Ana Sayfa Blog Sayfa 30

Toplum olarak karşımızdakini kendimize bağlamanın en pratik iki yolu

0

Toplum olarak karşımızdakini kendimize bağlamanın en pratik iki yolu; Korkutmak ve yalnız kalma ile tehdit etmek.

-Ben olmazsam,
-Bensiz sen….
-Benden sonra,
-Benden ayrılırsan bir daha….
Vb gibi.

Gideni engellemek,kalanı da garantiye almak için bildiğimiz en güzel yollar bunlar. Oysa onların kalmasını istemek,onların hayatında bu kadar fonksiyonel rol kaplamak,“kendimiz için” yaptığımız bir eylemdir.

Ve çoğu zaman,karşımızdakinin gidememesinden fırsat yaratmak ve beslenmektir.

Enerjini onu tutmak için barikatlar,izolasyonlar oluşturmak yerine,seninle olması için paylaşımlara harcaman gerek.
Kıskançlığa,kontrole,yontmaya harcadığın enerjiyi beraber mutlu olmaya,daha güzel zaman geçirmeye,anlaşma zeminini güçlendirmeye harcamış olsan,zaten gitmesi için bir gerçekçe kalmaz.

İşte bu kısır döngüde çoğu zaman, tutma şeklimiz gitme nedeni olur.
Sen gitmemesi için zorladıkça,onun kalmasını zorlaştırırsın.

İki taraf birbirine özgür alan tanıma cesaretinde bulunmalı. Duyguların özgürce hissedilmesi ve yaşatılması gibi.
Oysa özgürlüğü ; istediğini yapmak, sorumsuzluk ve kopuşla çağrıştırdığımız için ilişkilerde özgürlüğü koca bir tehlike olarak görürüz.
Tıpkı “kızını dövmeyen dizini döver”
“Ya davulcuya ya zurnacıya”
Ya nataşaya ya meyhaneye gibi.

Karşımızdakine güvenmemek, maalesef toplumsal genetiğimize işlenmiş.

Oysa kontrol etmek yerine bilinçlendirmek,bilgilendirmek olsaydı kaygı ve kontrol yerine güven olacaktı.

Kaygılarımızı rahatlatmaya değil,mutluluğumuzu arttırmaya yatırım yapalım..

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

Stephen Hawking’den Depresyonda hissedenler İçin Mesaj Var

0

Stephen Hawking’den Depresyonda hissedenler İçin Mesaj Var

Tüm zamanların en önemli bilim adamlarından Stephen Hawking’e ALS hastalığı teşhisi konulduğunda 21 yaşındaydı. Kariyerinin zirvesine doğru yol alırken bedeni ona kötü bir oyun oynamaya başladı. Tam anlamıyla şanssızlıktı yaşadıkları.

Hastalığı yüzünden kötürüm kaldı. Keskin zekası olumsuzluğa saplanıp kalmasını engelledi. Tersine yoğun bir hevesle kendini fizik alanına adadı. Doktorların ona iki üç yıl ömür biçmesine rağmen içinde bulunduğu olumsuz şartları olumluya çevirdi ve bugün başta büyük patlama teorisi olmak üzere pek çok çalışması ile dünyaca tanınan bir bilim adı haline geldi.

Tabi ki Hawking durumuyla baş etmeye çalışırken zor zamanlar yaşadı. Ancak her zaman hayatta şükür duyacak şeyler olduğunu düşündü.

İskemleye mahkum olduğu bu hayatta konuşamıyor ve hareket edemiyor ancak kendi geliştirdiği bir teknoloji ile iletişim kurabiliyor.

Royal Institute Londra’da yaptığı bir konuşmada depresyonu kara deliğe benzetiyor ve her ikisinden de kaçmanın imkansız olmadığını söylüyor.

Konuşmanın devamında ise depresyon ile ilgili ilginç fikir ve öneriler var. İçinde bulunduğu zor duruma rağmen depresyon ile barış imzalayan Hawking diyor ki :

“Kara delikler boyandıkları kadar kara değildir. Eskiden düşünüldüğü gibi sonsuz hapishaneler değiller. Kara deliklerin dışına ve muhtemelen de başka evrenlere çıkış yapılabilir. Yani bir kara delikte olduğunuzu düşünüyorsanız vazgeçmeyin. Bir çıkış mutlaka var. Aşağıya değil yukarıya yıldızlara bakın. Asla çalışmayı bırakmayın. Çalışmak yaşamınıza bir anlam ve amaç katar. Aşkı bulacak kadar da şanslıysanız eğer, bilin ki aşk orada, ona da sıkıca sarılın.”

Hawking’e engeli sorulduğunda şöyle diyor:

Kurbanın istediğinde hayatını sona erdirme hakkı olmalıdır. Ama bence bu büyük bir hata olur.Hayat ne kadar kötü görünürse görünsün yapabileceğiniz ve başarabileceğiniz bir şey vardır. Hayat varolduğu müddetçe umut vardır.”

Ve ardından son derece ilham verici bir mesaj veriyor:

Eğer engelliyseniz, muhtemelen bu sizin suçunuz değildir ancak bunun için dünyayı suçlayıp insanların size acımasını beklemek de iyi bir fikir değil. Olumlu bir tutum ile içinde bulunduğunuz durumdan en üst seviyede fayda sağlayabilirsiniz. Fiziksel olarak engelli olan biri bir de üstüne psikolojik olarak engelli olmayı kaldıramaz. Bence insanlar fiziksel engellerinin zorluk çıkarmayacağı işlerle ilgilenmeliler. Korkarım engelliler için Olimpiyat oyunları bana hitap etmiyor ama zaten atletizmi hiç sevmediğimi söylemek kolay benim için. Öte yandan bilim engelliler için son derece uygun bir alan çünkü zihinde gerçekleşiyor. Tabi kişin deneysel kısmı zaten böyle insanlar için yapılıyor ama teorik kısmı neredeyse ideal.

Yapamadığım şeyler teorik fizik alanında çalışırken hayatımda tam olarak bir engel oluşturmadı. Ailem, eşim, çocuklarım ve meslektaşlarımdan büyük yardım gördüm. Genelde insanların yardım etmeye hazır olduklarını biliyorum ancak elinizden gelenin en iyisini yaparak çabalarına değdiğini görmelerini sağlayarak onları cesaretlendirmelisiniz. “

Hayat size ekşi limonlar sunmuş olabilir ama şüphesiz onları kullanmanın bir yolunu bulabilirsiniz”

 

Evlenmeden ve Boşanmadan Önce İyi Düşün

0

İmzalı olarak sipariş vermek için görsele tıklayın…

Serhat Yabancı nın yeni kitabı ” İyi Düşün” 8 nisandan itibaren okurları ile buluşacak…

Bir ilişkiye veya evliliğe  başlamadan önce , ilişkiyi sürdürürken ve ayrılmadan/boşanmadan önce  neler yapılması gerektiğini, yer yer analizlerle yer yer hikayelerle vurgulanan kitapta, her kesime hitap eden bir içerik olması, akıcılığı arttırmıştır.

  • Neden En baştan 100 puan veririz?
  • Flört dönemi fragmanı
  • Eşiniz/sevgiliniz neden sizi anlamak istemez?
  • Gelin-damat-kayınvalide üçgeni..
  • Aldatıldım- aldattım ne yapmalıyım*
  • son bir şans verilmeli mi ?

gibi 30 a yakın başlık ile dolu dolu bir kitap, okurlarıyla buluşmayı bekliyor..

Yayınevi: Alfa grup-Mona yayınları

Sayfa: 280

Yazarı: Serhat Yabancı

Çıkış Tarihi: 8 Nisan

İMZALI ALMAK VE YURT DIŞINDAN SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN…

Denizli Kitap Fuarındayız- 8 Nisan

0

8 Nisan pazar Denizli kitap fuarında hem söyleşi yapacağız hem de kitaplarımızı imzalayacağız.

Yeni kitabımız ilk olarak Denizli fuarında, okurları ile buluşacak..

En çok kendi kendini üzer insan.

0

En çok kendi kendini üzer insan.

Gereksiz şeyleri zihninde büyütüyorsun,

Sürekli geçmişe takılıyorsun,

Geleceğe odaklanıp bugünü unutuyorsun,

Başkalarını kendinden üstün ve ulaşılmaz görüyorsun,

Kendi gücünü küçümseyip,sorunları büyütüyorsun.

Hayattan beklentilerin yüksek,

Hep daha fazlasını istiyorsun,

Buna ulaşmak için gününü ve yaşamını feda ediyorsun.. Hayatını ve değerini birine bağlıyorsun,

Kendini ihmal ediyorsun,
Kendine merhameti esirgiyorsun.

Ve bunların tümünü sen kendine yapıyorsun.

Şimdi dur… Kabullenmeni gözden geçir.
Olmazsa olmazlarını azalt.

Sakinleşmeyi öğret kendine.. Yalnızlıktan kaçma.

İnsanlardan beklentilerini azalt.

Seni mutlu eden bir çok şey olabileceğini bul.

Kaygılarını fark et ve yüzleş.

Zihnindeki patinaja düşmüş düşünceleri bir daha incele(düşünmesen ne olur?) Koyamadığın sınırları,

İfade edemediklerini,

Ertelediklerini fark et ve yüzleş.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

 

Sosyal ilişkilerde dikkat edilmesi gereken noktalar

0

Sosyal ilişkilerde dikkat edilmesi gereken noktalar

• Günaydın, iyi günler, iyi akşamlar kelimelerini çok sık kullan.
• Yeni tanıştığın insanlara soru sor. Onları tanımaya çalış.
• Yeni tanıştığın insanlara kendini kısaca tanıt. Detaylara, onlar sormadan girme.
• Güler yüzlü ol.
• Yeni tanıştın herhangi birinin çok samimi bir dost adayı olabileceğini unutma.
• Etikete göre değil, kişiliğe göre davran.
• Ortama girdiğinde kendini fark ettir. Selamlayarak gir. Çıkışta da mutlak olarak kendini fark ettir.
• Konuşman gerektiğinde fikrini söyle.
• Sana yakışanı yap. Kimin ne yaptığına göre değil, kendi tarzına göre davran.
• Sözünü düzeltmeyi alışkanlık haline getir. Bu san olan güveni arttırır.
• İnsanlarla konuşurken düşünceni dayatma. Sadece sun. İkna etmeye çalışma.
• Ekonomik, sosyal ve mesleki statünü ön plana çıkarma. Sorulmadı sürece bahsetme.
• Eleştirildiğinde nedenini öğrenmeye çalış.
• Karşılık beklemeden davran.
• Kimin kaç kere aradığına takılma. Senin içinden aramak geliyorsa bunu sayılara dökme. Kim isterse arayabilsin.
• Öneril dilini kullan. “Bence……. “ Eleştiri ve emir kiplerini kullanma.
• Arkadaşına ebeveynlik yapma. Yoksa ilişki anne-çocuk ilişkine döner.
• Kendini ayrıcalıklı ve farklı gösterirsen yalnız kalırsın.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

 

KENDİ İLİŞKİNİN YÖNETMENİ OL

0

KENDİ İLİŞKİNİN YÖNETMENİ OL

• Kıskançlıkla güven sağlanmaz. Kıskançlıkla elde ettiğin sadakat değil, kendini tatmindir.
• Hep daha iyisini arayıp bulamamak, senin kendinle ilgili bir sorundur. Bu nedenle bulamazsın.
• Kendini üstün gören; kendine yakışanı değil, yapışanı ister.
• Sürdürdüğün ve ayrılmayacağın ilişkinle kafa karışıklığını bitir. Hiç kimse % 100 emin olamaz.

mutlu ilişki ile ilgili görsel sonucu
• İlişkilerden kaçarak %100 mutlu olamazsın. İlişkin olduğunda da % 100 mutlu olamazsın.
• Ayrılık gibi, teklif etmek de aşktandır. Reddedilme veya küçük düşmeyi aşkın için göze almaktır.
• İlişkinin gerçek duygular ile başlamasını istiyorsan, kendini kontrol et ama partnerini kontrol etme.
• İlişkinin başında onu ikna etmek için ısrar eder veya zorlarsan sonraki süreçlerde, sevildiğinden emin olamama sorunu yaşarsın.
• Belirsizliği göze alamayan, aşkı kaldıramaz.
• Sana aşık olanla arkadaş olma. Ya sevgili ol ya da bitir.
• Kendin olamadığın ilişki, yanlış ilişkidir.
• Kendin olamadığın ilişkide, ezilen ve boyun eğen sensin.
• Sürekli alttan alırsan, bir gün altında kalırsın.
• Sürekli alttan aldığın insanların gün gelir öksürüğünü bile çekemezsin.
• Sürekli haklı olan, zamanla umursanmıyor.
• Sürekli haklı olanı yola getirmek için, zamanla onun yaptıklarının aynısını ona yapmaya başlıyorsun.
• Yaptığın her şeyi bir nedene bağlarsan, aynı silahla sen de vurulacaksın.
• En iyisini istemen, istediğinin istediği olduğun anlamına gelmez.
• Kusurlu hisseden, daha çok eleştireldir.
• Kusurlu hisseden, karşıdakinin seviyesine çıkamayacağını anladığında eleştiri ve küçümseme ile onu kendi düzeyine çekmeye çalışır.
• Güvenmeden başladığın bir ilişkide, sürekli karşındakini test ederken bulursun kendini.

Yeni kitabımız bu hafta çıkıyor, tıklayın.

• Güvenmeden ilişkiye başlarsan, başkası mutlu olmaya sen is güvende hissetme peşine koşarsın.
• Sürekli fedakârlık yaparak daha çok sevilmezsin. Daha çok işe yararsın.
• Elde ettikten sonra değer kaybeden sen değil, seni kendi değerine çekip, kendisi gibi değersiz görendir.
• Onaylanmayı seven, memnuniyetsiz veya zor memnun olana çarpılır. Böylece sürekli aktif bir onaylanma aracı bulur.
• Senin gücün “fedakarlık ise”, bunu en çok bir bencil sömürür. Ve bunu rahatça kullanacağın alanı en çok ben merkezli biri sana sunar.
• İlişkide yok saymanın bedeli, soğuk savaşla ödetilir. Küsmek, asık surat, dokunmamak, konuşmamak gibi.
• Boyun eğiciliğin sonu, boyun eğdirene kronik öfkedir.
• Vitrini (elalemi) önemseyen, seçeceği kişinin niteliklerini ön planda tutar.
• Belki de “kaybetmekten korktuğun için” bu kadar üzerine düşüyorsun?
• Belki de “işe yaramazsam sevilmem” düşüncesi nedeniyle bu kadar fedakârsın?
• Bugün sessiz kaldığın her haksızlık için, yarın iki katı tepki vereceksin.
• Bazı şeyleri hak ettiğin için değil, çözüm bulamadığın için yaşarsın.
• Seninle, yalnız olduğumdan daha mutlu değilsem, seninle olmamda bir sorun var.
• Kendini terk ettirmek, senin terk edildiğin anlamına değil, sorumluluk almak istemediğin anlamına gelir.
• Gidene kal dememek, terk etmektir.
• Sürekli heyecan arayışı, ilişkinin huzurunu kaçırır.
• İlişki emekle değil, paylaşmakla sürer.
• İyi bir ilişki, kendini ihmal etmediğin, ihmal de edilmediğin ilişkidir.
• Zıt bir karakter sana çekici geliyorsa, sendeki bir zayıf noktaya basıyordur.
• Dengesiz eş, diğer eşi zamanla sindirir ve asık surat yapar.
• Sınırı olmayanın zamanla siniri olur.
• Bir ilişkinin olması için önce birine ilişmen gerekir.
• En büyük hakaret; kırdığın kalbi tamir etmeden hiçbir şey olmamış gibi davranmandır.
• İyi yönlerini daha çok çıkaracak kişiyi seç.

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

Yeni dönemin sorunu; İŞKOLİZM, Başarılı ama mutsuz insanlar.

0

Yeni dönemin sorunu; İŞKOLİZM
Başarılı ama mutsuz insanlar.

Sadece iş odaklı yaşayan, işi uğruna eş, arkadaş,hobi,sağlık spor vs her şeyi aksatan,sonrasında da bu durumdan yakınan çevremizde çok fazla insan oldu artık.
Yapılan çalışmalar, kendini ihmal eden insanların daha fazla işkolik olduğu, iş hayatı,geliri veya hedefleri ile ilgili olumuzluklardan çok fazla etkilenip olumsuzlukları büyüttüklerini söylemektedir.

İşkolizm..

Ben buna işine bağlı değil işine bağımlı diyorum, bir daraltılmış ve sıkıştırılmış yaşam tarzıdır.

Yoğunluğu ile övünen, iş hayatını tek güçlü alan olarak gören, tek değerlilik duygusunu oradan alan kişi, diğer alanları zamanla gereksiz bulmaya başlar.
Bugün işkolik erkek ve kadınların çoğu,yaşıtlarına göre bekar.

İş dengesi bozulur diye evlenmeyen,iş verimi aksadı diye boşananlar git gide artıyor.
Bir de bu çaba sonucunda kazancını kimseyle paylaşmak istemediği için ciddi ilişkilerden uzak duranlar..
Bu bağımlılık tarzı,zamanla tükenmişlik sendromuna neden olur.

Hep daha fazlasını isteyen işkolikler bir noktadan sonra anlamsızlık ve tatmin sorunu yaşarlar.

Bazıları için pazar günü adeta kabustur. Hayatının alt yapısı olmadığı için sıkılır ve yine kendisini işiyle ilgili bir şey yaparken bulur.

Fotografı bu konu için kullanmamın nedenine gelince;
Atatürkü,ata binerken, tavla oynarken, yüzerken, bir çocukla oynarken,zeybek oynarken gördük.
Yani koca Atatürk,kendini mutlu etmeyi hiç ihmal etmedi. Çünkü mutsuz olsaydı,başarılı da olamayacaktı.

Şimdi düşünün;
Atatürk gibi büyük bir lider koca sorumluluk sahibi bir devlet adamı bile kendini mutlu etmeyi, kendine zaman ayırmayı ihmal etmiyorsa, siz de mazeretlerinizden sıyrılın ve kendinizi ihmal etmeyin.

Ne iş, ne ev, ne başka biri. Hiç bir şey kendinizi ihmal etmenin gerekçesi olmamalı.

Sevgiyle

Serhat Yabancı

Aile – Evlilik Danışmanı

instagram

twitter

youtube

Randevu iletişim:

0216 371 33 83

 

 

Bir babanın kızına verdiği nasihatlerle evlenilecek erkekte bulunması gereken özellikler

0

Bir babanın kızına verdiği nasihatlerle evlenilecek erkekte bulunması gereken özellikler

Mutluluğa giden yol doğru hayat arkadaşını bulmaktan geçer. Fakat doğru kişiyi bulmak her zaman sanıldığı kadar kolay olmayabiliyor. Bu zorluğu gören bir baba da kızına doğru erkeğe işaret eden özellikleri aşağıdaki şekilde sıralamış. Doğru erkeği tasvir etse de listede doğru ilişkiye dair tarifler bulmak mümkün.

Seni mutlu edenle görüş ama kahkaha atmanı sağlayan biriyle evlen

Çünkü hayat acılarla dolu, ve eğer karşındaki kişi sana acılarınla yüzleşme fırsatı verip, sen göz yaşları içindeyken yüzünü gülümsetebiliyorsa onunla evlen. İyi bir espri anlayışı kıvrak bir zeka delmektir.

Elinin üstünde yaralar olmasına dikkat et

Bu ya çok çalıştığının ya da dövüştüğünün işaretidir. Ekmeğini taştan çıkarmasını bilen erkek tutkusu olan erkektir. Sendeki yürek, tutkusu olmayan bir erkeğin kaldırabileceği türden değil. Yaralı el yumuşak elden iyidir. Acılarının üstesinde gelmiş, onları taşıyabilmektedir. Acıdan korkan erkekle evlenme.

evlenilecek erkekte bulunması gereken özellikler
Babaların verdiği ilişki tavsiyeleri, kızları için her zaman en değerli olanlar arasındadır.

Ona evet demeden önce onu sinirlendir

Onu korkmuş, seni isteyen ve bu yolda hasta düşmüş bir halde bırak. Stres insanı değiştirir. İçki içip içmediğini öğren. İçiyorsa onu sarhoş et. Böylelikle ayıkken aklından neler geçiyor görmüş olursun. Bağımlılıklarını öğren ve seni onların yanında nerede konumlandırdığını gör. Herkes neyse odur, kimseyi değiştiremezsin. Şimdi nefret ettiğin şeyden, sekiz yıl sonra daha da nefret edeceksin. Belki onun her zerresini seviyorsun ama bu onun sana uymadığını zerre değiştirmiyor.

İçgüdülerine güven

Eğer yanında güvende hissetmiyorsan, daha fazla düşünme ve git. Başka bir kanıta ihtiyacın yok.

Paraya senden daha çok önem veriyorsa kork

Boşanmaların çoğu bu yüzden. Evlilik ve parasal geçim birbirinin hem düşmanıdır hem de gerçeği. Seni milyonlardan önde tuttuğundan emin ol.

Bir erkeğin hayvanlara olan tutumu çocuklara olan tutumunun göstergesidir

Eğer bir köpeğe el kaldırdığını görürsen eşyalarını topla ve çık. Bir hayvanın en kötü hali bir çocuğun en iyi halinden daha az can sıkıcıdır. Çocukların çok güzel olacak ama aynı ölçüde yaramazlık yapacaklar. Aynı kural bir garsona veya temizlikçiye olan tutumunda da geçerli. Düşük maaşlılara olan bakışı onun kim olduğunu gösterir. Sabır çok az bulunur ancak önemlidir.

Eğer senden büyülenmiyorsa seni hak etmiyor demektir

Sen benim bebeğimsin ve mükemmelsin. Eğer bunu görmüyorsa bu onun kaybı. Bir yerde senin değerini görecek birisi var. Güçlü ol. Eğer senden değişmeni isterse bir kaya gibi sağlam dur. Sen, sen olduğun halinle mükemmelsin.

Kaynak:

thelovewhisperer.me

 

Yeni kitabımız : İYİ DÜŞÜN

0

Serhat Yabancı nın yeni kitabı ” İyi Düşün” 8 nisandan itibaren okurları ile buluşacak…

Bir ilişkiye veya evliliğe  başlamadan önce , ilişkiyi sürdürürken ve   ayrılmadan/boşanmadan önce  neler yapılması gerektiğini, yer yer analizlerle yer yer hikayelerle vurgulanan kitapta, her kesime hitap eden bir içerik olması, akıcılığı arttırmıştır.

  • Neden En baştan 100 puan veririz?
  • Flört dönemi fragmanı
  • Eşiniz/sevgiliniz neden sizi anlamak istemez?
  • Gelin-damat-kayınvalide üçgeni..
  • Aldatıldım- aldattım ne yapmalıyım*
  • son bir şans verilmeli mi ?

gibi 30 a yakın başlık ile dolu dolu bir kitap, okurlarıyla buluşmayı bekliyor..

Yayınevi: Alfa grup-Mona yayınları

Sayfa: 280

Yazarı: Serhat Yabancı

Çıkış Tarihi: 8 Nisan

SON EKLENEN YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR