sevgi, karşıdakinin verdiği değil, senin elde ettiğin, elde etmek için de çabaladığın(fedakarlık,boyun eğme,sorumluluk alma) ilişki modelidir. Koşullu sevilmeye inanmışsan, koşullu sevenlere yönelirsin.

Seni olduğun gibi sevenleri sıkıcı bulur, seni kullanacak ya da sana ihtiyacı olanları çekeceksin..

Alıştığın sistem, senin çabaların üzerine yürüyecek, karşı tarafı beslemediğinde ise senden uzaklaşacaktır..

İşte sırf sen veriyorsun diye, sırf sen besliyorsun diye sana ilgi gösteren, vermediğinde ise uzaklaşan  kişi, içindeki değersizlik hissini en çok kronikleştiren kişidir..

Bu tip insanlar, içten sevmez,

İstediği olmadığında değersizleştirir.

Seni yok sayarak veya terk ederek motive etmeye,istediğini yaptırmaya çalışır.

Karşıdaki kişi seni, baş edemediğin duyguları sana hissettirerek kontrol altında tutar. Onlara sınır çizmekten önce, o esnada hissettiğin duyguları bulup onlarla baş etme yöntemleri seçmelisin.

neler olabilir ?

-Sevilmeme

-Değersiz hissetme,

-Yalnızlık hissi ( çaresizlik),

-Yetersizlik..

gibi.

bu duyguları yaşamamak için, sürekli onay alacağın, takdir göreceğin, kendini güçlü hissedeceğin eylemlerde bulunursun…

Neler yaparsın?

-Aşırı fedakarlık,

-Başkalarının sorumluluklarını üstlenme,

-Başkalarının hayatına müdahale etme,

-Boyun eğme,

ve bunların sonucunda da bu ilişki tiplerine bağımlı kalmak gibi..

Yol haritası:

Sınır çizmeme ve koşullu sevgiye neden olan hisleri tespit etmek,

kişisel mutluluk üretimini arttırmak,

Koşullu sevgi ile kurulan ilişkileri eşit-eşit düzeye adım adım getirmek.

Yalnızlıkla baş etme yöntemleri geliştirmek..

Konu ile ilgili kaynak kitabım:    https://www.dr.com.tr/Kitap/Dusundugun-Gibi-Degil/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000642911

 

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

SON EKLENEN YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR